17’sinde idam sehpasında

Direnişin sembolü Radic o yaşında, faşizme karşı mücadelede hem örgütleyen, hem ajitatör hem de yardıma ihtiyacı olan herkesin başında bir hemşireydi.

Faşizme karşı direnişte bir tek adım dahi geri atmadı. Düşmanları onu ‘haydut’ olarak tanımlarken, o yeryüzünün güzel ve direngen kadınlarından biri olarak adını tarihe yazdırdı.

SELMA AKKAYA / PARİS

Yugoslav partizan Lepa Svetozara Radic, 19 Aralık 1925’te Bosna Hersek’in Gasnica isimli köyünde doğdu. Yoksul bir ailede büyüyen Radic, yaşıtları gibi el sanatları okuluna yazıldı. Yoksul ailelerin bir an önce çocukları meslek edinsin diye tercihi hep bu olurdu. Ailesi dönemin sosyalist düşünceleriyle çoktan tanışmıştı. Radic, amcası Vlade Radic aracılığıyla bu düşüncelerle tanıştığında daha 15 yaşındaydı. 15 yaşında Radic, dönemin savaşının kendi ülkesini sardığı dönemde Komünist Parti’ye çoktan dahil olmuştu.

Yugoslavya, Naziler tarafından işgal altındaydı. Faşizme karşı direniş örgütleniyordu. Babası, amcası ve abisi de Radic gibi faşizme karşı direnişin cephesinde çoktan yer almıştı. Yugoslavya topraklarında Nazilere ağır kayıplar verdirildiği Kozara Ayaklanması’nın Radic sadece katılımcısı değil aynı zamanda örgütleyicisi oldu. Bu ayaklanma döneminde Ustasha Hapishanesi’nde 20 gün tutuklu kaldı.

Nazi subayı: Benzeri görülmemiş bir direniş gösterdi

Yugoslavya Komünist Parti kayıtlarında Radic şöyle tasvir ediliyor; “Alçakgönüllü tavırları, fedakarlığı, korkunç çalışkanlığı ve yorulmak bilmez iradesi sayesinde halkın sevgisini ve saygısını kazanmıştı.” Direnişin sembolü Radic o yaşında, faşizme karşı mücadelede hem örgütleyen, hem ajitatör hem de yardıma ihtiyacı olan herkesin başında bir hemşireydi.

Henüz 17 yaşındaki Radic, halkın gönlünde yer kazanırken, Nazilerin de hedefi haline geliyordu. Grmec Ayaklanması sırasında, Naziler tarafından kuşatılan Prastalo köyünde direnişin sembolüyken köy Nazilerin eline geçtiğinde, Lepa Radic artık esirdi. 17 yaşında işkenceyle tanışıyordu. Arkadaşlarının adını, cephaneleri ele vermesi isteniyordu. O ise susmayı tercih etti. Dönemin işkence uzmanı Nazi mangasının başındaki Albay Smihuber, Radic’in ardından, “Bosna’da asılan bir haydut, benzeri görülmemiş bir direniş gösterdi” diyecekti.

O artık idam sehpasındaydı. Son ana kadar arkadaşlarının ismini vermesi durumunda bağışlanacağı söyleniyordu.

‘Yoldaşlarım intikamımı alacaklardır’

11 Şubat 1943’te; “Ben hain değilim, merak etmeyin yerlerini sorduğunuz yoldaşlarım eninde sonunda karşınıza çıkacaklar ve kendilerini göstereceklerdir. İşte o zaman bu sizin sonunuz olacak. Yaşasın Komünist Parti! Yaşasın Partizanlar. Ey halkım özgürlüğünüz için kavga edin! Nazilere asla teslim olmayın! Beni öldürebilirler ama biliyorum ki yoldaşlarım intikamımı alacaklardır!” Radic’in idam sehpasında son sözleri oldu.

Adını tarihe yazdırdı

Yugoslavya’da Nazilere karşı direniş döneminde partizan Lepa Svetozara Radic halk kahramanı ilan edildi. Faşizme karşı direnişte tıpkı Tanya gibi o yaşında idam sehpasında direnişini sürdürürken, bir tek adım dahi geri atmadı. Düşmanları onu ‘haydut’ olarak tanımlarken, o yeryüzünün güzel ve direngen kadınlarından biri olarak adını tarihe yazdırdı.

Yazarın diğer yazıları

    None Found