2020 yılı ve Aleviler 

Cihan EREN

2019 yılı Aleviler için önemli gelişmeler yanından giderek kendisini daha şiddetli hissettiren sorunların yaşandığı bir yıl oldu. Bu da 2020 yılının Aleviler için 2019’a göre hem yeni başarılar hem de çözülmezse ciddi sıkıntılara yol açacak gelişmelerin yaşanabileceğini gösteriyor.

2019 yılı aynı zamanda Türkiye’de hem halka hem de Alevi örgütlerine değişik biçimlerde süren saldırıların arttığı bir yıl da oldu. Bu nedenle 2020’de, yeni ve belki daha tehlikeli saldırıların yaşanabileceğini öngörebiliriz.

2019 faaliyetleri içinde Aleviler hanesine yazılacak en önemli başarı, az sayıda da olsa kapsamlı toplantılarla kendi çalışmalarını eleştirel ve özeleştirisel temelde ele alan toplantıları oldu demek mümkündür. Aleviler 2019’u geçmiş yıllara göre sorunlarını daha fazla tartıştılar. Alevilerin doksanlardan beri yürüttükleri örgütsel, sosyal ve inançsal çalışmalarını değerlendirmeleri önemlidir. Kültürel ve kimliksel varlıklarını daha özgür yaşamaları için yaşanan sorunların birlik ve demokrasi mücadelesini güçlendirecek tarzda çözüme kavuşturulması ise hayatidir. Tam yapılamayan ise maalesef budur. Bu tam başarılmadığı için Aleviler için 2019 eylemsellik bakımından başarısız geçmiştir. Eylemdeki başarısızlık ise AKP-MHP faşizminin saldırılarını pervasızca sürdürmesine cesaret vermiştir. Alevilerin 2019 mücadelelerinden çıkaracakları en önemli sonucun hızla birliklerini kurmaz, Kürt sorunun demokratik çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi mücadelesine daha güçlü ve örgütlü katılmazlarsa, faşist dinci iktidar tarafından yok edici saldırılara maruz kalacakları olduğunu belirtebiliriz.

Alevilerin özgür ve demokratik bir gelecek için geçmişlerini doğru değerlendirmeleri şarttır. Geçmişten kastım hem tarihsel geçmiş hem örgütlü mücadele vermekte olan kurum ve kuruluşların geçmiş pratikleridir. Tarihsel geçmiş Aleviliğin ve Alevilerin moral değerleri ve direniş tecrübelerini barındıran uzak ve yakın geçmiştir. Bugün Aleviler Alevilikten kopartılarak tanımlanıyor ve kendilerine Alevilik olmayan değerler dayatılarak taraf seçmeleri isteniyorsa, bunun da en önemli nedeni Aleviliğin öz ve temel ilkelerinin unutulmasıdır. Unutturulmak istenmesidir. Aleviliği cemevlerine sıkıştırıp cem ve semah ritüellerine indirgeyerek iktidar dini haline getirme gayreti de Aleviliği tarihinden kopartıp güncel şehir yaşamına mahkum etmekten kaynaklandığını unutmamak gerekir. Alevilikte temiz olan her mekan cemevi iken ritüelleri için İslam ve Hıristiyanlık gibi ile de sabit bir mekanla sınırlamak, Aleviliği diğer inançlara benzeştirmek, onların çizgisine çekip iktidara bağlamak çabasıdır. Kimliğinden uzaklaştırılan Alevilik Hızır Paşaların da Alevi görünmesine zemin sumaktadır.

2019 yılında yaşanan gelişmeler, Alevilerin artık geçmiş tarihlerini ve değerlerini temel alarak ve Türk milliyetçiliğinden koparak kendilerini ele almasını, Kemalist-İttihatçı bakış açısından uzak varlıklarını ele alarak tartışmayı ve gerekli yenilemeyi demokratik temelde yapmalarının ne kadar elzem olduğunu gösterdi. Dolayısıyla 2020 yılı mevcut toplumsal gelişme ve ihtiyaçları dikkatte almak kaydıyla Aleviler için adına yemin edilen Pîr ve Mürşitlerin çizgisinde ve ruhunda Alevi olma yılı olmak durumundadır. Tarih tartışması güncel pratikleri doğru değerlendirme ve sonuç çıkarıp demokratik mücadeleyi yükseltecekse doğru olur ilkesine dikkatleri çekmek isterim. Başka bir ifade ile Alevilerin kendilerini tartışması cevaplamaları gereken bugünün sorunlarına yanıt oluyor, mücadeleyi yükseltiyorsa doğru yapılıyor demektir. Tartışmalar birlik sağlıyor faşizme karşı mücadelede cesareti büyütüyorsa sonuç alıcı olur.

2019 yılında Alevilerin artan biçimde siyasi, hukuki ve ideolojik saldırılara maruz kalmalarının Alevilerin eylemsizliğinden kaynaklandığı kesindir. Kimi Aleviler, eylemsizliği yaşanan faşist baskılardan ötürü olduğunu dilendiriyor. Oysaki eylem ve mücadele faşizm olduğu için her zamandan daha gereklidir. Zulüm varsa Hak Yolu mücadelesi olmazsa olmazdır. Kaldı ki adına yemin edilen Pîr ve Babaların varlığı Alevilerin en zor süreçte aldıkları tutumlarının nasıl olduğunu inançsal ilke düzeyinde göstermektedir. Bu nedenle de 2020 yılında Aleviler için ikinci hayati gelişme, çağdaş Baba İlyasların, Pîr Sultanların ve Seyid Rızaların ortaya çıkması olacaktır.

Çok fazla sistem içileşme Alevilerde kafa karışıklığına yol açmıştır. Aleviler Kemalist milliyetçi laikliği bir şey sandılar. Bunun Alevilerde yol açtığı tahribat, tahmin edilenden de fazladır. Örneğin tüm Alevi kurumlarının ve kanat önderlerinin Türkiye sosyalist hareketinin ve Kürt özgürlük mücadelesinin düşmanı Vatan Partisi adlı faşistlerin Seyid Rıza’nın adının ve heykelinin kaldırılması saldırısına gerekli cevabı birlikte vermemesi düşündürücüdür. Bu ve benzer saldırılar ise Alevilerin 2020 yılında kalın olacak biçimde kırmızı çizgilerini çizmesinin zorunlu hale geldiğini gösteriyor. Yani ‘ağzı olanın’ Aleviler hakkında konuşmasının da önüne geçmek durumundadır Aleviler.

İşte tüm bu tarihsel görev ve yol hizmetleri için gerekli olan bilinç, inanç, birlik, örgüt ve mücadeledir. Bu da yol aşıkları olmadan olmayacak bir iştir.

Yazarın diğer yazıları