4 yıl sonra saldırı tehdidi…

Kanlı 13 Kasım’ın üzerinden tam 4 yıl geçti. 13 Kasım 2015’te, aralarında Suriye’den gelen DAİŞ’li teröristlerin bulunduğu saldırganlar, Paris ve Saint-Denis sokaklarında dört ayrı noktayı hedef almıştı.

14 Kasım sabah saatlerinde DAİŞ tarafından üstlenen saldırıda 130 kişi yaşamını yitirken, 350 kişi yaralanmıştı. Fransa tarihinde kanlı sayfa olarak açılan bu yaranın izlerini yaşayanlar, 4 yıl sonra aynı mekanların önüne çiçekler bırakıp hesap sorulmasını talep etti. Kurbanların yakınları ve yaralı kurtulanların travması sürerken ülkenin uzmanları, Fransa için aynı tehditlerin devam ettiğini ifade ediyor.

Yıllardır DAİŞ’e karşı amansız bir mücadele veren Kürdistani kurumlarda büyük saldırının yaşandığı Bataclan konser salonun önündeydi. Ne Kürdistan’da ne de Fransa’da söz konusu saldırıların yaşanmaması için mücadele ettiklerini ifade eden Kürdistani kurumların acısını anlayan sadece söz konusu saldırıların mağdurları olmuş, Rojava’nın korunması ve savunulması için uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunmuştu. Mağdurlar birbirini anlasa da sürekli terör tehdidinden yakınan Fransa’nın, Erdoğan eliyle bölgede yeniden inşa edilen cihatçı orduya karşı ne yapacağı ise halen muamma!

Son yıllarda Irak ve Suriye’de kontrol ettiği bölgeleri kaybeten DAİŞ’i yeniden diriltmeye çalışan bir Erdoğan varken, Avrupa’da DAİŞ tehdidinin olmaması mümkün gözükmüyor. Yaşanan saldırılar sonrası Fransa’da terörle mücadele konusunda çeşitli düzenlemeler yapılmış olmasına karşın uzmanlar, saldırının yıl dönümü vesilesiyle yaptıkları açıklamalarda DAİŞ’in Fransa’ya yönelik tehdidinin halen yüksek olduğunu ifade etti.

Sadece dört yıl önce, dokuz terörist Paris ve Seine-Saint-Denis bölgelerinde toplamda 130 kişinin yaşamına mal olmuştu. Söz konusu saldırıların o dönem Rakka’dan yönetildiğini ifade eden uzmanlar, bugün Rakka’dan yönetilmese de benzer saldırı riskine karşı ülkenin ilgili birimlerinin hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle yargıdaki boşluklara dikkat çeken uzmanlar, Fransa cezaevlerinde bulunan ve yakında tahliye olması beklenen onlarca DAİŞ’li konusunda endişeli!

Hafta başında basına yansıyan CAT (Terörizm Analizi Merkezi) başkanı Jean-Charles Brissard’ın 7 Kasım’da Paris’te düzenlenen ve dünyadaki terör uzmanlarını bir araya getiren bir konferansta yaptığı açıklama Fransa’nın kaygılarını dile getiriyordu. Brissard, “Dünyadaki binlerce cihatçı için ana çekim gücü ve finansal gücünün temeli olan halifeliğin ortadan kalkması, terörist tehdidin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor” ifadesini kullanırken, söz konusu açıklamada dikkat çeken bir diğer ifade ise Fransa İstihbarat Servisi tarafında Ekim başında Fransa’nın kuzeyinde Tunus kökenli bir cihatçının yakalandığı bilgisiydi. Söz konusu kişinin bir saldırı planıyla mı geldiğinin tespit edilemediğini ancak DAİŞ’te sorumlu düzeyinde olduğunun bilindiği kaydedildi. Aynı konuşmada Fransa için bölgede bulunan ve özellikle Rojava’da tutuklu bulunanlar arasındaki Fransız cihatçıların ne olacağı konusunda Fransa’nın net bir tutum izlemesi gerektiği hatırlatıldı. Özellikle aralarında çok sayıda cihatçının bulunduğu kampa Türk devletinin saldırısı sonrasında kaçanlar arasında Fransız kadın cihatçıların bulunduğu belirtilirken, Fransa’nın bu cihatçıların ülkeye kaçak yollarla girmesinden endişe duyduğu ifade edildi.

İstihbarat birimleri, DAİŞ’e katılmak için Irak’a veya Suriye’ye giden bin 300 Fransız’ın 325’i öldüğünü ifade ediyor. Daha önce özellikle Suriye’den geri dönen 288 cihatçının Fransa’ya girmeyi başardığı ve çoğunluğunun haklarında açılan davalar nedeniyle cezaevinde olduğu belirtiliyor. 7 Kasım konferansında konuşan, Terörle Mücadele Koordinasyon Birimi başkanı Amin Boutaghane tutuklu bulunan DAİŞ’lilere ilişkin, “Er ya da geç hapishaneden tahliye edilecekler. Bunların yüzde 60’ı, 2020 yılı sonunda ve gerisi 2021’de serbest bırakılacak” diyerek Fransa’yı bekleyen yeni tehlikeyi işaret ediyordu. Fransız yargısında konuya dair boşlukların olduğu ifade edilen konferanstan anlaşıldığı üzere, Fransa için terör tehdidi yakıcılığını koruyor. Şuan bakanlık verilerine göre Fransa’da yaşayan radikalleşmiş 9 bin kişi var. Bu kişilerin belli birimlerce izlendiği ifade edilse de önceki emniyet binasında yaşanan saldırılardan anlaşıldığı üzere bu anlamda da Fransa’da ciddi bir boşluk bulunuyor!

Yazarın diğer yazıları