‘5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü!’

Türkiye’de 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü olarak kutlanıyor. AKP iktidarı MHP- Ulusalcılar-Ergenokoncularla birleşip yeni bir rejime yol almadan önce bu gün büyük şaşaalar ile kutlanırdı. Okullarda çocuklara şu cümleler ezberletilirdi; “Türkiyeli kadınlar taa İsviçrelerden bile 36 yıl önce seçme ve seçilme hakkını elde etti” derlerdi.

İlk gençlik yıllarımızda “CHP’li teyzeler” diye biraz da ti’ye aldığımız CHP’li kadınlar ısrarla M.Kemal’in 5 Aralık 1934 yılında Türk kadınlarının böylesi büyük bir payeyi kazanmasında rolü olduğunu söyleyerek övünürdü. “Fransa bu hakkı 1944 yılında aldı, İtalya 1945, Yunanistan 1952, Belçika 1960, İsviçre ise 1971 yılında kadınlar seçme ve seçimle hakkını almış” diye zihnimize M.Kemal’i iyi insan diye kazımaya çalışırlardı. “Kadınlar hakları için her yerde mücadele etmişler ama Türkiye’de kadın mükafatlandırılmış, ödül verilmiş. bakın işte 1934 yılında da hem seçmiş hem de seçilmiş” derlerdi.

Söylenenler bir yönüyle doğru. En azından 1934 yılında seçme ve seçilme hakkının kadınlara verildiği doğru. Dönemin koşullarında yapılan ilk seçimde 395 vekilden 18’i kadın olarak seçilmiş, böylece seçilme haklarını kullanan 18 kişiden biri olmuş. Ulaşılabilen yerlere kadar da kadınlar seçimlere katılarak, seçme hakkını kullanmışlar.

Bugün meclisteki toplam vekil sayısı 600, bunların 107’si kadın. Tabii bu oranı yükselten de HDP’nin kadın vekil sayısı. İktidarın, muhalefet kanadında yer alan ama iktidara koltuk değneği olmak dışında toplumsal pek bir işleve sahip olmayan CHP’nin kadınlarla paylaştığı bir mecra değil siyaset.

Kürt Halk Önderi’nin perspektifiyle kurulan HDP ise siyaset özgürlükçü bir sisteme yöneldi. Tüm toplumsal yönetim mekanizmalarında erkeğin ve kadının kotadan kurtulmasını sağladı. Kadını erkeğin eklentisi yapan kadın kolları sistemini aştı. Eşbaşkanlık sistemiyle dünyada örneği olan ama Türkiye’de hiç örneği olmayan daha demokratik bir sistem oluşturmaya çalıştı.

HDP belediyecilik konusunda eksik, yetersiz de olsa kadın belediyeciliği geliştirmeye çalıştı. Kadınların ekonomik, sosyal, siyasal ve eğitim sorunlarını tartıştığı, çözüm yöntemleri aradığı kurumlar oluşturulmaya çalışıldı. Ama kadınlara hak verdiğini söyleyen kadın düşmanı AKP-MHP rejimi en çok da HDP’nin bu yönüne saldırmaya çalıştı. Kadınların öncülüğünde kazanılan HDP’li belediyeler gasp edildi, edilmeye devam ediyor.

Türkiye zindanları kadın siyasetçilerle doldu. Belediye eşbaşkanları, vekiller, siyasetçiler, avukatlar, gazeteciler, doktorlar, hemşireler, öğretmenler, öğrenciler, anneler, neneler… Liste devam edip gidiyor bu kadınların tek suçları varlıklarını koruyabilmek için mücadele etmek.

Türk devletinin kadın konusunda övüneceği bu kadın hakları günü hikayesi de çöktü. Kadın konusunda tek övüneceği şey, varoluş mücadelesi yürüten kadınları, çocukları, erkekleri, muhalifleri tutuklama, kaçırma, mal varlıklarına el koyma, tecavüz, taciz ve öldürme dışında bir şey yok.

Tabii kadınlar her bir günün daha anlamlı olması için mücadele ediyor. Kör bir iğnenin ucuyla toprağı kazarak yerin 9 kat altına itilen tarihi bir taraftan ortaya çıkarmaya çalışırken, bir taraftanda günü inşa etmeye çalışıyorlar.

Yazarın diğer yazıları