50 yıl sonra…

Fransa Gündemi

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, bu hafta Cezayir gezisinde… Bu nedenle Fransa’da görsel ve yazılı basının gündeminde Hollande’ın Cezayir’de yapacağı konuşma bulunuyordu. Bunun üzerine açık-oturumlar, söyleşiler, tartışma programları açtığınız her televizyon kanalında sizi karşılıyor. Tüm bu programların ortak sorusu, Hollande’ın Cezayir halkından özür dileyip dilememesi üzerine… Hollande Çarşamba öğleden sonra Cezayir’de basına yaptığı yazılı açıklamayla bu soruyu açık bir dille yanıtladı; “Özür dilemem gibi bir şey sözkonusu değil. Asıl iki ülke arasındaki gelecek ilişkileri konuşacağız. İki ülke arasındaki işbirliği önemli…”   Tüm bunlardan çıkan sonuç ise gazetemiz yayına hazırlandığı Perşembe günü Hollande Cezayir Parlamentosu’nda yapacağı konuşmada geçmişe dair belli hatırlatmalarda bulunmakla birlikte asıl olarak Fransa’nın Cezayir’e yeniden ekonomik anlamda çıktığı seferden beklentilerini dile getireceğini gösteriyor.
Hollande’ın Cezayir ziyareti, Cezayir’de birçok siyasi parti tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Birçok partinin imzasını taşıyan yazılı açıklamada, Fransa devletinden resmi düzeyde; “yapılan katliamın tanınması, özür dilenmesi ve maddi ve manevi tazminat” talep edildi. Cezayir’de yaşanan savaş sırasında Fransa’nın işlediği suçları red etmesi ise sert bir dille kınandı.  
Hafta boyunca Hollande’ın Cezayir gezisi vesilesiyle 50 yıl önce Cezayir’de Fransa’nın yaptıkları gündem oldu… En çok ses getiren konuşma ise Cezayir asıllı Fransız şarkıcı Enrico Macias’a aitti. Macias ve Cezayirli birçok aydının katıldığı tartışma programı Macias’ın “ülkemi terkettim, evimi terkettim, hayatim, hüzünlü hayatim sürünüyor sebepsiz” sözlerini içeren parçasıyla başladı. Macias, bu parçada savaş ve sonrasında yaşananlar nedeniyle kendisi gibi ülkeyi terk etmeye mecbur bırakılanların acısını dillendirdiğini belirtti. Fransa’da yaşamasına rağmen gençlik yıllarının ve o dönem ülkesinde olan gençlerin yaşamının Fransa tarafından çalındığını belirten Macias’ın konuşması, yankı yarattı. “Aradan 50 yıl geçti. Yaşananlar ortadayken sorunu özür dilemeye kitlemeyin. Bir kuşağın yaşamı savaşla geçti. Daha önce Yahudi, Hıristiyan, Müslüman ve diğer dinlere mensup Cezayir’de yaşayan tüm halk birlikte yaşayamayı tüm savaşlara, kışkırtmalara rağmen öğrenmişti. Hoşgörü vardı. Herkes herkesin bayramında vardı. O topraklardan kimler geçmedi ki… Osmanlı dahil herkes Cezayir’i istila etti. Buna rağmen Berber, Arap ve Kabil halkı ayrılıklarını sözkonusu etmeden birlikte yaşamayı öğrenmişti. Fransızlar Cezayir’de yaşanan direniş sonrası bölgeyi terk etmeye başladığında geriye öyle bir ülke bıraktılar ki biz Yahudi olduğumuz için o ülkede yaşayamaz hale getirildik. Ülkeyi terk etmek durumunda bırakıldık. Oysa eskiden kardeşçe yaşıyorduk. Fransa’nın yarattığı tahribatı kabul etmesi gerek.” diyen Macias, o dönem Cezayir Savaşı’na karşı çıkan Fransızlara teşekkür etti. Savaşın yanında duranlara ise Jean Paul Sartre’ın Cezayir Savaşını sorgulayan yazılanının derlendiği kitabından bir alıntıyla gönderme yaparak “Hepimiz Katiliz” hatırlatmasında bulundu.  
“Hepimiz Katiliz” Jean Paul Sartre’ın Cezayir Savaşını sorgulayan yazıların derlendiği kitap… Bu yazılarda sömürgecilik bir sistem olarak yargılanırken, dönemin aydınları ve solun ulusal sorun ve ulusal kurtuluş mücadelelerine karşı tavrıda sorgulanıyor. Ve aynı zamanda yürütülen kirli savaşın karşısında suskun kalan Fransız toplumu da eleştiriliyor. Sartre, şöyle diyor: “Bu savaşı yargılıyorsunuz ama hala Cezayir Savaşçılarıyla dayanışma cesaretini gösteremiyorsunuz. Korkmayın! Sömürgeci efendilere ve paralı askererlere güvenin. Onlar zamanı geldiğinde sizleri ite-kaka en öne çıkaracaklardır. Bilki sırtınızı duvara dayadıkları zaman, o eski ve sık sık tekrarlanan suçların içinizde yarattığı yeni şiddetin dizginlerinini koyvereceksiniz. Ama bu, hep söylendiği gibi, konu dışı bir öykü, insanın öyküsü. Bugünün tarihini yapanlara katılacağınız anın yaklaştığından eminim…”
Sartre’ın eleştirdiği dönemin solunun devamı Hollande’de simgesini buluyor… Şimdi modern “sol” 50 yıl sonra yeni sömürü seferine çıkmış…

Yazarın diğer yazıları