68 gençlik isyanı ve iki farklı sonuç

Ziya ULUSOY

68 gençlik isyanının 50. yılı. 68 gençlik hareketine Fransa gençliği öncülük yapmıştı. Hareketin en ileri olduğu yerlerden biri de ABD’ydi.

 Fransa’da milyonlarca işçiyi grevlere yöneltmesi, yeni sömürge ülkelerde öğrenci hareketinin işçi ve köylü hareketleriyle içiçe gelişmesi, gençlik isyanının devrimci anlamı ve işlevini çok daha kapsamlı hale getirmişti.

Önceleyen süreçte antifaşist devrimlerin büyük çaplı zaferi, sosyalist kampın kuruluşu ve Çin Devrimi’nin zaferi, sömürge ve yeni sömürge ülkelerde devrim ve devrimci kitle hareketleri dalgasına yol açma “tehlikesi” taşıyordu.

Bu tehlike, ABD liderliğindeki dünya kapitalizminin merkezlerinde de etkide bulundu.

ABD, Avrupa ve Japonya burjuvazilerini ayağa kaldırarak, 1950 sonrası görece ekonomik istikrar sağlayarak, kendi liderliğinde başlattığı soğuk savaşa seferber etti. Bu aynı zamanda dünya çapındaki devrimci sonuçları ve etkiyi tasfiye etmeyi amaçlıyordu.

Konjonktürel olarak başarılı da oldular. 1950’ler MC Carty’cilik faşist baskı dalgası ABD’de, Komünist Parti’nin yasaklanması Almanya’da, Katolizm İtalya’da baskın hale geldi.

Kruşçevciler bu saldırılar karşısında havlu attılar, uzlaşma ve işbirliğini geliştirdiler.

Fakat ne dünya emperyalist süper gücü ABD ve müttefikleri ne de dünya devrimine içten stratejik darbe vuran Kruşçevciler yeniden devrimci bir dalganın oluşmasını önleyebildiler!

Emperyalist sistem içinde özellikle yeni sömürge ve sömürgelerde dünya çapında devrimci dalga yükseldi. 1959 Küba Devrimi’nin zaferi gerçekleşti. Cezayir’den Afrika’daki sömürge ulusların kurtuluş devrimlerine değin devrimler patlak verdi. Vietnam devrimi, emperyalistlerin soykırımcı savaşına karşın direnerek sürdü.

Dahası ABD’nin başvurduğu yeni sömürgecilikle emperyalist sistemin ömrünü uzatma çabası, yeni sömürgelerde işçi, köylü, gençlik hareketlerinin kitle mücadelesi dalgasıyla karşılaştı.

Devrimci kitle hareketlerinin yükselişi ve devrimler dalgası sömürge ve yeni sömürge ülkeleri dünya çapında kapladı. Bu devrimci dalganın etkisi kapitalist merkezlerde de yansıdı. Fransa’da patlak verip yayılan gençlik isyanı bu etkinin başarılı bir devrimci sonucuydu.

Gençlik isyanı, Türkiye, Bangladeş,   Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Afrika’daki sömürgelerde yayıldı.

Fakat iki farklı sonuç doğdu. Kapitalist merkezlerde, bu isyan ve o günkü mücadelelerden doğan, yeni devrimci ve komünist örgütler kendilerini büyütmeyi ve kalıcı devrimci sonuçlar üretmeyi başaramadılar.

Fransa’da Maoculardan, Troçkistlere ve yarı-anarşizan hücrelere değin örgütler kuruldu. İtalya’da Maoculardan Kızıl Tugaylara ve Otonomculara değin örgütler yaşam buldular ve nispeten geliştiler de. Almanya’da Maocu ve AEP’çilerden, RAF’a ve Troçkistlere değin örgütler ortaya çıktı.

Fakat 1970’lerin sonuna gelindiğinde bu örgütler bastırıldılar veya gerilediler. Kitlesel gelişme Yeşiller’e tahvil edilerek düzen içi ve parlamentarist hale getirildi. Eski büyük partiler ise Kruşçevci veya Avro  komünizmle zaten düzen içileştirilmişlerdi.

ABD’de ise sonuç daha olumsuz olmuştu.

Bunun başlıca nedeni maddi toplumsal koşulların bu merkezlerde devrime değil, reformzmin büyümesine elverişli olmasıydı. 68’in yaratttığı devrimci gelişme bu nedenle geçici olmuştu.

Yeni sömürge ve sömürgelerde ise devrimci gelişme kalıcı oldu. Ulusal devrimler kalan bölümüyle de emperyalist sömürgeciliği yıktılar. Devrimci kitle hareketlerinin yarattığı yeni devrimci örgütler kalıcı hale geldiler. Türkiye ve Kürdistan’daki devrimci örgütler bu dönemde doğdular ve büyüdüler.

Yeni sömürge ve sömürgelerde 68’den doğan ve beslenen devrimci hareket ve örgütler kalıcı hale geldiler.

Bu yıl Fransa’da grev hareketi gençlik hareketiyle birleşerek, yeni bir 68’i zorladı. Bu yeterli olamadı.

Fakat maddi toplumsal koşullar, artık kapitalist merkezlerde de uzun kalıcı devrimci hareketi doğurmaya elverişli. Şimdilik neo faşizm kitlelerin tepkisini yabancı düşmanlığına çekerek, politik İslamcı hareket göçmenleri girdabına alarak kapitalizmi bu olası devrimci sonuçtan geçici olarak koruyor. Koruma geçici ama olası devrimci gelişme kalıcı olacaktır.

Kapitalist emperyalizmin daha geri ülkelerinde, Latin Amerika dalgası, Arap ayaklanmaları, Güney Avrupa hattı isyanları yeni dönemin öncü belirtileriydi. Mutlaka depreme dönüşecek.

Kapitalist emperyalizm hem merkezlerinde hem de mali-ekonomik sömürgelerinde devrimci depremlerle karşılaşacak, bu kalıcı olacak.

Devrimci safları sıklaştırmanın, devrimci örgütlenmeleri ısrarla geliştirmenin, kitlelerin arayışlarının ilerici zeminleri olarak, toplanma merkezleri kitle örgütlerini büyütmenin önemi bu kalıcı devrimci depremlere hazırlıktır.

Bundan Erdoğan-Bahçeli faşizmi de kurtulamayacak, mutlaka yenilgiye giden yolu yaşayacak.

68’in 50. yılında, yeni genç işçi, kadın ve ezilen kuşağının devrimci gelişmesi dünya çapında kalıcı sonuçlar yaratacak.

Yazarın diğer yazıları