70’inde bir genç

Tevgera Ciwanên Şoreşger ve Jinên Ciwan ên Azad’ın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle düzenledikleri Uzun Yürüyüş 2. gününde de coşkuyla devam etti. Dün Troisdordf-Köln güzergahının yüründüğü yürüyüşe Enternasyonalist gençler de katılıyor.

PERVİN YERLİKAYA / TROİSDRORF

Almanya, Fransa, İsviçre ve diğer Avrupa ülkelerinden 100’ü aşkın genç ilk gün 16 kilometrelik yürüyüş ardından Troisdorf’a ulaştı. İlk gün saat 11’de başlayan yürüyüş 17’ye kadar sürdü. Marşlar ve halaylar eşliğinde devam eden yürüyüş ardından gençler Bonn Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleşen “Kürdistan şehitleri” konulu panele katıldı. Kürt siyasetçi Erdal Pazarcık, PKK’nin kuruluş yılları, Kemal Pir, Haki Karer gibi önder şehitleri anlattı. “Bijî Serok APO” , Bijî PKK” ve “Şehit Namirin” sloganları ile son bulan panelden sonra gençler saat 23.00’de dinlenmek üzere ailelere dağıldı.

 

İkinci gün hedef 25 kilometre

Yürüyüşün ikinci günü, gençlik ruhuna uygun bir coşkuyla başladı. Yanlarında kaldıkları aileler tarafından ilk gün yürüyüşü sonlandırdıkları Troisdorf’a araçlarla götürülen gençler “Es Lebe Öcalan” sloganlarıyla uğurlandı. Troisdorf tren istasyonundan gençler ellerindeki bayraklar ve pankartlarla Köln’e doğru yürüyüşe geçti. İlk gün 16 kilometre yürüyen gençlerin dün katedecekleri mesafe ise 25 kilometreydi. Stranlar, zılgıtlar ve Alman polisinin yasakçı uygulamalarına rağmen “Öcalan’a özgürlük” sloganıyla yürüyüşe devam eden gençler, çevredekilerden de yoğun ilgi gördü.

Enternasyonalistler de yer alıyor

Gençlerin temel ve ortak talebi Kürt Hak Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük. Yürüyüşe katılanlar arasında enternasyonalist gençler de yer alıyor. Arthur Errich, 27 yaşında. İngiltere’den gelmiş, üniversite öğrencisi. “Bugün bu yürüyüşte yer alıyorum çünkü başka bir şekilde yaşamanın mümkün olduğunu düşünemiyorum. Devrimciler ve gençler olarak bir şeyler yapmak gerekiyor” diyen Errich şöyle devam ediyor: “Gençler olarak zamanı çok iyi anlamalıyız. Şu an örgütlenmeliyiz, birleşmeliyiz. Geç olmadan, şu an yapmalıyız. Genç ruhunu ve hissiyatını yaşı büyük olanlara da hissettirmeliyiz. Gençlik sadece biyolojik bir olgu değil, gençlik ruhunu herkese hissettirelim.” Errich, sözlerini ise “Bijî Serok Apo” sloganıyla tamamlıyor.

Mücadele ve örgütlülük şart

Almanya’nın Bielefeld kentinden yürüyüşe katılan Alman genç, kendisini Rêdan Mêrdîn olarak tanıtıyor. 17 yaşındaki Rêdan, Uzun Yürüyüş’ün Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik tecridin kamuoyuna duyurulması için önemli olduğunun altını çiziyor. Kürt gençlerinin kendi kimliklerine sahip çıkmasının önemine de vurgu yapan Rêdan, “Çözüm mücadele ve örgütlülükten geçer” diyor.

Öcalan kalbimizde

Erengül hemşire Heyva Sor adına gençlik yürüyüşünde yer alıyor. Hem sağlık anlamında yardımcı olabilmek hem de gençlere destek olabilmek için yürüyüşe katıldığını belirten Erengül, “Gençlik yürüyüşünde sürekli Öcalan’ın fotoğrafını yasaklıyorlar. O bizim kalbimizde ve yüreğimizde, onun fotoğrafını taşıyamasak da amacımızın ne olduğunu herkes çok iyi biliyor” diye belirtiyor. Katılımın daha fazla olması gerektiğini de söyleyen Erengül, “Yürüdükçe katılımın artacağına inanıyorum” diyor.

Önderlik kırmızı çizgimiz

Ayten Sezgin ise Avrupa’ya geleli 7 ay olmuş. Fransa’nın Toulousele kentinden yürüyüşe katılıyor. Sezgin, “Sayın Abdullah Öcalan için yapılan yürüyüşü çok anlamlı görüyorum. Önderlik bizim kırmızı çizgimizdir. Sayın Öcalan özgür olmadan ne kadın özgür olur ne de ülke özgür olur. Barışın tek anahtarı Sayın Öcalan’dır. Önderlik özgür olana kadar gençler, kadınlar olarak alanlarda olmaya devam edeceğiz. Her yerde sloganımız gençlik Apo’nun fedaisidir. Gençliğe çağrım, Önderlik için her yeri direniş alanına çevirmeleridir” diyor.

Dördüncü kez Uzun Yürüyüş’te

Barış Aydoğan Almanya’nın Giessen kentinden yürüyüşe katılıyor. Dördüncü kez Uzun Yürüyüş’e katıldığını belirten Aydoğan, “Bütün mücadelemiz Önderliğimizin özgürlüğü içindir. Önderlik üzerinde geliştirilen tecrit aslında Kürt halkına uygulanan tecrittir. Bunu kabul etmiyoruz. Bu uğurda gerekirse canımızı da veririz” diye belirtiyor. Yürüyüş boyunca sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptığını da aktaran Aydoğan, “Amacım korku ve çekingenliği aşmaktır. Herkes buradaki maneviyatı, moral ve motivasyonu görsün istiyorum. Bizleri terörize edenlere de cevabımızdır” diyor.

Ahmet Hasan da Giessen kentinden yürüyüşe katılıyor. Dört yıldır Almanya’da olduğunu ikinci kez Uzun Yürüyüş’e katıldığını belirten Ahmet, “Dört parça Kürdistan’daki halkımızı selamlıyorum. Halkımız için her zaman hazırız. Dilerim ülkemiz özgürleşir, tek umudum budur. Bunun için buradayım” diye belirtiyor.

Yürüyüş programı

İki günü geride bırakan 5 günlük Uzun Yürüyüş’ün programı ise şöyle:

11 Eylül 2019 (3.gün): Yürüyüş saat 09.00’da yürüyüş Köln’den başlayacak ve Leverkusen’e yürünecek.

12 Eylül 2019 (4.gün): Yürüyüş saat 09.00’da Leverkusen’den başlayacak ve Dusseldorf’a yürünecek. Günün sonunda büyük bir kutlama yapılacak.

13 Eylül 2019 (5.gün):Dusseldorf’tan 09.00’da yürüyüş başlayacak ve M.Gladbach’ta yürüyüş son bulacak. Bugün genç kadınlar öncülüğünde yapılacak yürüyüşün sonunda ekoloji, jineoloji seminerleri verilecek. 5. günlük yürüyüşten görüntülerin yer aldığı sinevizyonla beraber ‘Nasıl bir mücadele tarzı?’ üzerine tartışmalar yürütülecek. 5.günün sonunda yürüyüş sonlanacak.

Ailece gençleri uğurlamaya geldiler

Troisdorf kendinde gençeleri uğurlamaya gelen kitlenin arasında Rojava’nın Qamişlo kentinden bir aile de yer aldı.  Evdilkerim Bavê Hiseyn orda olma nedenini şöyle izah etti: “Gençlerin coşkusuna ortak olmak için geldik. Bugün bu etkinliğe dahil olmak istedik. Kürtlerde bir söz vardır, ‘her kuş kendi sürüsüyle uçar’ diye. Gençlerin bu eylemler çok anlamlı. Gençlerin bu eylemini görmek, dahil olmak bizi çok mutlu etti. Halkımız bu etkinlikler ve örgütün etrafında kenetlenmeli” dedi.  Eşi Selime, de, “şehitlerimizin kanı yerde kalmaması için mücadeleye devam edmeliyiz. Kürt gençlerinin bu eylemi bize gurur verdi. Önderliğin özgürlüğü ve sağlığı için verilen mücadele çok önemlidir” söyleriyle düşüncelerini paylaştı.

Polisin Kürt renkleri fobisi sürüyor

Geçtiğimiz yıl Uzun Yürüyüş’ü engelleyen Alman polisi bu yıl da daha önce izin alınmasına rağmen Öcalan bayraklarını yasakladı, Öcalan lehine slogan atılmasına müdahale etti, sarı-kırmızı-yeşil renklerin yer aldığı pankartların taşınmasına izin vermedi. Bununla da yetinmeyip gençlerin mola vermek ve yemek yemek için kiraladıkları yerleri yasakladı. Ancak hiçbir yasak ve baskı gençlerin moral ve coşkusunu engelleyemedi. Yürüyüş Tertip Komitesi’nde yer alan Ali Mahsun Pazarcık tüm engelleme girişimlerine rağmen yürüyüşlerini sonuna kadar devam ettireceklerini belirtti. Pazarcık, “Bijî Serok Apo’ demek yasak. Pankart üzerindeki ulusal renkler kapatıldı. Kürdistan’la bağ kuruluyormuş. Önder Apo Kürt halkını temsil etmiyor, önderi değil gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. Yasaklarla Önderlikle ile Kürt halkı arasındaki bağ koparılamaz” dedi ve şu çağrıda bulundu: “Biz Avrupa’da yaşayan Kürdistanlı gençler olarak özgür Önderliğimizle özgür ülkede buluşuncaya dek sokaklarda, alanlarda olacağız. Tüm gençlere de çağrımızdır. Gelin bu yürüyüşe katılın, direnişteki yerinizi alın” dedi.

70’inde bir genç: Kalbim Öcalan ile

Jörgen, 70 yaşında, Almanya’nın Bonn kentinde yaşıyor. Uzun Yürüyüş’e 2. kez katılıyor. “Kürtlerin bütün yürüyüşlerine katılmaya çalışıyorum” diyen Jörgen, “Kalbim her zaman Öcalan’ladır” diye ekliyor. Jörgen, geçen yıl bütün yürüyüş boyunca yürüdüğünü ancak bu sene hasta olduğu için ancak 1 gün yürüyüşe katılabildiğini üzülerek belirtiyor. Daha önce Kobanê’ye gittiğini ve orada yaşananlara tanıklık da ettiğini aktaran Jörgen, “Ben bu yaşta gençlerle beraber yürüyorum. Buradayım, çünkü ben de kendimi genç hissediyorum” diyor ve ekliyor: “Es lebe Öcalan.”

Yazarın diğer yazıları

    None Found