72 yaşında bir enternasyonalist: Umudu büyütün!

Sidney Luckett, 72 yaşında. Afrika Ulusal Kongresi (ANC) içinde uzun yıllar siyaset yapmış.  Essa Moosa’nın yakın arkadaşı. Komplonun yıldönümünde genç enternasyonalistlerle birlikte Öcalan’ın özgürlüğü için Strasbourg’a yürüyor.

ERKAN GÜLBAHÇE

Hayatının 30 yılını Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt halkı için mücadele ederek geçiren, Mandela’nın avukatı Güney Afrikalı Essa Moosa’nın arkadaşı, 72 yaşındaki Sidney Luckett de enternasyonalistlerin yürüyüşünde yer alıyor. Luckett, ”Umut etmekten vazgeçmeyin, verdiğiniz bu mücadele ile mutlaka ama mutlaka özgürleşeceksiniz” diyor.

Enternasyonalistlerin “Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü ve Faşizme Karşı Omuz Omuza” şiarıyla gerçekleştirdikleri yürüyüşte Kanada’dan Avustralya’ya, Latin Amerika’dan Güney Afrika’ya kadar çok geniş bir coğrafyadan 120’yi aşkın insan omuz omuza yürüyor.

İlk günde yürüyüş esnasında zaman zaman kenara çekilerek fotoğraf çeken biri dikkatimi çekiyor. Her seferinde yüz yüze geldiğimizde boynundaki fotoğraf makinesi ile sevecen ve dost bakışları ile bana gülen insanın Güney Afrika’dan geldiğini öğrenince heyecanlanıyorum. İlerleyen yaşına rağmen çok dinç gözüküyor.

Güney Afrika deyince ilk olarak aklıma Nelson Mandela, Essa Moosa ve siyahilerin verdiği mücadele geliyor. Bir an önce Güney Afrikalı dostumuz ile konuşmak için çabalıyorum. Adı Sidney Luckett, 72 yaşında olduğunu belirtiyor. Tane tane, sakince konuşan Luckett uzun yıllar Afrika Ulusal Kongresi (ANC) içerisinde siyaset yapmış.

Essa Moosa’nın yakın dostu

Kürtler ile tanışmasına ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için önemli çalışmalara imza atan Essa Moosa vesile olmuş: “Kürtlerin verdiği mücadeleyi duyuyordum. Az da olsa Kürtler hakkında bir şeyler biliyordum. Fakat çok yakında tanımıyordum. 2013 yılında bir gün sokakta yürürken dostum Essa Moosa aniden sırtıma vurarak ‘Hey Sidney! Ne yapıyorsun?’ diye sorunca, nerede çalıştığımı anlattım. Bana dönerek ‘Ben onu kast etmedim, politik çalışmalarını soruyorum’ deyince, ben de ‘hiç, o günler geçti’ dedim. Bana, ‘Niye boş duruyorsun, bu sana yakışıyor mu?’ diye sordu. Ve bana Abdullah Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifinden, orada yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Öcalan ve Kürtler hakkında uzun uzadıya konuştuk ve o gün, Kürtler ve Öcalan için bir şeyler yapmaya karar verdim.”

Siz de umut edin

Luckett bir kaç kez Kürdistan’a gitmiş. Apartheid rejimini anlatınca sürekli Kürtler ile karşılaştırmasını önemli buluyorum. “Öcalan’ın özgürlüğü için ne yapılmalı” diye soruyorum. Verdiği cevap çok net, “Mücadele ve umut etmeli” diyor ve ekliyor: ”1988 yılında biri çıkıp ‘Nelson Mandela cezaevinden çıkacak, Güney Afrika’da siyahiler haklarını elde edecek deseydi, ben gülerdim. Ancak iki yılda hayal etmediğimiz şeyler gerçekleşti. Apartheid rejimi sürecinde cezaevleri ile mektuplaşmak yasaktı. Ama biz bir yolunu bulur yazışırdık. Cezaevindeki arkadaşlarımız bize moral verirlerdi. Cezaevinde bir arkadaşa ‘kızım doğacak’ diye yazdığımda ‘adını umut koy’ diye cevap vermiş, ‘umudu büyüt’ demişti. Kızım umut oldu büyüdü, siz de umut edin, verdiğiniz bu mücadele ile mutlaka ama mutlaka özgürleşeceksiniz.”

Kürt halkının tepkisini tüm insanlara bir şekilde ulaştırması gerektiğinin altını çizen Luckett, ”Kürtler dünyanın her yerine mektuplar yazmalı, Öcalan’ın durumunu anlatmalı,  esaretini kabul etmediğini dillendirmeli. Yani o kadar mektup göndermeli ki bu mektuplar dünyadaki tüm insanlara ulaşmalı ki herksen bu sorundan haberi olsun” diyor.

Ülkesinden binlerce kilometre uzakta, Öcalan ve Kürt halkı ile dayanışmak için tüm olumsuz hava koşullarına rağmen yürüyen ve etrafına umut dağıtan 72’lik idealist, bu bilge insana hangi sözcüklerle teşekkür etmeli. Bu irade ve fedakarlığa karşı ne söylemeli…

Yazarın diğer yazıları

    None Found