ABD-İran: Çatışma gerginlik çatışma

ABD; Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi komutanlarını vurarak İran’la gerginliği savaş eşiğine tırmandırdı.

İran ABD’nin Irak’taki iki askeri üssünü vurarak cevap vermesine rağmen, ABD ve İran yönetimi, karşılıklı olarak savaş istemediklerini belirttiler, düşük yoğunluklu çatışmayı sürdürecekleri sinyalini verdiler.

Ama elbette şimdilik!

Sonrası süreçte savaşa varmayacağının bir güvencesi yok.

Çünkü, başta ABD gelmek üzere emperyalist devletler, kriz koşullarındaki rekabeti tırmandırıyor, dolaylı ve doğrudan savaşlarla kapitalist dünyada hakimiyet alanlarını geliştirmeye çalışıyorlar.

İran’dan İsrail’e, Türkiye’den Mısır’a uzanan bölgesel kapitalist güçlerin rekabeti ve işgalci savaşları bunu izleyerek çatışmayı ve savaşı daha da alevlendiriyor.

ABD, savaşlarla, silahlanmayla, NATO’yu genişletmeyle, ambargo vb. yollarla, gerilemeye başlayan dünya hakimiyetini koruma çizgisinde.

Trump, başkan olduktan sonra, seçim söyleminin tersine, devraldığı savaş ve çatışmayı tırmandırıyorsa, bu nedenle yapıyor.

Bu nedenle, İran’la (Rusya ile de orta menzilli balistik füze) nükleer anlaşmayı iptal etti., Yemen savaşını sürdürüyor, İsrail’in Kudüs’ü başkent ilanını ve Golan Tepelerinin ilhakını destekliyor.  Bu, aynı zamanda, ABD’nin İran’ın bölgede artan hegemonyasına da yanıttı.

ABD’nin Irak savaşını askeri bakımdan kazanmasına rağmen İran hegemonyasına ortak oldu. Suriye’de iç savaşta kaybetti ve İran’ın nüfuzu gelişti. Yemen’de İran’ın müttefiği Ensarullah’a karşı savaş yenilgiye gidiyor. Bunlar, ABD’nin İran’la çatışmalarla durumu tersine çevirme saldırganlığına yol açıyor.

Sert ve savaşçı hakimiyet çatışmasının doğrudan savaşa yolaçmayacağının hiçbir güvencesi yok.

İran, Çin’in başlıca petrol tedarikçisi ve ekonomik ilişki geliştirmesi de, ABD’nin İran yönetimini hedef almasında rol oynuyor.

Çin, Rusya ve AB, bu saldırıya karşı olduklarını belirtmelerine rağmen, “itidal” tavsiye ettiler. Bu, ABD’nin rakiplerine karşı tehditinin şimdilik etkili olduğunu gösteriyor.

Fakat, ABD, çatışmayla askeri bakımdan rakiplerini tehdit edebildiyse bile, halk kitlelerinde kendisine karşı öfkeyi kışkırttı. İran mollalarının bölge halkları üzerinde nüfuzunun artışına yolaçtı.

İşçi sınıfı ve ezilenler, onların siyasi hareketleri, ABD saldırganlığına da, savaş kışkırtıcılığına da, daha güçsüz devletlere savaş açmasına da karşı çıkarlar. Fakat dünya hakimiyet savaşçısı emperyalistlere karşı, bölgesel hakimiyet ve hegemonya peşinde koşan kapitalist devletleri, bu somut örnekte İran molla rejimini, desteklemezler.

Emperyalist ve bölgesel hakimiyet savaşlarına karşı, işçi sınıfı ve halkların mücadelelerini yükseltme çizgisi izlerler. Bu mücadeleyle, savaşları önleme, engellenemiyorsa krizden devrimi hazırlama için yararlanma çizgisi izlerler.

Çatışma, İran ve Irak’ta halk ayaklanmalarının ardından geldi. İran halk ayaklanması bastırılmıştı ama Irak Şii halkının ayaklanması sürüyorken, çatışma, Haşdi Şabi’yi ve Süleymani’yi işgalci emperyalist ABD’ye karşı yeniden “antiemperyalist” kahraman haline getirdi adeta! Halk ayaklanmasını geriletirken, İran ve müttefiklerinin desteğinin artmasına yolaçtı.

Sadr’ın ani zikzakları bu durumu açıklayıcı. Ayaklanmada iktidara desteğini çekmiş, ayaklananların haklı olduğunu belirtmişti. Çatışmayla, ABD’yi kovmaya ve silahlı direnişe hazır olduğunu açıkladı. ABD ve İran mollalarının “savaş istemiyoruz” açıklamalarından sonra, ‘savaş bitmiştir, hemen hükümet kurulmalı, işimize bakalım’ içeriğinde tavır takındı.

İran’da da, mollalar, ABD karşıtı öfkeyi arkalayarak destek genişletiyor.

Başlayan ayaklanmaların, ABD-İran (yarın başkasıyla) hakimiyet çatışmasının girdabında sönümlenmelerine yol açıyor.

Emperyalist küreselleşme, mali ekonomik sömürgeleştirmeye ve buna ayak uyduramayan kapitalist devletleri yola getirmek için savaşlara yolaçtı. ABD bu sürecin de hakim gücüydü. Fakat hesapladığının tersine rakip güç odakları yükselince, hakimiyeti sarsıldı. Bundan bölgesel büyüklükteki kapitalist devletler de kendi çıkarları için savaşlarla yararlanınca, sarsılması artıyor.

ABD emperyalistleri, süreci kendi lehine çevirmek için devasa savaş makinasını daha çok harekete geçiriyor. Yeni bir dünya savaşı “kıyameti”ni hazırlıyor.

Büyük emperyalist güçler ile bölgesel güçlerin, kendi sömürücü amaçları için, halkları boğazlatmalarına, “kıyamet”e gidişi tırmandırmalarına karşı, tek çıkış yolu, işçi sınıfı ve ezilenlerin, özgürlük, eşitlik ve savaş karşıtı mücadelelerini geliştirmektir.

Yazarın diğer yazıları