ABD Kongresi’nin yeni hamleleri

ABD’nin başkenti Washington’dan arda arda iki önemli gelişme, Temsilciler Meclisinin iki kararı, Türkiye ABD ilişkilerini kökten değiştirecek nitelikte.

ABD Kongresinin alt kanadı olan Temsilciler Meclisi, hemen her yıl Türkiye ve ABD arasında büyük gerilimler yaratan “1915 Ermeni Soykırımını” tanıyan tasarıyı onayladı. “Soykırım tasarısı” Temsilciler meclisinde yapılan oylamada, 11’e karşı 405 oyla kabul edildi. Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elinde bulunduran Demokrat Parti ve Cumhuriyetçilerin neredeyse “oybirliği” ile aldıkları bu karar, her ne kadar “sembolik” bir nitelik taşısa da ABD Kongresi için çok önemli bir aşama olarak görülüyor. Bu kararla birlikte, ABD Kongresi gelecekteki “yaklaşımına” ilişkin olarak “ipuçları” veriyor.

Kararda, “Temsilciler Meclisi’nin Ermeni Soykırımını resmen tanımayı ve anmayı ABD politikası olarak gördüğü”, ayrıca “Ermeni Soykırımının insanlığa karşı işlenen suçlarla benzerliğine” vurgu yapılması, geçmişte işlenen ve günümüzde dünyanın başkaca yerlerinde işlenmeye devam eden “soykırım suçlarının” benzerliğine atıf yapılması, önceki tasarılardan “farkını” ortaya koyan önemli unsurlar. Bu konuda yapılan konuşmalarda hem Demokratlar ve hem de Cumhuriyetçiler Türkiye’nin, Almanya’nın yaptığı gibi “tarihiyle yüzleşmesi” gerektiği, Türkiye’nin Suriye’ye girişini “işgal” olarak nitelemesi ve “Kürtlere etnik temizlik” uygulandığı görüşlerinin ifade edilmesi “Ermeni Soykırımı” kararının alındığı Temsilciler Meclisi Genel Kurul toplantısında söylenen tarihi sözler.

Ardından ABD Temsilciler Meclisi, başka önemli bir tasarıyı görüşerek karara bağladı. Türkiye’ye yaptırım ön gören tasarı, Temsilciler Meclisi genel kurulda yapılan oylamada 16’ya karşı 403 oyla kabul edildi. Türkiye’ye Suriye politikaları ve Rusya’dan alınan S-400 savunma sistemi nedeni ile Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Eliot Engel ve komisyonun Cumhuriyetçi üyesi Mike McCaul tarafından Ekim ayı ortasında sunulan “yaptırım tasarı görüşülerek karara dönüştü. Bu kararda, “Türk ordusunun silah ve finansman erişimine” kısıtlamalar ve yaptırımlar getiriyor. Bu kısıtlamalar arasında, kimi üst düzey Türk yetkililerin “mal varlıklarının dondurulması, çeşitli yaptırım ve kısıtlamaların uygulanması, Türkiye’nin Suriye’deki operasyonunun kalıcı olarak sonlandırılması, Bakanlara vize yasağı” gibi uzun bir yaptırımlar listesi içeriyor. Ancak “yaptırımlar” listesinin en dikkat çeken maddesi, “Türkiye’nin operasyonunun ulusal güvenliğe etkisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ailesinin net geliri konularında raporlar hazırlanması çağrısının” yapılması.

Her iki tasarıda Temsilciler Meclisi’nde neredeyse oy birliği ile alınması ABD siyaseti açısından sık sık yaşanmayan bir durum. Bunu Trump’ın Suriye’den asker çekme kararına duyulan “öfke” olarak değerlendirmek bu kararların “önemini” azaltmaz. Hem “Ermeni Soykırım” tasarısı ve hem de “Türkiye’ye yaptırım tasarısının” ezici bir çoğunlukla kabul edilmesi, yeni bir politik durumu işaret ediyor. Siyasi olarak verdiği kararlar ve uyguladığı idari yöntemler nedeniyle zor günler yaşayan Trump bu kararlar karşısında bir hayli zorlanacaktır.

ABD Temsilciler Meclisi’nden geçen her iki kararın yasallaşması için Senato’da oylanması zorunlu.

Türkiye’ye “yaptırım” öngören karar Senato’da oylanıp kabul edilirse, Trump’ın önüne gidecek. En az 67 Senatörün oyunu alan yasanın Trump tarafından “veto” edilmesi mümkün olmayacaktır. Tabi başka yaptırım tasarıları da Kongre’nin “onayını” bekliyor.

Erdoğan, 13 Kasım’da Trump’ın daveti üzerine Washington’a gidiyor. Erdoğan için oldukça zor bir zaman. Bir taraftan “Ermeni Soykırımını” tanıyan Temsilciler Meclisi kararı, diğer yandan, bir ucu da Erdoğan’a dokunan uzun bir yaptırım listesi içeren “Türkiye’ye Yaptırım” öngören tasarının onaylanması.

ABD Başkanı Trump ve yönetiminin Kongre’deki bu gelişmeler üzerine ne yapacağı konusu önümüzdeki günlerin temel tartışma gündemi olacaktır. Öyle görünüyor ki ABD Türkiye ilişkileri bir daha “eskisi” gibi olmayacak.

Yazarın diğer yazıları