AKP çözümden kaçıyor

BDP Grup Başkanı Demirtaş, Türkiye’nin büyük bir iç savaşın eşiğine geldiğini belirterek, „AKP Hükümeti ısrarla stratejik değişikliklere gideceğiz söylemleriyle iç çatışmanın, savaşın psikolojik hazırlığını yapıyor“ dedi.
BDP, 3. Grup Toplantısı’nı da Amed’de gerçekleştirdi. Cegerxwin Gençlik Kültür Merkezi’ndeki toplantıya; BDP milletvekillerinin yanı sıra Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Milletvekilleri Şerafettin Elçi ile Levent Tüzel de katıldı. Gündemdeki siyasal gelişmeleri değerlendiren BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, „Kürt sorunu Türkiye’nin en ciddi sorunu. Bunu herkes kabul ediyor. Ne zaman ki bu sorun can yakmaya başlarsa, ancak o zaman hükümetin gündemine giriyor. O da yanlış bir bakış açısıyla, güvenlik bakışıyla gündemine alıyor. Türkiye’nin en yakıcı gündemiyse, hükümet gerekirse bir hafta, bir ay işini gücünü bırakacak, sadece bu meseleyle ilgilenecek“ dedi.

AKP 90 konseptine döndü
AKP’nin 90’lı yılların savaş konseptine döndüğüne dikkat çeken Demirtaş, „Bazı kesimler Silvan’daki olaydan sonra bunun oluştuğunu düşünse de, bu plan önceden hazırlanmıştır. AKP Silvan’ı bahane etmiştir. AKP’nin özel orduya yönelik hazırlığı geçen yıla aittir. Biz o dönem de sorduk, madem anneler ağlamayacak, 15 bin kişilik özel orduyu neden oluşturuyorsun? Şimdi daha iyi anlaşılıyor. Geçen yıl bu karar alınırken, Silvan olayı mı vardı?“ diye sordu.

2 yıllık projenin ürünü
Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: „Şu andaki tablo henüz parçaları tamamlanmamış olsa da AKP’nin son iki yıllık projesinin olgunlaşmaya başlamış halidir. AKP barışçıl, Türkiye’nin bütünlüğünden yana bir çözümden yanaysa bu sadece 1 hafta sürer. Sayın Öcalan ‘bir haftada bu sorunu çözelim’ dedi. Biz de Blok olarak çözelim diyoruz. Peki neden savaş hazırlığı yapılıyor? Neden hala askeri operasyonlarla uğraşılıyor?“

Dertleri savaştan nemalanmak
AKP’nin Suriye ve arkasından İran’a yönelik uluslararası müdahaleyi de düşünerek, barışçıl çözüm hazırlığına girmediğinin ortaya çıktığına işaret eden Demirtaş, „Bugün Türkiye’deki Kürtler, hiçbir şey istemediğini söylese bile AKP yine çözümü kabul etmeyecek. Çünkü içeride ve dışarıda büyük bir savaş hazırlığı yapıyor. Ortaya çıkacak savaştan ve uluslararası müdahaleden kazanım elde etmeyi hedefliyor. Tartışmaların seyri bunu gösteriyor. Seçim sonrası fırsatların bu kadar heba edilmesinin altında yatan nedenler bunlardır. Yoksa Silvan olayı, özerklik ilanı AKP’nin bahaneleridir.“

Savaş dışında seçenek yok mu?
„Savaş dışında hiçbir seçenek yok mu? diye soran Demirtaş, yanıtı da kendisi verdi: „Şüphesiz vardır. Bunun için biz siyasete ara vermedik. AKP’nin savaş politikalarına destek olacak, güç verecek pozisyonda olamayız. Bu ülkede yaşanacak savaş, sadece AKP’nin iktidarını koruyacaktır. Öyle ‘Vatan, millet, Sakarya’ felsefesiyle sorunu çözemezler. Bu savaşın durdurulması lazım. Hiçbirimiz AKP’nin iktidarı büyüsün diye ölümlere gözyumamayız.“

Özerklik çözüm formülüdür
Demokratik Özerklik talebinin tehlikeli bir proje olarak lanse edildiğini belirten BDP Grup Başkanı, „Demokratik Özerlik Türkiye için bir tehlike değildir. Türkiye ile gönüllü birlikteliği sağlayacak, yüz yılı garantileyecek çözüm formülüdür. 1 hafta içinde barış meselesi çözülebilir durumdadır. Devletin tehlikede olmadığı ortada. Ortada bir tek AKP rejimi kalıyor. Demokratik Özerklik tam da tek kişilik siyasete karşı çözümdür, halk iktidarıdır“ dedi.

KCK davası AKP’nin rezilliğidir

Amed’deki KCK davasının mahkemenin anadilde savunma yasağı ve sanıkları bölerek yargılama ısrarı nedeniyle tıkandığını hatırlatan Demirtaş, Hükümete oldukça sert eleştiriler yöneltti: „Ortada bir yargılama da hukuk da yok. Yargılama olması için sanıkların olması, savunmaların alınması gerekir. Onca zaman geçti daha savunma yapılmış değil. 3 hakimle Kürt siyasetini yargılıyorlar sonra da adına yargı diyorlar. Bu rezilliğin sebebi AKP’dir. Bu dava AKP’nin utanç tablosudur. ‘Yargıya müdahale etmiyoruz’ diyorlar. Biz de yargıya müdahale etmekten vazgeçin diyoruz. Belediye meclis üyeleri, milletvekilleri, belediye başkanları tutuklu. Davaları görülmeden tutuklandılar. Sonra da bize ‘Kürt sorunu çözülecek’ diyorlar. Bize bunu dayatıyorlar. Kürt sorunu böyle çözülecekse 9 yıldır defalarca çözülürdü.“

Artık tahammülümüz kalmadı
AKP’nin savaş kararını ancak halkın özgücünün durduracağını savunan Demirtaş, etkin muhalefetin önemine işaret etti. 9 yıldır AKP’ye tahammül ettiklerine belirten Demirtaş, şunları söyledi: „9 yıldır onlara hoşgörü gösteriyoruz. Halen biz barış diyoruz, onlar operasyon diyor. Halen biz barış diyoruz, onlar hayır özel harekatçı da getiriyoruz diyorlar. Ama artık tahammülümüz kalmadı.“

AKP siyasi heyetini İmralı’ya göndersin
Demirtaş, askeri vesayete son veren AKP’nin artık çözüm için bahanesi kalmadığını söyledi. İmralı’daki görüşmelerin tıkandığını belirten BDP Grup Başkanı, şöyle konuştu: „Öcalan’ın barışa katkı sunması için önünün açılması lazım. Açık açık her şeyi tartışmalıyız. Müzakere olacaksa açık olacak. Hükümet neyi kimden saklıyor? Hükümet siyasi heyetini İmralı’ya göndermelidir. Kürt sorununda açık hamleler yapılmalıdır. Görüşmeleri, protokolleri açıklasın. Savaşı durdurmanın tek yolu açık müzakeredir. Hükümet kendisine verilen desteği görmeli, kimse AKP’ye git savaş, özel ordu kur diye yüzde 50 oy vermedi. Gerçekler saklanmamalıdır. AKP’yi samimi olmaya davet ediyoruz.“

Neredeyse Suriye’ye savaş ilan edilecek
Demirtaş, Başbakan Erdoğan’ın Suriye’ye ilişkin çıkışlarını ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Suriye ziyaretine sert tepki gösterdi. Hükümetin Ortadoğu’daki gelişmeler karşısında ABD için koçbaşı rolü üstlendiğini ifade eden Demirtaş, şöyle dedi: „Başbakan ’Suriye’ye karşı savaşabiliriz’ diyor. Parlamentoya, muhalefete, halka sormuyor. Türkiye adım adım Suriye ile savaşa gidiyor. Başbakan bunu yanıltarak anlatıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hangi sıfatla orada? Amerikan elçisi olarak orada, yatla boğaz turu yaptığınız Esad bu Esad değil miydi? Qamişlo’da 30 kişi katleden aynı Esad rejimi değil miydi? Başbakan’dan ses çıktı mı? Suriye’de 300 bin Kürdün kimliği yok, AKP’nin sesi çıkmıyordu. Ne değişti? Şimdi Amerika’nın çıkarları gereği düşman Esad var. AKP Irak’ta yaptığı hatayı Suriye’de yapmamak için kamuoyunu hazırlıyor. Davutoğlu Suriye’ye 37 defa gitmekle övünüyor. 37 defada Suriye’deki gerçekliği görmediniz mi? Bunların hepsi Türkiye’deki Kürt sorunuyla bağlantılıdır. AKP Esad rejiminden sonra, İran’a sıra geldiğinde o rejime de karşı çıkacak. Tehlikeli gidişatı durduracak tek şey Kürt sorununun çözümüdür.“

Türkiye cenazelerden krizi hissetmeyecek
Ekonomik gelişmelere de değinen Demirtaş, Başbakan Recep T. Erdoğan’ın „Kriz teğet bile geçmeyecek“ dediğini hatırlatarak, „Ya sen Başbakan değilsin ya bunlar senin bakanın değil. Başbakan, kara para, kayıt dışına ve savaş politikalarına güveniyor. Türkiye toplumu her gün cenazeleri, acılarıyla uğraşacaktır, krizi hissetmeyecektir. Kastettiği budur. Krizi yaşamayanlar Türkiye’nin elit kesimidir. Kendileri döneminde sayısı 38‘e çıkan dolar milyonerleriydi. Evinde ekmek bulamayanlar, mevsimlik işçi olarak çalışanlar, evine ekmek götürmek için tershanelerde canını verenler, bu savaşın bizim savaşımız olmadığını bilmeli. Herkes bu savaşa karşı çıkmak zorundadır. Savaş hazırlığına karşı, herkesi barış şemsiyesi altına bir araya gelmeye çağırıyoruz“ diye konuştu.

 DİHA/AMED

Yazarın diğer yazıları

    None Found