AKP ve IŞİD’e karşı ortak mücadele şart

Birkaç gün önce Şırnak’ın İdil ilçesinde özel hareket polislerinin görüntüleri sosyal medyaya düştü. Özel harekatçılar kendilerinden geçmiş bir şekilde "Ölürüm Türkiyem" şarkısını söyleyerek terör estiriyorlardı. İşin ilginci ölmüyorlardı, öldürüyorlardı.

Bir yandan da tekbir getirerek, "Diyarbakır’da terörist kalmadı, bu da kutlamamız! Ya Allah bismillah!" diye de nara attılar… Bütün mesele var olan IŞİD’e direnen Kürtleri katletmek… Nitekim de katlediyorlar.

Bu görüntüler Paris Katliamı sonrası Antep’te ellerinde IŞİD bayrakları olan bir grubun araçlarla korna çalarak sokaklarda yaptığı kutlama gösterilerine benziyordu. Her iki görüntünün arasında hiçbir fark yoktu. Türkiye sözde IŞİD ile mücadele ederken, şehir merkezlerinde IŞİD’cisinin, özel harekatçısının tekbir getirerek insan avına çıkmalarına seyirci kalıp, alttan alta da desteklerini çekmiyorlar. Ne mücadele ama!

Özel harekatçılar Silvan’da da terör estirdiler. Kurşun, roket, havan değmemiş tek bir bina kalmadı. Tıpkı IŞİD’in Kobanê’de yaptığını, özel harekatçılar da Silvan’da yaptı. Sürekli araçlardan anons geçerek, "evden çıkanı vururuz" dediler.

Bir zamanlar Kürdistan’da dağlarda, tepelerde yazılamalar yapıyorlardı, şimdi de kentin duvarlarına yazılamalar yaptılar. "T.C ile şaka olmaz piçler", "Esedullah burada", "Devlet geldi" gibi çok sayıda yazılama ve Türk bayrağı ile üç hilal çizimleri yer alıyordu.

Hele bir yazılama vardı ki, IŞİD özel harekatçıların resmen içine kaçmıştı. "T.C burada, kızlar neredesiniz?"

Bütün dünya biliyor IŞİD’in kadın düşmanı olduğunu. Kadınları köle pazarlarında sattıklarını, tecavüz ettiklerini, parça parça doğradıklarını. Özel harekatçılar Silvan’da kızları belli ki bunun için soruyor. Tıpkı IŞİD’in yaptıklarını yapabilmek için. Tıpkı zamanında ağa babaları gibi tecavüz geleneğini sürdürmek istiyorlar.

Bundandır ki Kürdistan’da kadınları hedef alıyorlar. Kadın onlar için sadece bir meta ve Kürt kadının direnişi, mücadelesi onların ne kadar zavallı bir mahluk olduklarını yüzüne tükürüyor.

Vermeye çalıştığım iki örnek, İdil ve Silvan’da özel harekatçıların yaptıkları bu hükümetin IŞİD ile nasıl bir kan bağı olduğunu direk ele veriyor. Elbet birçok örnek var, yaz yaz bitmez.

Bir de hükümet ve medya ağzına baktığımızda işin daha da vahim olduğunu görüyoruz. Kürdistan’da "özel harekatçı" adı altında dolaşan bu uyduruk adamları teşhir edeceklerine, yargılayacaklarına onları "kahraman" addediyorlar. "Sizlerle gurur duyuyoruz" diyerek mikrofonlara yüzleri kızarmadan konuşmalar yapıyorlar, gazetelerinde "devletin gücü" manşetleri atıyorlar.

Peki, tüm bu yaşananlara sessiz kalanlar? Bence onların işi daha da zor. Kapitalist sistemin en ucube ve sapkın hali olan AKP-IŞİD vahşetinin saldırısı altında olmalarına rağmen "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyorlar. Şunu unutmasınlar o yılan gelir bir gün onları da ısırır.

Bugün zalime, vahşete, faşizme karşı çıkan milyonlarca insan var ve elbet insanlık kazanacak. Sessiz kalanlara ise sadece utanç kalacak…

Bu işin bir yanı…

İşin esası belki de bundan sonrasıdır. Yapılan açıklamalara, siyasi denklem ve dünya konjonktürüne bakıldığında Kürtler, Aleviler başta olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerine karşı saldırılar artarak devam edecek gözüküyor. Böylece AKP ile IŞİD gibi çetelerin işbirliği can almaya devam edecek. O zaman bunu önlemek, yeni dönemde mücadeleye hazır olmak için alınması gereken zorunlu tedbirler var.

Bir defa toplumun öz yönetimlerini inşa etmeleri, kendi öz savunmasını sağlaması, mahalle, kasaba ve kentlerini koruması kaçınılmaz bir zorunluluktur. 

Ortak mücadele ve demokrasi blokunun bir an önce oluşturulması acil görevlerin başında gelmektedir. Bir yerde faşizm varsa bunun karşısında ortak direniş ve demokrasi mücadelesinin de olması gerekir. 

Kürt kasabaları bombalanırken, Kürt halkı katledilirken batının sessiz ve izleyici kalması sözünü ettiğimiz ortak direniş ve demokrasi mücadelesinin ruhuna uymuyor. Toplumsal muhalefet ne kadar dağınık olursa AKP rejimi o kadar güçlü olur. 

O zaman Kobanê ve Şengal ruhu ile mücadele etmek özgürlük ve adaletin güvencesidir.

Yazarın diğer yazıları

    None Found