AKP’nin çözüm darbesi!

Hükümet Ocak 2015’ye kadar bir; hasta mahkumların bırakacak, iki; İmralı’daki mahkumların değişimi sağlanacak, üç; izleme kurulu oluşturacaktı. Ancak bu asgari gerekleri yapmadı. 

Devlet ve hükümet heyeti çözümden PKK’nin silah bırakması ve silahlı mücadeleden vazgeçmesini anlıyor. 

Eğer hükümet üzerine düşen sorumluluğu yapsaydı Öcalan 15 Şubat 2015’te şu açıklamayı yapacaktı: "Silah miadını doldurdu. Kürt hareketi yoluna demokratik siyasetle devam edecek." Ancak öyle olmadı. 

İki yıldır devlet heyeti ile Öcalan neyi görüşüyorlar? 

Öcalan ile devlet heyetinin görüşmeleri; 

a-) Demokratik siyaset kanallarının sağlanması 

b-) Çözümün yasal alt yapısının hazırlanması ve 

c-) Silahların devre dışına çıkartılması üzerinden yapılmıyor mu? 

Hükümet söz verdiği hiçbir adımı atmadı. Hükümet böyle yaparak Öcalan’la görüşen devlet heyetinin taahhüt ettiklerini yapmamış oluyor. Başka bir deyişle devlet heyetini boşa çıkarmış oluyor. Devlet heyetinin başındaki Hakan Fidan’ın süreçten uzaklaştırılması da bunun bir parçası. 

Hükümetin bu süreci boşa çıkarmasını iyi okumak gerekiyor. 

Bir: Hükümet devlet heyetinin başındaki Hakan Fidan’a operasyon çekti. Erdoğan böylece devletin başı benim mesajı veriyor. Yetkisi olan heyeti yetkisiz kılmış oldu… Elbet bu Kandil ve Öcalan’da şu fikri oluşturmuş durumda: Eğer devlet heyetinin hükümet nezdinde bir etkisi yoksa o zaman heyetle niye görüşeyim?

İki: Kandil iki yılını dolduran görüşmelerle demokratikleşme ve özgürlük alanları önündeki bentleri kaldırmayı amaçlamıştı. 

Süreci bitirmek adına hükümetin ileri sürdüğü "silahsızlanma ve geri çekilmenin" bir mantığı var mı? 

Hükümet HDP’nin barajı aşmasını istemiyor. Böylece siyaset alanının tümüne hakim olmak istiyor. Seçim anketleri HDP’nin barajı aşacağını gösteriyor. Bunda çözüm sürecinde HDP ve Öcalan’ın sergilediği kararlı tutum en temel etken. Hükümet bunun farkında. Şimdi seçimlere az bir süre kala süreçte ayak diretiyor. Böylece HDP’yi barajın altına çekmeyi amaçlıyor. Eğer demokratik adımlar atılmış olsaydı HDP’nin eli güçlenir ve yüzde 15’leri zorlayabilirdi. Ancak demokratikleşme yerine güvenlik politikalarında karar kıldı. Böylece silahı ve şiddeti siyasetin üzerinde bir gölge gibi tutuyor. Bu gölge eğer güvenlik paketi meclisten geçerse sokakta eski JİTEM’in bedeninde kendini gösterecektir. 

Hükümet çözümden kaçıyor. 

MİT’in Paris’teki suikastına rağmen Öcalan masadan kalkmadı. Hükümetin DAİŞ üzerinden Şengal’de yaptığı katliam ve Kobanê’de giriştiği işgal ve katliama rağmen Öcalan masadan kalkmadı. Kalkmadı çünkü problemi çözmek istiyordu… 

Hükümetin çözüm süreci ile nihai amacı PKK’nin silahları bırakması. Güreş-Çiller-Demirel üçlüsünün 90’larda terör ile yapmak istediğine hükümet İmralı görüşmeleri ile ulaşmak istedi. Onlar PKK’yi operasyon ve katliamlarla yok etmek istediler; AKP ise yanıltma, manipülasyon ve rehin alarak yapmak istiyor. 

Hükümet Hizbullah ve eski JİTEM artıklarını Kürdistan’da silahlandırıyor. AKP, DAİŞ’i besleyerek silahlandırıyor. PKK’ye ise "silahsızlan" diyor. Kurt keçiye diyor ki boynuzlarını indir, böylece ‘ham’ edecek!

Öcalan’ın silahsızlanma çağrısı için şart koştuğu 10 maddelik pakette asgari demokratik talepler var: "Demokratik siyaset" yani yüzde 10 seçim barajının kaldırılması, "TMK’nın kaldırılması, hasta tutukluların tahliyesi, Anadilde eğitim, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik şartına konulan çekincenin kaldırılması; bölge meclislerin kurulması ve belediye yetkilerinin arttırılması." Hükümet bunların hiçbirini yapmadığı gibi çözüm ve müzakereye dair bir yol haritası da yok!

Ancak buna rağmen PKK’ye silah bırakma çağrısını Yalçın Akdoğan başkanlığında ve HDP temsilcilerinin katılımı ile şaşaalı ve uluslararası basın mensuplarının da olduğu bir toplantıda yapacaklardı. Bunun için salon bile ayarlanmıştı.

KCK 17 Şubat günü şu değerlendirmeyi yaptı: "15 Şubat’a kadar başlaması gereken müzakerede hayli yol alınmalıyken, AKP henüz müzakereye bile gelmiş değildir. (…) Şimdi hareket olarak böyle ciddi ve kritik bir sorgulama ve yeni kararlar alma aşamasındayız." Böylece oyun bozuldu. Oyun bozulduğu için de öfkeliler. Mecliste HDP’li vekillere yapılan saldırı bu nedenledir.

KCK pratik adımlar istiyor hükümet demagojiye devam ediyor. 

Süreç bitme noktasında… 

Yazarın diğer yazıları