AKP’nin seçim planı

AKP çok yönlü bir seçim planı uyguluyor. Ve planın başarısı HDP’nin barajın altında kalmasına bağlı. 

Şimdi herkes HDP yüzde 10 seçim barajını aşar mı, barajı aşamazsa sonuçları ne olur sorusuna yanıt arıyor.

Peki HDP barajı aşabilir mi?

Evet aşabilir. Aşabilir çünkü İstanbul’un Bakırköy ve Küçükçekmece ilçelerinde on gündür çalışıyorum ve konuştuğum yüzlerce kişi “Şimdiye kadar CHP’ye veriyordum ama bu sefer HDP’ye vereceğim” ya da “Şimdiye kadar AKP’ye oy veriyordum ama artık HDP’ye oy vereceğim” diyor.

HDP’ye ilgi ve alaka çok fazla.

Birçok yorumcu HDP’nin “barajın eşiğindeyiz, az kaldı” açıklamasının ‘HDP meclise girsin’ deyip oy verebilecek seçmeni kazanmaya dönük bir yaklaşım olduğunu söylüyor. 

Kamuoyu araştırmaları HDP’nin barajın iki-üç puan üzerinde olduğunu gösterse de bazı uzmanlar Kürt hareketinin oy potansiyelinin 8-9’un üzerine çıkamayacağını belirtiyor.

Bütün kamuoyu yoklamaları AKP’nin ciddi bir düşüş içinde olduğunu gösteriyor. Erdoğan ile AKP yönetimi bunun farkında. Hem bunu aşma çabası var hem de düşük oya, bu yüzdeye rağmen 330 milletvekili sayısına ulaşma çabası var. 

AKP bunu gerçekleştirmek için uzun süredir bir plan üzerinde çalışıyor. Bu planın ayrıntıları yeni yeni ortaya çıkıyor. 

Nitekim geçen gün isminin açıklanmasını istemeyen AKP içinden yetkili bir kişi şunu söyledi: “Sn. Cumhurbaşkanı iki ay önce Kamalak ve Destici ile görüştü. Plan BBP ve Saadet Partisi’nin AK Parti’ye katılmalarıydı. Ama kamuoyu yoklamaları bunun bize kazandırmayacağını gösterince bundan vazgeçtik. Yeni bir plan devreye koyduk. Buna göre BBP ile SP, MHP ile flört edecek ama son anda ayrı bir liste ile seçimlere katılacaklardı. Böylece hem yeniden kamuoyu gündemine girecek hem de MHP’nin kısım oyu bu çatı altında toplanarak yükselen oyu geriletecektik.” 

SP ve BBP ne karşılığında bunu kabul etti? 

Bu soruma şöyle yanıt verdi: “BBP’den 3, SP’den 5 milletvekili AK Parti listesinde aday gösterildi ve bazı ihalelerin sözü verildi.” 

Nitekim seçimlere bir hafta kala BBP ile SP seçim birliği yaptılar.

“Ancak güçlü bir SP ve BBP ortak seçim koalisyonu AKP’nin oylarını alabilir” dedim. “Evet, bu risk var ama biz bunu şöyle aştık; SP ve BBP bize karşı bir propaganda yürütecek ve cemaate yakın görünecek. Böylece bizim oyumuzu alma şansları kalmaz.”

BBP-SP seçim koalisyonu, AKP karşıtı ve Cemaate yakın görünerek AKP dışındaki muhafazakar ve milliyetçi oyları kendi çatılarında birleştirmeyi arzuluyorlar.

Hesap şu: BBP-SP seçim koalisyonu yüzde 5-6 civarında oy almayı hesaplıyor. 

Böylece MHP’nin yükselen oyu düşürülmeye çalışılıyor. 

Doğu Perinçek’in Vatan Partisi bir derin devlet organizasyonu olarak Ergenekon ekibi ile AKP ile ittifak halinde. Perinçek büyük para ve organizasyon ile seçim kampanyası hazırlıyor. Amaç, Perinçek’in partisinde yüzde 1-2 cıvarında oy toplamak. Böylece CHP’nin oyu geriletilmek isteniyor. 

Planlanan oyunun en büyüğü ise HDP’nin barajın altında kalması. 

Ağrı’da boşa çıkan plan artık herkesçe biliniyor. Provokasyon Ağrı’da tutmayınca şimdi yeni provokasyonların hazırlıkları yapılıyor. HDP binalarına ve stantlarına kimi Alperan ocaklarını saldırtarak HDP kriminalize edilmek isteniyor. Böylece barajın altına çekme çabası var. 

Eğer plan tutarsa 2002 benzeri bir sonuç çıkacak. Seçmenin önemli bir kısmı meclisin dışında tutularak yüzde 40’ın altında bir oy oranı ile Anayasa’yı değiştirecek bir netice almak. 

2002’de başarılı olan plan Amerika’da hazırlanmıştı ve oradan desteklenmişti. Bugünün dünden farkı şu ki AKP planı tek başına yürütüyor. Dolayısıyla başarma şansı az. 

Eğer AKP’nin bu hesabı tutarsa yüzde 38-39 gibi düşük bir oy ile 340-350 milletvekili çıkartacak.

Plan devrede ve adım adım yürütüyorlar. 

7 Haziran’da Türkiye’nin geleceği oylanacak; ya özgürlük, demokrasi ve barış kazanacak ya da bağnaz ve otoriter iktidar anlayışı. 

Türkiye’nin geleceğinde kaos ve çatışma istemeyenler demokrasi ve barış için çok daha ciddi çalışmak durumunda. 

Bu ciddiyetle yaklaşılırsa uluslararası destekten yoksun plan boşa çıkartılabilir.

Yazarın diğer yazıları