Alan Kurdî’nin öncesi ve sonrası

Paradoks bir trajedi.

Batı Avrupa toplumlarının sarsılması için, Alan’ın sahile vuran bedeninden kareler mi yayınlanmalıydı?

Çocukların herşeye meydan okuduğu yaştaki Alan’ın, benzer trajedileri yaşayan Kürdistan’dakilerin de kanını donduracak resim kareleri, dünyaya ders vermek üzere kahinleşen bir çocuğun öğretisi gibi duruyor.

Felsefe yapabilirsiniz; sanat yapamazsınız.

Ausschwitz, kapalı kapılar ötesi gerçekleşti.

Ondan sonra, sanat yapılmadı.

Almanya’daki toplumlar, hala kendilerine gelemediler.

Ortalama bir tablo çizerseniz, Almanya’daki nesiller, suçluluk duygusu yaşayan, kendilerini Yahudiler’e karşı "kollektif borçlu" hisseden iki bloktan oluşuyor.

Travma devam ediyor.

Milyonlarca Yahudi, yüzbinlerce Ermeni’nin resimleri, tarihi travma boyutu açısından devasa görünümler ve dünya insanlığının hiçbir zaman aydınlatamayacağı iki karanlık delhiz olarak kalacak.

Alan’ın tarihe düşen "tek resim karesi", dünya insanlığını kettum eden ender karelerden biri oldu.

Kürdistan’da yaşayanların Alan’ın ilk yansıyan fotoğraf karesini gördüklerinde, yaşadıklarının devamı bir kareyle karşılaştıklarını düşünebiliyorum.

Özellikle de Kobanê ve Şengal’e hiç de yabancı olmayan kareler.

Ancak, Alan’ın duyduğum, ancak bakmaya cesaret etmediğim, ilk resmi, başka hiçbir resim karesi gibi değildi.

İlk gününde, radyodan dinledim.

Üç gün cesaret edip, o fotoğraf karesini görmek istemedim.

Sonra gördüm; İnsan ile doğa arasındaki, tampon bir dünyada çekilmiş gibi geldi bana.

Denizin sahile vurduğu ilk insan!

Çocuk.

Dünyaya rest çekmiş gibi uzanmış.

Giderken herkese ders verir gibi, yüzükoyun yatmış, dik duruyor.

Yüzümüze bakmıyor.

Kolları bedeninde paralel.

Ayakkabılı ayakları yanyana.

Sağ kulağı üzerine yatmış.

Kırmızı tişörtü ile mavi/siyah şortunu sanki karaya vurmadan önce, itinalı giyinmiş gibi.

Annesine, babasına ve Alan’ı dünya insanlarının hiçbir zaman tanık olmadıkları bir yolculuğa gönderen herkese meydan okur gibi, insana değil, suya bakıyor.

Tesadüf değil.

Yetişkinlerin bozduğu dünyaya meydan okur gibi, düzgün durarak, geride kalan milyarlara elveda dedi Alan.

Başkasını tanımıyorum; 6 milyar’ı aşkın dünya nüfusunu, kettum eden tek insan, Alan oldu.

Kobenê’den.

Kobanê’nin şifresi; "Kobanê düştü düşecek!" diyenlere cehennemin yolunu gösteren bir kıvılcim gibi düştü dünya gündemine.

İnsan gibi mi durmak istiyorsunuz?

İnsan gibi mi varolmak istiyorsunuz?

Alan’ın o resim (fotoğraf) karesini unutmayın.

Yazarın diğer yazıları