Aleviler Kürt düşmanı olabilir mi?

AKP, Alevileri katletmeyi amaçlayan bir iç savaş mı hazırlıyor? Anadolu şehirlerinde konuştuğum Alevilerin çoğunun gündemini meşgul eden önemli bir soru bu. Özellikle Gezi Parkı direnişi ardından izlenme oranları hayli artan ve Anadolu’da Alevlerin çoğunluğu tarafından izlenen Halk TV, Ulusal TV, Sözcü gazetesi ve benzeri yayın organları da bu soruyu Alevilerin gündeminde tutarak, genel seçimlere yatırım babında hem AKP hem Kürt karşıtlığı körüklüyorlar.

İç savaş ve CHP’nin Alevilere ne sağlayacağı tartışması bir yana, AKP’nin ayrımcı politikalarının Alevilerin tepkisini çekmiş olması ve bu minvalde bir AKP karşıtlığının geçerli nedenleri olduğu aşikar. Ancak aynı zamanda, PKK ya da Kürt karşıtlığı konusunda Alevilerin seçim hesabı içindeki ırkçı, milliyetçi politikanın oyununa geldiklerinin farkında olmadıkları da aşikar.
Hoşgörüsüyle, adaletiyle, dünya insanı olmakla övünen Alevileri bu oyuna getirense, PKK’ye yön veren gücün Müslümanların en tutucu kesimi olarak bildikleri Şafiler olduğuna ve Şafilerin yönetim olmaları durumunda Alevileri hor göreceğine hatta katledeceklerine inandırılmış olmaları.  
Sadece bu nedenle Kürtlerin etkin olmalarına endişeyle bakan Alevilerin önemli bir kesimi, dolayısıyla çözüm sürecine de kaygıyla bakıyor.
Bu oyun, genel seçimlerde AKP’yi devirmek adına CHP de kilitlenmeye ve MHP ittifakına sıcak bakıyor. Sola yakınlığı  ile bilinen Alevilerle yaptığım kimi sohbetlerde bu ittifak durumunda MHP’ye oy vermiş olacaklarını hatırlattığımda aldığım tepki, MHP yi onaylamamakla birlikte CHP’nin iktidar olabilmesi için zorunluysa gerekeni yapacaklarını gösteriyor.
Öte yandan, genel anlamda halkın demokratikleşme talebini ve özel olarak Kürtlerin taleplerini hiçe sayan AKP  Hükümetinin, çözüm sürecini tıkadığı malum. Siyasi, sosyal ve ekonomik nedenlerle toplumun önemli bir kesimince endişeyle karşılanan bu tutum karşısında, olumsuz tepkileri yatıştırmak yahut savuşturmak gayreti içindeki AKP’nin tutumuysa, dengesizlik ve oyalama üzerine kurulu. Aynı zamanda içindeki ve dışındaki sağ oylara talip olan AKP’de siyasi kazanımı öne çıkartıyor. Bu nedenle çözüm sürecine zarar verecek sert söylemleri tercih ediyor ve toplumu çatıştırmaktan medet umuyor.
Yeni Anayasa konusunda gelinen nokta, demokratik hak gasplarının tam hız devam etmesi, adalete olan güvenin sarsılması karşısında iktidarın duyarsızlığı, taraftarı koruma karşıtı ezme politikalarının ve devlet şiddetinin pervasızlaşması, Alevileri rencide eden kararlar, ayrımcı tahrik ve şiddet dilin kullanımında ısrar, Aleviler ve PKK aleyhine yapılan kara propaganda ve daha pek çok konuda toplumu geren bir dengesizlik durumu var.
Ancak biz ne dersek diyelim, halkın ihtiyaçları neyi gerektirirse gerektirsin, görünen o ki, siyaset ve rantçılar sadece seçim sürecini dikkate alıyor. AKP’sinden MHP’sine tüm düzen partileri gündemlerini ve politikalarını bu süreci kazanmaya odaklıyorlar.
Oysa, halk hiçbir dönem umduğunu bulamadı bu memlekette. Yanlış mı hatırlıyorum, AKP iktidarı döneminde gerçek Müslümanların başı yere eğilmedi mi? CHP iktidarları döneminde Aleviler zulümden başka ne gördü?  
Bu yüzden Gezi Direnişi aşkına hiç değilse bu defa, aklımızı siyasi ranta kurban vermeyelim. Aleviler övündükleri adalet anlayışlarının, hoşgörülerinin gerektirdiği yerde durmasını becersin. Kürtlerin özgürlüğünden korkmak yerine, barışı kardeşliği savunsun. Hiç değilse bu kez ne AKP ne CHP diyebilsin Sünnisi de Alevisi de. Büyük buluşma en üst kimlikte, insanlıkta gerçekleşsin.  

Yazarın diğer yazıları