Edebiyatın aynasından Almanca ve Kürtçe çeviri serüveni

Martin Hartmann’ın 1904 yılında Almancaya çevirip Berlin’de yayımladığı Melayê Cizîrî’nin Diwan’ı, çeviri alanında en ciddi ve önemli çalışmadır. 1935 yılında Kamiran Âli Bedirxan, Leipzig’den okul arkadaşı Curt Wunderlich’ın yardımıyla yazdığı Almanca şiirlerini ‘Der Schnee des Lichtes’ ilk kez 1935 yılında Berlin’de yayımlar. Şiirlerini Almanca yazmış olmasına rağmen onları ‘Kürt şiiri’ olarak tanımlar.

İbrahim BULAK

Peter Lerch, Hugo Makas, Martin Hartmann gibi şarkiyatçıların çalışmalarında Kürtçe hikayeler, ağıtlar, cümle kalıpları Almanca çevirileri ile beraber yer alır. Almanca ve Kürtçe ilişkisi düşünüldüğünde bu çalışmalar için iki dil arasındaki ilk çeviriler denilebilir. Fakat bunlardan ayrı olarak Martin Hartmann’ın 1904 yılında Almancaya çevirip Berlin’de yayımladığı Melayê Cizîrî’nin Diwan’ı çeviri alanında en ciddi ve önemli çalışmadır. 1935 yılında Kamiran Âli Bedirxan, Leipzig’den okul arkadaşı Curt Wunderlich’ın yardımıyla yazdığı Almanca şiirlerini ‘Der Schnee des Lichtes’ ilk kez 1935 yılında Berlin’de yayımlar. Şiirlerini Almanca yazmış olmasına rağmen onları ‘Kürt şiiri’ olarak tanımlar.  Yine Kamiran Âli 1937 yılında ise  Herbert Oertel  ile yazdığı  “Der Adler von Kurdistan“  Almanca romanı Postdam’da yayımlar.  Kürtler açısından durgun geçen bir dönemden sonra 1960’lı yıllarda Kürdistan’ın farklı parçalarından öğrenciler, okumak için Almanya’ya gelir ve burada Komeleya Xwendekarên Kurdistanê’yi (Kürdistanlı Öğrenciler Derneği) kurar. Yaptıkları çalışmalar Kürtlerin Avrupa kamuoyunda görünür olması açısından çok faydalı olsa da çeviri alanında kayda değer bir eser bırakmadılar. Özellikle Türkiye’deki 1980 askeri darbesinden önce ve sonra Almanya ve Almanca konuşulan ülkelere Kürtlerin göçü ile birlikte bir kıpırdanmadan söz edebiliriz. Örneğin Komkar Yayınları, 1987 yılında Gundî Dilberz’in Almancaya yaptığı çevirilerden oluşan  Cegerxwîn’in bir şiir kitabını Almanya’da basıyor. Şunu da belirtmek gerekir ki, bu dönemlerde modern Kürt edebiyatının kendisi de zaten henüz emekleme çağında. Zira şiir dışında çevirisi yapılacak çok eser de bulunmuyor. 2010’lu yıllara kadar Kürtçeden Almancaya yapılan çeviriler çoğunluktayken, 2010’lardan sonra ise Almancadan Kürtçeye çeviride gözle görülür bir artış oldu.

Yazıda bahsi geçen kitaplar, çocuk edebiyatını kapsamayacak biçimde roman, şiir, öykü, anlatı vb. edebi eserleri kapsıyor. Almanca ve Kürtçe arasındaki çeviriler dışında, Kürt olup, Kürtçe dışında başka bir dilde yazmayı tercih eden ve Almanca ile bir şekilde ilişkisi olan yazarlara da kısaca değinmeye çalışacağım.    

Kürtçeden Almancaya çevirilen kitaplar

Almanların yazdığı biçimiyle Bachtyar Ali, Kürtçedeki yazımıyla Bextiyar Elî artık sadece Almanya’da değil Almancanın konuşulduğu Avusturya ve İsviçre gibi ülkelerde de tanınan bir yazar. Almanya’da 20 yılllık ikametinden sonra romanlarının çevirisi yapılan Kürdistan’ın Silêmanî kentinden olan Bextiyar Elî için Alman medyası ‘böyle bir yazar bu zamana kadar nasıl keşfedilemedi’ yorumunu yapmıştı. Oysa cevabı Bextiyar Elî’nin de birçok defa dile getirdiği gibi çok basitti: ”Bu işin altından kalkabilecek çevirmen yoktu.” Şimdiye kadar üç romanı Almancaya çevirildi. Romanlarının Almanca çevirisi yazarın Avrupa’ya da açılmasını sağladı. “Der letzte Granatapfel” (Orijinal adı: Dwahamin Hinari Dunya) romanı Fransızca ve İtalyancaya da çevirildi. Fakat bu çeviriler Kürtçeden değil Almancadan yapıldı. Kürt edebiyatının iki önemli yazarı Mehmed Uzun ve Helim Yûsiv’ın da birer romanı Almancaya çevirilmişti. Şimdiye kadar Kürtçeden Almancaya çevirilen kitaplar ise şu şekilde:      

  • Bachtyar Ali, Der letzte Granatapfel, Kürtçeden çeviren Ute Cantera-Lang ve Rawezh Salim, Unionsverlag, 2016, Zürich
  • Bachtyar Ali, Die Stadt den weißen Musiker, Çev. Peschawa Fatah ve Hans-Ulrich Müller-Schwefe, Unionsverlag, 2017, Zürich
  • Bachtyar Ali, Perwanas Abend, Çev. Ute Cantera-Lang ve Rawezh Salim, Unionsverlag, 2019, Zürich
  • Mehmed Uzun, Im Schatten der verlorenen Liebe, Çev. Husên Duzen ve Andreas Grenda, Unionsverlag, 1998, Zürich
  • Helîm Yûsiv, Der schwangere Mann, Çev. Heidi Karge, Unrast yayınları, 2004,
  • Mahmud Baksi, Dono, Çev. Barbara Sträuli, Unrast Yayınları, 1999,
  • Musa Anter, Die schwarze Wunde – ein kurdisches Theaterstück, Çev. Yusuf Yesilöz ve Erika Eichholzer, Ararat Yayınları, 1994
         
  • Ehmedê Xanî, Mem u Zîn, Çev. Feryad Fazil Omer, Institüt für Kurdische Studien Berlin yayınları, 2018, Berlin
  • Şêrko Bêkes, Geheimnisse der Nacht pflücken, Çev. Renate Saljoghi Reingard ve Shirwan Mirza, Unionsverlag, 2019, Zürich
  • Abdulla Goran, Blutige Rose, Çev. Feryad Fazil Omer, Institüt für Kurdische Studien Berlin yayınları, 2016, Berlin
  • Zehn kurdische Erzähler, (Redwane Ali, Sahine B. Sorekli, M. Emin Bozarslan, Hesene Mete, Firat Ceweri, Mehmet Ali Kut, Kurdo Husen, Bave Naze, Filit Totani, Jemal Nebez), Çev. Husên Duzen ve Andreas Grenda, Ararat Yayınları, 1996

Yine Almanya’daki Kürt Öğrenciler Birliği’nin (YXK) Kürt şair Cegerxwîn’in 100. doğum yıldönümü vesilesiyle hazırladığı kitapçıkta Almancaya çevirisini Lokman Turgut’un yaptığı şiirleri var.

Avusturya’da yayın yapan edebiyat ve sanat dergisi Podium’un 2017 ‘Türkiye’ dosyasında Îsabella Berîvan’in çevirileriyle Rênas Jiyan, Rojen Barnas, Berken Bereh, Omer Dilsoz, Çiya Mazî ve Arjen Arî’nin de birer şiiri bulunuyor.

Hauses für Poesie Berlin tarafından yönetilen onlarca dilden şiirlerin yer aldığı internet platformu lyrikline.org’da Mueyed Teyib, Kerîm Kurmanc, Tengezarê Marînî, Yıldız Çakar, Fatma Savci, Eskerê Boyik’in bazı şiirlerinin Almaca çevirileri de Kürtçelerinin yanında bulunuyor.

Kürtçe dışında başka dillerde yazanlar

Yaşar Kemal Kürt olup başka dillerden yazan ve eserleri Almancaya çevirilen yazarlar arasında en çok tanınanı. Şimdiye kadar yalnız Zürich merkezli Uninonsverlag etiketiyle 19 romanının Almanca basımı yapıldı. Yine Arap yazın dünyasında tanınmış bir isim olan Suriye Kürtlerinden Selim Berekat’ın şimdiye kadar iki romanı da Almancaya çevirildi. Son olarak Şam’da yaşayan ve Arapça yazan Niroz Malek’in kısa öykülerinden oluşan ‘Der Spaziergänger von Aleppo’ kitabı Arapçadan Almancaya iki yıl önce çevirildi ve kitap belli ölçüde ilgi gördü. Hesekêli Kürt ama Arapça şiirler yazan Aref Hamza’nın bir şiir kitabı ‘Du bist nicht allein’ adıyla Almanca olarak yayımlandı.

Türkçe yazan Kürt yazarlardan Yavuz Ekinci, Burhan Sönmez, Selahattin Demirtaş, Suzan Samancı, Yılmaz Erdoğan, Haydar Işık’ın da Türkçe kitapları Almancaya çevirildi. Mahmud Baksi’nin İsveççe yazdığı kitapların Almancası da mevcut. Aynı zamanda sinemacı da olan ve birçok dilin yanı sıra Türkçe’ye de ‘Babamın Tüfeği’ olarak çevirilen Huner Selim’in Fransızca yazdığı otobiyografik anlatısı 2004 yılında Almancada ‘Das Gewehr meines Vaters: Eine Kindheit in Kurdistan’ adıyla okucuyla buluştu.

     

Mülteci bir dil olarak Almanca

Bu yazarların çoğu 80 ve 90’lı Almanya’ya okuma amaçlı ve mülteci olarak yerleşen Kürtlerden oluşuyor. Kürtçenin yanı sıra kaleme aldıkları Almanca şiir, öykü ve romanlar çok fazla tanınmasa da bulundukları yerellerde az da olsa bir okuyucu kitlesine sahipler. Bunlardan birkaçını ise şöyle sıralayabiliriz: Haydar Işık, Yunus Behram, Nezif Telek, Sharam Qawami, Hasan Dewran, Hussein Habasc, Hussein Ezadi, Tengezarê Marînî, Feryad Fazıl Omer.

Almanca yazan Kürt yazarlar

Babası Irak Kürtlerinden olan Sherko Fetah için en çok tanınan yazar diyebiliriz. Almanya’da çeşitli edebiyat ödüllerine layık görülen yazarın bir romanı Kürtçeye de çevrilmişti. Akademik çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. İlhan Kızılhan da iki yıl önce ‘Das Lied der endlosen Trockenheit: Ein Roman aus den kurdischen Bergen’ adıyla Almanca bir roman kaleme aldı. Duhok doğumlu ve çocuk yaşta ailesi ile birlikte Almanya’ya yerleşen Karosh Taha da ‘Beschreibung einer Krabbenwanderung” romanı ile güçlü bir çıkış yaptı. Genç yazar bu romanı ile anadili Almanca olmayıp Almanca yazan göçmen yazarlara verilen Hohenems Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Almanya’nın Münih kentine doğan ve Kürt-Êzîdî bir babanın kızı olan Ronya Othmann’nın Almanca şiirleri çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlandı.

Almancadan Kürtçeye çeviriler

Almacadan Kürtçeye çeviri son yıllarda bir gelişim gösterdi. Zaten çok eskilere dayanan bir serüveni de yok. Bu kısımda adını andığımız eserler Kurmancî ve Kirmanckî lehçelerini kapsıyor. Son yıllarda basımı yapılan bazı çeviriler ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Franz Kafka, Bedelîyayîş, Almancadan Kirmanckîye çeviren: Dr. Jêhatî Zengelan, Vate Yayınları, 2014, İstanbul
  • Franz Kafka, Veguherîn,  Almacadan Kurmancîye çeviren: Fatih Aydın, Lîs Yayınları, 2010, Diyarbakır
  • Franz Kafka, Koloniya Tawanê, Çev. Fatih Aydın, Lîs Yayınları, 2016, Diyarbakır
  • Sherko Fetah, Li Welatê Sînoran, Çev. Husên Duzen, Ayrıntı Yayınarı, 2015, İstanbul
  • Joseph Roth, HÎOB: Romana Zilamekî Asayî,Çev. Husên Duzen Rûpel yayınları, 2017, İstanbul
  • Stefan Zweig, Kişik, Çev. Salih Badilî, Lîs Yayınları, 2012, Diyarbakır
  • Heinrich Heine, Helbestên Bijarte, Çev. Hussein Habasch, Hogir Yayınları, 2001, Bonn
  • Erich Fried, Helbestên Rengîn, Çev. Tengezarê Marînî, Êkitiya Nivîskarên Kurd-Duhok yayınları, 2006, Duhok.­

Yazarın diğer yazıları

    None Found