Almanya hak ihlallerine gözünü kapatıyor

Almanya’nın Hessen eyaleti bünyesinde verilen Hessen Barış Ödülü TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’ya verildi.

Ödülün Korur Fincancı’ya verilmesinin nedenleri arasında işkence mağdurlarının rehabilitasyonu için gösterdiği çaba, işkencenin araştırılması ve belgelenmesine yönelik çalışmaları gösterildi. Zira Korur Fincancı uzun yıllardır insan hakları alanında çalışmalar yürütüyor. Korur Fincancı ödüle yönelik açıklamasında bana göre önemli bir cümle kullandı: “Yaptığımız iş, olması gereken için ödül almak bende bir mahcubiyet yaratıyor.”

Korur Fincancı bazı örneklerden hareketle Avrupa’nın Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine gözünü kapattığını düşünüyor. Zira bunun için birçok örnek vermek mümkün. Türkiye ile olan stratejik ilişkiler, ülkede yaşanan kıyıma gözlerini kapattırıyor. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri bu stratejik ilişkiler çerçevesinde yaşananları görmezden geliyor. Onun içindir ki Erdoğan tüm kamuoyu tepkisine rağmen Almanya’ya gelmiş, burada birçok ziyaret gerçekleştirmişti.

Yine önemli ziyaretlerden biri de Erdoğan, Putin, Merkel ve Macron’un katılımı ile İstanbul’da gerçekleşen 4’lü zirve. Kürt düşmanlığı üzerinden siyaset yapan Erdoğan’ın çağrısı ile toplantıya katılan Merkel’in de temel aldığı stratejik çıkarlar. Öyle ki Erdoğan ile yaptığı görüşmeler neticesinde vardığı anlaşmalardan dolayı önemli oranda puan kaybeden Merkel çekinmeden bu zirvenin önemli katılımcısı olmuştur. Zirvede dört taraf da Suriye’de barış sağlanması için gerekli çalışmaları yapacaklarını taahhüt ettiler. Oysa sağır sultan bile Türkiye’nin Suriye’de nasıl bir çözüm istediğini biliyor. Türkiye Kürtlerin Suriye’de resmi bir statü elde etmesini istemiyor ve buna yönelik elindeki bütün araçları kullanıyor. Nitekim Erdoğan dörtlü zirvenin hemen akabinde Kobanê’ye saldırısı da tesadüf değildir.

Merkel her ne kadar ülkesine aldığı mülteciler üzerinden bir değerlendirme yapsa da yeni şekillenecek bir çözümde (her nasıl olursa) önemli rol oynamak istiyor.

Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklara, insan hakları ihlallerine karşı ciddi bir tavır sergilemek dolayısıyla bu çıkarlarıyla uyumlu değil. Öyle ki; AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Johannes Hahn, Türkiye üyelik müzakerelerinin nihai olarak sonlandırılmasını istiyor.

Zira özellikle darbe sürecinin ardından yaşananlar üyelik müzakerelerini zora sokmuştu. Hahn’ın benzeri açıklamalar sık sık yapılmasına rağmen AB ülkeleri Türkiye’ye yönelik herhangi resmi bir yaptırımda bulunmuş değil.

Zaten Hahn da açıklamalarının devamında Türkiye ile stratejik ortaklıkların sürdürülmesi yönünde bir görüş beyan ediyor. Dolayısıyla yaşanan hukuksuzluklara, insan hakları ihlallerine karşı gözü kapalılık hali başta Almanya olmak üzere, Avrupa ülkelerinin tercih ettiği strateji durumunda.

***

Şebnem Korur Fincancı kendisine verilen Hessen Barış Ödülü için, “Yaptığımız iş, olması gereken için ödül almak bende bir mahcubiyet yaratıyor” diyor. Zira, insan hakları mücadelelerinin yoğun olduğu yerlerde, hak ihlalleri de o kadar yoğundur.

Hessen Eyaleti Barış Ödülü bu noktada hem anlamlıdır, hem de sivil toplum örgütlerine, hak savunucularına önemli sorumluluklar yüklemektedir.

Nitekim Almanya Türkiye’deki hak ihlallerini görmemekte kararlı.

Yazarın diğer yazıları