Almanya’da konu yine aşırı sağ…

“Çok sayıda aşırı sağcı birkaç ay veya birkaç yıldan beri aktif ve bunların bir kısmı daha önce bilinmeyen kişiler.” Bu ibareler Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın hazırladığı gizli bir raporda geçiyor.

Almanya’da aşırı sağ her geçen gün daha da güçleniyor ve bu sadece parlamentoda aldıkları oy oranları ile sınırlı değil.

PEGİDA adıyla organize olan ve Almanya’nın birçok bölgesinde örgütlenerek büyüyen aşırı sağ hareketler, parlamentoda da AfD ile kendi temsilini yarattı. Dışarıda gösterilere gelen “göze çarpan” dış görünüşleri ile dikkat çeken bu gruplar, parlamento temsili ile imajlarını yenilediler.

Özellikle son dönemlerde alanlardaki gösterilerde sayıları ve desteklerinin azaldığına dair bir algı oluşturuldu.

Oysa Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın son yayınladığı rapor, durumun tam tersini işaret ediyor.

Nitekim geçen yıl 26 Ağustos’ta Chemnitz’de 35 yaşında bir Alman’ın bıçaklanarak öldürülmesi aşırı sağcıları harekete geçirmiş, haftalarca gösteriler düzenlenmişti. Gösterilerin kalabalık geçmesi ise tahayyüllerin dışında gerçekleşti. Kimse gösterilerin bu kadar kalabalık geçeceğini tahmin etmiyordu.

Almanya’da aşırı sağ kendisini her zaman besleyecek kaynaklar buldu. Son dönemlerde basına yansıyan veriler ise devlet içerisinde örgütlenmelerinin ne kadar köklü ve eski olduğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı raporunda “aşırı sağcıların iç savaş senaryosundan ve kamu düzeninin çökmesine hazırlandıklarına ilişkin ipuçları” bulunduğundan da bahsediliyor. Zira geçtiğimiz günlerde aşırı sağcı grupların telefon numaraları ve adresleriyle birlikte binlerce kişiyi kapsayan “düşman listeleri” oluşturdukları açığa çıkmıştı.

Yeni gelişmeler de aşırı sağcı örgütlenmelerin mevcut durumları hakkında ipucu veriyor. Schwerin Savcılığı 3’ü aktif, 1’i eski olmak üzere toplam 4 polis memurunun “silah yasasını ihlal etmek” ve “örgütsel dolandırıcılık” suçlamasıyla tutuklandığını açıkladı.

Bu polis memurları “Prepper” olarak adlandırılan gizli bir örgütlenme içerisinde yer alıyor ve bu örgütlenmenin kurucusu da Marco G.

Savcılık verilerine göre bu örgütlenme polisten 10 bin‘den fazla mermi temin etti. Veriler bununla da kalmıyor. Bu örgütlenmenin X günü adını verdikleri bir tarihte “ülkedeki siyasetçilere yönelik suikastlar yaparak, iç savaş çıkarmayı, ardından da darbe yaparak ülke yönetimini devralmayı amaçladıkları” da savcılık tarafından sunulan veriler arasında.

Bu örgütlenme söz konusu eylemlerini harekete geçirmek amacıyla oldukça ciddi hazırlık içinde olduğu görülüyor, ki bu bilgiler daha çok internet ortamında birbirleri ile olan görüşmelerden elde edilen bilgiler.

Yine geçtiğimiz günlerde Kassel Valisi Walter Lübcke’nin evinde öldürülmesi konusunda hala soru işaretleri bulunuyor. Aşırı sağ grupların Lübcke’ye yönelik nefret söylemleri yine soru işaretlerini besler nitelikte.

Siyasetçiler uzmanlar aşırı sağ örgütlenmesinin mevcut durumu hakkında sık sık uyarıda bulunuyor. Zira bu örgütlenmeler hakkında kamuoyuna yansıyan bilgiler kısıtlı olmasına rağmen, rakamlar oldukça endişe verici.

Almanya’da aşırı sağ örgütlenmesi ile mücadeledeki zaaf bir çok boşluk doğuruyor. Dolayısıyla birçok dava ve soruşturma sonuçsuz kalıyor. Nitekim yıllara yayılan NSU davası da gerçek failleri yargılanmadan sonuçlandırılmıştı. Almanya’da politikanın rengi her geçen gün biraz daha sağa kayıyor. Aşırı sağ ise hiç olmadığı kadar güçlü…

Yazarın diğer yazıları