Aslolan dayanışma ve mücadeledir

"Gecenin en karanlık anı 

şafağa en yakın andır."

                  Paulo Coelho

İktidar, kısır ve bir o kadar da karmaşık zihin yapısıyla bütün insani değerleri ve oluşumları kirletmeye, içini boşaltmaya devam ediyor.

Söylemler aynı, replikler ve tepkiler aynı. Aynı paradigmanın ezberleriyle yorumlanıyor her şey, aynı gözlüklerle bakılıyor olan bitene, aynı volümden ve aynı perdeden konuşuluyor. Gerçekler karşısında susmada da, yok saymada da, savaş tamtamları çalmada da aynı.

Özgürlüklerin önündeki engellerin boyutları OHAL kararnameleri ve uygulamalarıyla her geçen gün büyüyor. Barış, eşitlik ve adalet istekler suç sayılıyor, insan hak ve özgürlüklerine dair tüm talepler baskı altında tutuluyor ve cezalandırılıyor.

Türkiye’de demokrasi karşıtı cümle şoven, militarist ve statükocu kesimlerin üzerinde uzlaşmaya vardıkları nokta,baskı rejimini sürekli kılmak ve buna uygun düzenlemeler, anayasalar oluşturmak.

***

Daha koyu bir faşizme doğru koşar adım gittiğimiz şu günlerde iyimser olmanın imkanını göremiyorsak da sessiz kalmak olan bitene ortak olmak anlamına gelir.     

İktidar sistemin meşruluğunu (!) benimsetmek ve onu sürekli kılmak için ülke içindeki tüm bilgi alışveriş ve kitle iletişimini de tümüyle elinde tutma ve denetimi altına almayı istiyor. Böylelikle tek tip düşünen her sunulanı kabullenen, her türlü yalan-yanlış bilgiyle manipüle edilmiş bir toplum oluşturmayı amaçlıyor. Doğrusu bunu da başarıyor. Beyin yıkama çabaları hız kesmeden devam ediyor. Kendisine sunulanı irdelemekten, sorgulamaktan yoksun kitleler olgu ve olayları yargılamadan bilinçsizce benimser duruma getirilmiş. Yalan yanlış bilgilerle insanlar maruz kaldığı kuşatmanın mağduru olduğu gibi, sebebi de olmanın açmazı durumuna getirilmiş.

***

Kimi olayları değerlendirirken bakış açımızı, paradigmanızı yani zihin haritamızı değiştirmeden gerçeği yakalayamaz ve yanılırız. Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.

Olayları sağlıklı bir şekilde değerlendirmek ve kaydetmek ibret almak, hatalarımızdan dönmek ve hayattan af dilemek için elimizde yeterince malzememiz var. Birlik ve beraberliği korumanın yolu, her kişi ve görüşe hayat hakkı vermekten, yani özgürlükleri genişletmekten, özgürlüklerin esas alınıp yasakların kaldırılmasından geçer. Yoksa ülke birliği, herkesi düşman belleyerek ve herkesi aynı tip elbise giymeye zorlayıp ülkeyi yaşanmaz bir hale getirerek korunmaz. 

Aynaya baktığında kılıf bulmadan, mazeret üretmeden, dürüstlüğünü ortaya koruyabilenler kötülük üretenlere karşı direnmek gerektiğini de bilenlerdir.

Toplum, şiddetin her türlüsünün hakim olduğu ama her durumda buna karşı çıkılmasının gerektiği bir süreçten geçiyor "Peşinden gidebilecek kadar cesaretiniz varsa, bütün rüyalarınız gerçek olabilir." diyen W. Disney’in sözünü, hayat sahnesinde var ettiğiniz, yaşamlarınızın her bir döngüsüne kazıdığınızda, rüyalarınızı gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olduğunuzu fark edeceğiz.

Daha koyu bir karanlığa doğru koşar adım gidilen şu günlerde iyimser olmanın imkanını yok deyip geri çekilmek ya da sessiz kalmak da, olan bitene ortak olmak anlamına gelir. Aslolan dayanışma ve demokratik mücadeledir.

Yazarın diğer yazıları