Aslolan demokrasi ve insan haklarıdır

“Demokrasinin bütün hastalıkları, daha fazla demokrasiyle 

tedavi edilir.” F. Hayek

***

Şu an içinde bulunduğumuz kaos ortamından çıkışın tek yolu hukukun üstünlüğüne bağlı kalınarak demokrasiyi ve insan haklarını esas alan, ülke içinde ve dışında barış politikalarını içtenlikle uygulamaktır.

Evet. Ne darbe ne diktatörlük; demokrasi, barış, eşitlik ve özgürlük diyorum.     

Türkiye demokrasi güçlerine düşen, hem darbe girişimlerine ve heveslilerine hem de anti-demokratik uygulamalara ve sivil otoriter yönetimlere karşı gerçek demokrasi için mücadelesini sürdürmek olacaktır.

Tabi böyle zamanlarda dik duran onurlu kurumlara ihtiyacımız var.

Bunca hengame içinde gözardı edilen ya da görünür kılınmayan 30. kuruluş yıldönümünde İnsan Hakları Derneği (İHD)’nden söz etmek istiyorum.

***

İnsan Hakları Derneği, 17 Temmuz 1986 tarihinde, aralarında tutuklu-hükümlü yakınları, yazar-gazeteci, hekim, hukukçu, mimar- mühendis ve akademisyenlerin yer aldığı çeşitli meslek gruplarına mensup 98 insan hakları savunucusu tarafından kuruldu.

Kurucular, 12 Eylül 1980’de yapılan askeri darbenin ardından siyasi parti, dernek ve sendikaların kapatılması, başta anayasa olmak üzere temel hak ve özgürlüklerle ilgili yasaların iptal edilmesi, toplum üzerindeki baskıcı-otoriter uygulamaların yoğunlaşması ve gözaltında ve cezaevlerinde işkence ve kötü muamelelerin had safhaya ulaşması nedeniyle  oluşan ağır tahribatın giderilmesine ve toplumun duyarlı olmasına katkıda bulunmak fikriyle harekete geçti. Derneğin kuruluş amacı “İnsan hak ve özgürlükleri konusunda çalışmalar yapmak” şeklinde formüle edildi ve bu ifade İHD Tüzüğünde de yer aldı.

 ***

İHD’nin yönetici ve aktivistleri, bu amaçla yıllar içinde, ülkedeki ve dünyadaki insan hakları ile ilgili uygulamaları izleyerek bilimsel incelemeler ve araştırmalar yaptı. Bu alana ilişkin tespitlerini raporlar yayınlayarak, dünya ve Türkiye kamuoyunu bilgilendirdiler. İnsan hakları savunucuları, hak ihlallerinin meydana geldiği mahallerde bulundu ve hak ihlaline uğrayan kişi ve kurumların başvuru ve şikayetlerini ilgili mercilerin ve kamuoyunun bilgisine sundu. Bireylere insan hakları bilinci aşılamaya yönelik açık oturumlar, konferanslar, seminerler, paneller ve sempozyumlar gerçekleştirdi. Kuruluşundan günümüze dek çeşitli dönemlerde, genel af, ölüm cezası, savaş karşıtlığı, barış, DGM’ler, düşünce özgürlüğü, gözaltında kaybetmeler, faili meçhul öldürmeler, işkence ve kötü muamele, cezaevleri, çalışma yaşamı gibi alanlarda ülke çapında kampanyalar düzenlediler.

İHD yönetici ve üyeleri, bir yanda insan hak ve özgürlüklerini savunurken, diğer yanda devletin ve hakları ihlal eden kesimlerin baskılarına maruz kaldı. Yıllar içinde 23 üye ve yöneticisi faili meçhul cinayetler sonucu yaşamını yitirirken, yüzlerce üyesi yaralandı. 1998 ve 2002 yıllarında, dönemin genel başkanları, derneğin genel merkezinde, silahlı ve fiziksel  saldırıya maruz kaldı. Derneğin yüzlerce yönetici ve üyesi, insan hakları alanındaki faaliyetlerinden dolayı yargılandı, hapis ve para cezalarına mahkum edildi.

İHD, darbelere ve antidemokratik uygulamalara karşı 30 yıldır mücadelesini sürdürüyor. 

30. Yaşın kutlu olsun. İyi ki varsın İHD.

Yazarın diğer yazıları