Aslolan…

Fransa Gündemi

Fransa son bir hafta boyunca 14 Temmuz kutlamaları nedeniyle havai fişek gösterilerine sahne oldu. 1789’daki devrimin başlangıcı olarak kabul edilen Bastille Günü; askeri geçit töreni, Bastille, Trecodero ve Tour Eyfel önünde müzikal gösteriler, gece yarısı havai fişek şölenleri vb eşliğinde kutlandı.
14 Temmuz Fransız Devrimi veya İhtilali (1789-1799), Fransa’daki monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulduğu tarihsel dönemi ifade ediyor. 14 Temmuz 1789 tarihi Parislilerin Bastille Hapishanesi’ne hücüm ettiği tarihtir. Bu ayaklanmanın ardından kurucu meclis ilan ediliyor ve İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi yayınlanıyor. Fransa’nın “eşitlik, adalet ve kardeşlik” kavramlarını bir anayasayla kabul ettiği tarihsel zafer, devlet erkanı tarafından bu yıl Champs-Elysees caddesinde askeri törenle kutlandı.  
Champs-Elysees’de bu yıl gerçekleşen askeri törenin açılışını, Mali ve 12 diğer Afrika ülkesinden gelen askerler yaptı. Hükümet bu kararı, “terörle mücadelede askerlerin sağladığı başarı“ nedeniyle aldıklarını basına duyurdu. Başka ülkelerin iç sonurlarına müdahale, ekonomik buhranı aşmak için çıkılan sermaye akışı seferleri artık çağımızın “terörle” mücadelesinin içeriğini oluşturuyor. İlk olarak Afrika’yı keşfe gitmişlerdi… Daha sonra oradaki zenginlikleri ülkelerine taşıma, bu yeterli olmadığında asıl zenginliğin sahipleri şimdi Fransa’nın öğündüğü tarihi yapıda köle olarak çalıştırılmak üzere Avrupa’ya taşınmışlardı. Fransa, burjuva devrimlerle aydınlanmayı yaşarken, Afrika, hep emperyalizmin karanlık gölgesinde kalmaya mahkum kaldı. Keşif tarihlerinden günümüze Afrika, hep müdahale alanı, iyileştirilmesi gereken, kendi başına hareket edemeyen konumda kaldı.
Ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande Champs-Elysees’den Afrika için şu sözleri sarfediyor: “Bu bir zaferdir. Afrika’da önemli olan benim ne yaptığım değil, ben sadece karar aldım. Sahada bu zaferi kazananlar Fransız askerlerdir. Mali’de terörü yendik, ama her yerde yenmedik. Her tarafta savaş açmayacağız. Buraya gittik çünkü dost bir ülke tarafından çağrıldık, Avrupa ve uluslararası kanunlar tarafından desteklendik.” Hollande’ın sarfettiği “bazı yerlerde hala terörü yenemedik” cümlesi, aslında Fransa’nın Afrika’da iştahını kabartan daha farklı yerlerin olduğuna işaret ediyor. İlerleyen aylarda kimbilir, Fransa belki onlara da “eşitlik, kardeşlik ve adalet” elini uzatacak.
Atılan zafer naralarının yanı sıra, Mali müdahalesi sonrası Paris ve çevresinde günlük olarak işletilen “terör” paronayası neyin ifadesi! Her görülen paket, bomba olarak patlatılırken, gün içerisinde garlarda insan avı da bu konunun aksesuarı haline getirilmiş durumda.
Fransa tamda böylesi günlerde büyük bir tren kazasını geride bıraktı. SNCF Fransız Ulusal Demiryolu Şirketi’ne bağlı tren, Bretigny-Sur-Orge bölgesinde ikiye bölündü. Kaza sonucu 6 kişinin öldüğü 200 kişinin yaralandığı kamuoyu ile paylaşıldı! Anında bölgede incelemeler başlatıldı. İnceleme sonucu ise kazanın makas manevrasında yer alan 10 kilo ağırlığındaki metal parçaların çıkmasından kaynaklandığını belirtildi. Ölü sayısının ilk haberlerde 6’nın üzerinde olduğu belirtilirken, ilk yarım saatte her şey değişti. Anında tren kazası rutin bir habere dönüştürüldü. Görüntüler kısıtlandı. Bütün bunlar normal değildi elbet…
Fransa’nın Televizyon ve Basın Yayın Haberlerini Denetleme Kurulu devreye girmişti bile. SNCF ve ona bağlı TGV dünyanın en önde gelen tren ve ray sistemlerine sahip şirket yıpranabilirdi! Fransa’nın, büyük şirketlerin imajı her şeyden önce geliyordu. Dahası, tren kazası; Champs-Elysees’de düzenlenen görkemli “zafer” kutlamalarının önüne geçmemeliydi. Nitekim, Fransa kazayı unuttu bile. Nasılsa uzmanlar çalışıyor, onlar nedenleri hemen bulur! Fransa’nın daha çıkacağı seferler var. Afrika, onları bekliyor. Niye mi gidecekler; “adalet, eşitlik, kardeşlik” için!.. Bütün bu imaj aslında hiçbir şeydir, aslolan “sermayenin” suyunun akışıdır.

Yazarın diğer yazıları