Aşırı sağa zemin altın tepside sunuldu

Almanya Gündemi

Geçtiğimiz günlerde Berlin’de yapılan seçimler, 2017’nin sonbaharında yapılacak genel seçimlerin nasıl şekilleneceği konusunda önemli kodlar taşıyordu. Aşırı sağcılara yakın duran Almanya için Alternatif (AfD) Almanya genelinde yükselişini sürdürürken, Berlin’deki seçimlerden de hatırı sayılır bir sonuç yakaladı. 14,2 oranında oy alan AfD, parlamentoda 25 sandalyenin sahibi oldu. Aşırı sağ temsiliyetinin yükselişi uzun bir süredir Almanya gündemini meşgul ediyor, zira politikadaki çıkmazlar zaten bu zemine halihazırda ortam sunuyor. (AfD’nin 2016 yılında yapılan eyalet seçimlerinde aldığı oy oranları: Sachsen-Anhalt 24.2, Reinland Pfalz 12,6, Baden-Wüttenberg 15,1, Mecklenburg-Vorpommern 20.8, Berlin 14.2, böylelikle AfD toplam 10 eyalette temsiliyet sahibi.) 

Mevcut siyasetteki boşluklar ve toplumsal zeminde yaratılan tatminsizlik duygusu Avrupa’da aşırı sağda meydana gelen yükselmenin tetikleyicisi. Bu noktada en önemli argüman da Ortadoğu’daki savaş koşullarından dolayı beklentilerin üzerine çıkan mülteci göç dalgası. Nitekim Almanya’da özgün koşulların yanında, Merkel’in mülteci politikası, akabinde yaşanan sosyal ve ekonomik istikrarsızlık aşırı sağın arayıp ta bulamadığı imkanlar yarattı. 

Aşırı sağdaki yükselme, "Yeniden Birleşme" yıldönümü öncesi hükümet tarafından geleneksel olarak hazırlanan raporun da temel konularından biri. Benzer raporlardan farkı ise; doğu ve batı Almanya karşılaştırmalı olarak ele alınıyor. Bildiğiniz üzere 3 Ekim 1990 tarihinde Demokratik Alman Cumhuriyeti (Doğu Almanya) varlığına son vererek, Federal Almanya Cumhuriyeti (Batı Almanya) çatısı altında birleşti. Batı’nın Doğu üzerinden sömürüsü olarak şekillenen birleşme, doğu halkına maalesef beklenen refahı getirmedi. Hukuki sınırlar kağıt üzerinden kalksa da, meşru zeminde bir birlik yakalanamadı. Batı’nın kapitalist çarkları arasında boğulan doğunun sosyalist düzeni, ‘eskiye özlem’ arayışını derinleştirdi. Dolayısıyla oluşan kaos, yıkım ve hayal kırıklıkları var olan aşırı sağ zemine fırsatlar sunarak daha da güçlenmesini sağladı. 

Birleşmenin 26. yılında hükümet tarafından hazırlanan rapor mevcut koşulları gözler önüne seriyor. Raporda önceki yıllarda daha çok konuşma konusu olan işsizlik oranlarında bir iyileşme olduğu belirtiliyor. Rapora göre işsizlik oranı Doğu’da yüzde 9.7’ye düşerken, Batı’da bu oran yüzde 5.7. Dolayısıyla iki taraf arasındaki işsizlik farkı yüzde 3.5 dolaylarında. 2001 yılında yüzde 10’luk fark oranı düşünüldüğünde sonuç epey iyi. Fakat bu durum doğu eyaletlerinde istikrarlı bir ekonominin olduğu anlamına gelmiyor. Zira huzursuz bir ortam yaratan sosyal eşitsizlik devam ediyor. 

Almanya’daki aşırı sağ faaliyetlerinin en yüksek olduğu coğrafya doğu kentleri. Mülteci akını ile birlikte artan aşırı sağcı saldırılar, bu yıl rapora yön veren en önemli konu. (Pegida en çok bu kentlerde örgütlendi. Gösterileri ise devam ediyor. Saksonya eyaletinin başkenti Dresden aşırı sağın kalesi olarak biliniyor.) 

Özellikle ‘doğu’ kentlerindeki aşırı sağ zemininin artışı yeniden birleşme sonrası beklenen refah oranının tersi yönde bir eğri çizmesi ile de ilintili. Rapora göre Anayasayı Koruma Teşkilatı verilerinde doğu eyaletlerinde aşırı sağ eğilimli suç oranı yüzde 10.5 farkla batı eyaletlerinin önünde. 

Şunu da belirtmek gerekir; aşırı sağ Almanya’da mülteci politikalarıyla ortaya çıkmış bir olgu değil. Bugüne kadar faaliyetleri görmezden gelinen aşırı sağ, mülteci akını ile dumura uğrayan Almanya’da var olan zemini kullanarak parlamenter temsiliyetinin önünü açtı. Aldığı nicel destek aşırı sağ şiddetin görünür düzeyde artmasını sağladı. Aslına bakarsanız, Sol Parti’nin aktüel sorunlara çözüm konusunda yeni perspektifler sunmaması da bu zemine destek veren olgular arasında yer alıyor. Sağ tabanı birleştiren Merkel’in özellikle mülteci politikasında ısrarcı davranması ve sorunun çözümü yerine, çözümsüzlüğü derinleştiren bir yön izlemesi aşırı sağ eğrisini daha da yükseltecek gibi görünüyor. Öz olarak aşırı sağa siyaset zemini altın tepside sunuluyor.

Yazarın diğer yazıları