Avrupa’nın fuhuş cenneti Almanya Cesaret ve vicdanı konuşturma zamanı

GÜL GÜZEL

Dile alınması bile biz kadınlar için zor olan bir kelimedir ’fuhuş’. Ataerkil sistemin utancıdır. Kadını para karşılığı fuhuşa teşvik eden erk eksenli sistemdir.Cinse indirgemeye gerek görmesek de en çok mağdur olan kadın cinsidir bu konuda. 21. yy’da devlet sistemleri artık yasalarında resmileştirerek, ‘Fuhuşu koruma yasası’ adı altında fuhuş pazarının sermayesini ellerinde tutmaya başladılar.

Duyarlı kesimler, çocuklara uygulanan cinsel istismara (pedofili), kadınların mafya örgütleri tarafından fuhuşa mecbur edilmesine karşı senelerdir mücadele veriyor. Günümüz dünyasında o kadar çok karanlık işlerle uğraşan (kadın kaçırma, uyuşturucu ticareti, böbrek benzeri organ kaçakçılığı, insan/mülteci kaçakçılığı, arsa/arazi, senet vb…) mafya grupları var ki, isimlerini saymakta bile zorlanıyoruz. Devletlerin görevi, bu tür mafya çeteleriyle mücadele etmektir.

Kadın örgütleri, Avrupa’nın en zengin ve her yönüyle yasa ve kurallarının insanlık onuru için işlediğine inandığımız Almanya’da, uzun yıllardır kadın hakları için fuhuşa karşı mücadele ediyor. Mücadelenin amacı şu: Kadınları köleleştirenleri, zorla fuhuş yaptıranları daha ağır yaptırımlar uygulanmasını sağlamak, bu işi yapanları toplum içinde mahkum ettirebilmek.

Anlaşılan o ki devlet, kadın tacirlerini cezalandırmak için yükselen sesi duymadı bile. Aksine bizzat devletin bizzat yaptığı yasalarla fuhuş yaygınlaştı. Yasa maddeleri öyle bir kalıba sığdırılmış ve kılıfa uydurulmuş ki, bir okuyuşta anlamak bile mümkün değil. Ben bir tercüman olarak uzun bir cümle ile ifade edilmeye çalışılan bu yasa maddesini tercüme etmeye çalıştım ama tam olarak beceremedim. Hukuk okumayan kişilerce iyi anlaşılmaması için kocaman bir paragraf maddesi bir cümle olarak kurulmuş. Şöyle ki:

“…sayılı madde ile, seks/fuhuş hizmeti cinsel bir hizmet olup, ödeme karşılığında en az bir kişi veya en az bir kişi tarafından yapılan cinsel ilişkidir veya cinsel bir eylemin bir kişinin üzerinde veya önünde gerçekleştirilmesine izin verir… Seks işçileri, cinsel hizmeti veren kişilerdir. Resmi izinle kurulan bu fuhuş işi, cinsel hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili olarak en az bir kişi tarafından profesyonel hizmetler sunan veya sağlayan bir şirkettir. Burada yapılması gerekenlerin başında;

1- Seks işçiliği için bir araba hazır bulundurulacak,

2- Fuhuşun yapılacağı bir mekan hazır olacak,

3- Bir fuhuş etkinliğini düzenlemek veya,

4- Fuhuş arabuluculuğu şirketi işletmek (Fuhuş yapılan bina, mekan ve yerler o yöredeki sabit tesis yerler olup, seks/fuhuş hizmeti için kullanılabilecek yerlerdir),

5- Fuhuş araçları, römorkları veya diğer mobil gereçler yapılacak seks hizmeti için hazır bulundurulacak,

6- Yapılacak fuhuş/seks hizmeti programlarında bulunanlar arasında en az bir kişiye seks hizmeti sunulmalı,

7- Fuhuş/seks hizmeti aracılığıyla en az bir kişinin fuhuş hizmeti veren alan dışındakinin iknası ile bu seks/fuhuş hizmetini verenlerin olması.”

Benim anlamakta zorlandığım; bu yasanın maddeler halinde sıralanarak,  bu ‘hizmeti’ resmi olarak yapması için kişinin nasıl ve nereye başvurması, müracaat edebilmesine dair bilgilerdir. Bu bilgiler arasında altı çizilen ise, müracaat eden kişinin 18 yaşını doldurmuş olması gerektiğidir. Bu konuda daha detaylı bilgi için (Gesetz zum Schutz von in der Prostitution tätigen Personen) internet sayfasına bakmak mümkün.

Sonuç olarak anlatmak istediğim şey şudur. Avrupa’nın en zengin ülkesi sayılan Almanya, (2001’de hazırlayıp 2002’de yasalaştırdığı ve 2016’dan beri yürürlüğe koyduğu fuhuş yasalarıyla, bugüne kadar Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’dan getirip seks/fuhuş köleliği yaptıran ‘pezevenk’ denilen kişileri veya mafya örgütlerini devre dışı bırakarak, bu işi kendisi yapmaya başladı. Avrupa’nın kerhane cenneti ülkesi durumuna geldi. Verdiği ruhsatlarla her şehirde açılan otellerle fuhuş yaptıran resmi bir devlet unvanını taşıyor şimdi.

Bizler, fuhuş için kadınları kaçırıp köleleştiren kişilerle uğraşırken, şimdi kimi kime şikayet edeceğiz?

Yapılması gereken, devletin bu yasaları tekrar kaldırması için halkın bilinçli ve adaletli iradesine şikayet etmektir.

Bu işte çalıştırılanların yüzde 90’ı, Doğu Avrupa ülkelerinden getirilen genç kadınlardan oluşuyor. Hepsinin iyi yaşam ve geleceğe dair hayalleri kirli otel odalarında 30 Euro karşılığında ödenen fuhuş ile bitiyor. Ve bu ücretin yüzde 25’i devletin vergi dairesine gidiyor.

Bu konuda çok az konuşabilen kişi var. Cesaretimizi ve vicdanımızı konuşturmanın zamanı. Sokaklara çıkmanın yanı sıra, kadınların evrensel dayanışmaya dayalı örgütlenmesine çok acil ihtiyaç var.

Yazarın diğer yazıları

    None Found