Barzani Amed Newroz’una da gidecek mi?

Türkiye ile Federal Kürdistan Bölge hükümeti arasında son yıllarda artan siyasi, sosyal ve ekonomik bir ilişki olduğu bilinen bir gerçek. Hatta bu ilişkinin taktik bir ilişkinden ziyade stratejik bir ilişkiye doğru ilerlediği dahi söylenebilir. Fakat bu siyasi ve ekonomik ilişkinin Güney Kürdistan’ın ortak yaklaşımı olduğu söylemek güç. Çünkü KDP ile geçen dönem hükümet ortağı olan Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ve yeni dönemin ikinci partisi konumundaki Goran Hareketi de dahil olmak üzere bölgedeki partilerin hiçbiri bu ilişki tarzından memnun değil. Bu yaklaşım bir tek Bölge’nin iktidar partisi konumundaki KDP’nin yaklaşımıdır. Bundan ötürü de Federal Kürdistan Bölgesi adına Türkiye ile yürütülen ilişkiler bir nevi KDP ile Türkiye veya AKP ilişkisine dönmüş durumda.

Federal Kürdistan Bölgesi Başbakanı Neçirvan Barzani’nin en son Türkiye ziyareti de tamamen bu çerçevededir. Ziyaretin biçimine bakıldığı zaman bu çok net bir şekilde görülmektedir. Tamam, Barzani zaten her ay en az bir kere Türkiye’de. Sorun bu değil. Esas sorun Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmenin Van’da yapılmasından kaynaklanıyor. Hiçbir siyasetçi, bürokrat herhangi bir görüşme yaparken görüşme yerinin ve tarihinin ifade edeceği siyasi anlamları göz ardı etmez. Neçirvan Barzani de Davutoğlu ile Van’da görüşmenin ne anlam ifade ettiğinin kesinlikle farkındadır. Hele hele Türkiye’de yerel seçimlere sayılı günler kala Barzani’nin AKP’nin davetlisi olarak Van’a gitmesinin hesaplanmamış bir şey olduğu kesinlikle düşünülemez.
Hatırlanacağı üzere Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani de, yanına Şivan Perwer’i alarak geçtiğimiz aylarda Amed’e çıkarma yapmış, Başbakan Erdoğan ile orada görüşmüştü. O dönem de herkes “ya tamam Erdoğan ile görüşüyorsan görüş, ama neden Amed’de? Oranın da bir sahibi var, bir muhatabı var. Amed’de biriyle görüşeceksen onlarla görüşeceksin. Erdoğan ile de Ankara’da görüşeceksin” diyerek Barzani’nin Amed gezisini eleştirmişti. Hatta yaklaşan yerel seçimleri işaret ederek Mesud Barzani’nin AKP’nin seçim propagandalarına alet olduğu dahi açıkça söylenmişti. Barzanilerin bu tutumu ister objektif ister sübjektif değerlendirilsin, ama her şekilde de amca, yeğen her biri bir Kürt şehrinde AKP’nin seçim propagandasına destek hatta alet olmuş oluyorlar.
Tabi ki, AKP ile KDP arasındaki bu paslaşmanın Türkiye’de AKP’nin sıkışmışlığı kadar Güney Kürdistan’da da KDP’nin sıkışmışlığıyla yakından bağlantısı var. AKP Türkiye’de Cemaat ve ABD karşısında nasıl ki zor bir konumdaysa KDP’de Bölge’de Türkiye ile kurduğu ekonomik ve siyasi ilişkilerinden dolayı hem ABD’nin hem Bağdat yönetiminin hem de bölgedeki diğer Kürt partilerinin tepkisini üzerine toplamış ve kendini yalnızlaştırmış durumdadır. Bugün Bölge’de hiçbir parti KDP’nin hükümet adına Türkiye’ye petrol satmasını ve bundan dolayı Bağdat’a karşı yürüttüğü kriz siyasetini desteklemiyor. Hiçbir parti KDP’nin Rojava siyasetini kabul etmiyor. Hiçbir parti KDP’nin iktidar ve hükümet anlayışına ortak olmak istemiyor ve bundan dolayı da bölgede bu altı ayı aşkın bir süredir parlamento seçimleri yapılmış olmasına rağmen hala hükümet kurulabilmiş değil. KDP Ortadoğu ve Kürt siyaseti içinde kendisini parti olarak yalnızlaştırdıkça, Türkiye’ye ve AKP’ye daha fazla sarılıyor. Bundan dolayı da her şeyini AKP Hükümetine yatırmış durumda. Bu durum Güney Kürdistan’a da Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik krizi direkt yansıması şeklinde oluyor.  
Güney Kürdistan’da şimdilik daha çok fazla dışa vurmamış olsa da, derin bir ekonomik ve siyasi krizin sinyalleri veriliyor. Ve bu krizde KDP’nin Türkiye ile kurduğu siyasi ve ekonomik ilişkilerden kaynaklanıyor. Bu ilişkinden dolayı Bağdat bu üç aydır Federal Kürdistan Bölgesi’nin bütçesini kesmiş ve Bölge’de bankaların içi boşalmış durumda. Bundan dolayı da halkın maaşları verilemiyor. KDP bu krizden çıkabilmenin yolu olarak son dönemlerde kredi arayışına girmiş durumda ki, bunu da Türkiye’den almaya çalışıyor. Neçirvan Barzani’nin son ziyaretlerinin esas amacı da bu. Barzaniler bu amaca da AKP’nin seçim propagandalarına dahi ortak olarak ulaşmaya çalışıyorlar. Fakat Bağdat ile ilişkilerini yeniden normalleştirme arayışında olan Türkiye’nin, onlara kredi verip vermeyeceğini muamma.
Tabi Kürt milliyetçisi de kesilen KDP, Kuzey Kürdistan’da Kürtlere karşı AKP ile böylesi işbirliği yaptığını kabul etmeyeceği kesin. Bunun ölçüsü Newroz günü belli olacak. Çünkü Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Amed ziyareti sırasında kendisine sorulan, “Daha önce birçok sefer Amed Newroz’na davet edilmenize rağmen gelmediniz. Fakat Başbakan Erdoğan’ın Amed’deki düğünlere katılmanız için yaptığı daveti kabul ettiniz. Newroz davetlerini neden kabul etmediniz?” sorusuna o gün Amed’de bir daha çağırırlarsa geleceğini söyleyerek cevap vermişti.  
Evet, Newroz geldi. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)’de hem Mesud Barzani’yi hem de Neçirvan Barzani’yi Amed Newroz’una resmen davet etti. Bakalım hele Barzaniler Kürtlerin en önemli günü Newroz’da Kürtlerin davetlisi olarak Kürt şehri Amed’e gidecek mi?  

Yazarın diğer yazıları

    None Found