Başbakanlık yarışı

Theresa May 8 Haziran’da istifa ediyor demiştik. Hükümet parti Muhafazakarlar arasında liderlik yarışı iyice kızıştı. Lider adaylarının büyük bir çoğunluğu AB’den anlaşmasız çıkışı destekliyor. Çalışma Bakanı Amber Rudd ve Michael Gove dışında. Rudd, AB’ye sıcak bir bakanken Michael Gove, Brexit referandumunda AB’den çıkışı sıkı sıkıya savunmuş, bunun için de gerekirse ırkçı kampanyalar yürütmekten çekinmemişti. Yalanlarla hilelerle seçmeninin aklını çelmeye çalışmıştı. Referandumda AB’den çıkışın çoğunluk almasında Gove’in kesinlikle büyük bir rolü vardı.

Sonra ne oldu? Brexit’in İngiltere’ye ne kadar büyük bir zarara mal olacağı anlaşılır anlaşılmaz geri adım attı ve kararını değiştirdiğini duyurdu. Artık AB’de kalınmasını savunuyormuş artık, ülke için bu daha iyiymiş. Hata yapmış. Özür falan da diledi kamuoyundan. Özür dilese ne olur atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra? Tek derdi lider olmaktı o zamanlar. Liderlik ve başbakanlık hayalini 3 sene önce May elinden almıştı. Şimdi o hayali tekrar canlandı. 3 sene AB’den çıkılması için uğraşan adam, şimdi ‘AB ile uzlaşarak çıkmayı savunan ender adaylardan biriyim o yüzden beni destekleyin’ diyor. Çocuk oyuncağı tabi ülke işleri. Canın istemedi mi karşı takıma geç. Oyunun kuralları kendine göre yaz çiz.

Avrupa’nın en tehlikeli adamı olarak düşünülen Nigel Farage’ın kurduğu tamamen AB karşıtı ve aşırı sağcı Brexit Partisi’nin hızlı yükselişi de endişeleri artırıyor. Şu anda yüzde 26’lık oy oranıyla en büyük parti konumunda, ardından İşçi Partisi, sonrasında yüzde 17 oranla Muhafazakar Parti geliyor. Farage’ın politikalarıyla İngiltere’nin yönetilmesi tam bir felaket olur. Ama son yıldır düzenli bir yükselişle bugünlere kadar geldi ve bir numaralı partiye oynuyor.

Demokrasinin handikaplarından biri de bu. Demokrasi, çoğunluğu temsil etmiyor. En fazla destek ya da oy alan başa geçiyor ve bu oran kimi yerde yüzde 20’lere tekabül ediyor. Örneğin Boris Johnson gibi sağcı ve hilebaz bir politikacının destek oranı tahminlere göre yüzde 26. Muhafazakar lideri ve Başbakan olma ihtimali en yüksek olan kişi çünkü en fazla oran ona ait. Haksız gelir elde etmekten gelirini tam beyan edememek gibi hakkında bir süre soruşturma var. Brexit referandumunda halkı kandırmaktan dolayı hakkında daha bu hafta dava açıldı. Neden 3 sene sonra açıldığı da şaibeli bu arada? Böyle bir adamın siyasetten bile men edilmesi gerekirken İngiltere’nin gerçek sahibi olarak kendilerini gören Muhafazakar orta sınıf İngiliz’i temsil ettiğinden kimse ona dokunamıyor. Muhtemelen o başa geçecek. En sevilen olduğundan değil diğerlerine göre en fazla desteğe sahip olduğundan. En büyüğü ise nasıl olur da yüzde 24 gibi dört kişiden birinin desteklediği biri, tüm ülkeyi yönetebilir? Mevcut demokrasi sistemle bu kişiler başa geliyor ama alenen görülüyor ki yönetemiyor. Boris Johnson da yönetemeyecek.

Yazarın diğer yazıları