Bayram Zilan Kürdistan oylarını ve Erdoğan’ı anlatmış

Bayram Zilan diye Recep Tayyip Erdoğan hayranı Kürt bir gazeteci var, ne yazsa Erdoğansız hareket edemiyor. Onun mantığına göre Kürtler, demokratlar, devrimciler haksız ama Erdoğan haklı. Son dönemde iyice kızgın ve kırgın. Kızgınlığı ve kırgınlığı Erdoğan’a değil, referandumda sözümona iyi çalışmayan AKP’lilere.

Esasında bu konuda tek başına değil Bayram Zilan, halkoylamasından çıkacak mağlubiyeti fark eden bütün yalaka gazteciler gibi o da ne yapacağını ve yazacağını şaşırmış durumda. 21 Mart tarihinde bir yazı yazmış, ne yalan söyleyeyim, o yazının altına imzamı atarım, tabi ki kimi yerlerinde.

Zilan Kürt sorununun askerle çözülmeye çalışılmasına karşı çıkıyor yazısında. Siyasilerin olayı hep terör sorunu olarak değerlendirmesine karşı çıkıyor ve bunun bizi çözümsüzlüğe götürdüğüne inanıyor. Biz de aynı şeyleri söylüyoruz ama aramızdaki fark barışa gelinen son noktanın yok oluş nedeninde görüş ayrılıklarımız var ama bu oturup konuşulacak hatta unutup, tekrar sıfırdan başlanılacak bir durum, barış getirecek yerde geçmişi kaşımanın anlamı olmaz diye düşünüyorum, en azından şimdilik, geçici olarak. O barışı PKK’nin engellediğine, ben de Erdoğan’ın engellediğine (AKP değil) inanıyorum. Dediğim gibi, barış masasına oturulacaksa bu tartışma anlamsızlaşır.

Bayram Zilan’ın şimdiki kızgınlığı ise AKP’nin halkoylaması konusundaki boşvermişliği. Zilan o günkü yazısında “Ne var ki, AK Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatlarının bu teste iyi hazırlanmadığı görünüyor. Referandum çalışmalarında büyük bir “boşvermişlik” var. Doldurulmayan “boşluklar” var. AK Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları kendi kendine goygoyculuktan başka bir faaliyet yürütmüyor. Evetçiler, evet oyu vereceği kesinleşmiş seçmenlere eveti anlatıyor! Kapalı salon toplantılarında, AK Partililer AK Partilere “eveti” anlatıyor! “Dışarıya nasıl açılırız?” diyen yok! “Kararsızları evet yönünde kararlı hale nasıl getiririz?” diye soran yok! “Bölgedeki siyasi boşluğu nasıl doldururuz?” diye düşünen yok! Varsa yoksa “Tayyip Erdoğan halleder, Tayyip Erdoğan yapar” sığınmacılığı! İyi de mübarekler, siz “bostan korkuluğu” musunuz? İyi de ağalar, siz “ne için” varsınız? Cumhurbaşkanı Erdoğan kaç parçaya bölünsün? Cumhurbaşkanı Erdoğan nereye yetişsin? Devlet mi yönetsin? FETÖ’yle mi mücadele etsin? Hollanda ile mi kavga etsin? Mitinglere mi yetişsin? Ekonomiyle mi uğraşsın? Dolarla mı, kredi derecelendirme kuruluşlarıyla mı, ABD’yle mi, AB ile mi, “müstekbirler ittifakı” ile mi uğraşsın? Kaç parçaya bölünüp kaç yere yetişsin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?” diyor.

İşte benim ya da benim gibi düşünenlerin de düşündüğü aynı senin düşündüğün Bayram Zilan. Bu tek kişilik anayasaya baktığımızda biz de aynı senin gibi “Kaç parçaya bölünüp kaç yere yetişsin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?” diyoruz da başka bişey demiyoruz. Yazık-günah değil mi adama, diyoruz, Hollanda’ya karşı kendisi saçmalayacakken, çıkın biriniz de Almanya’ya karşı saçmalasın, diye yırtınıyoruz.

Bu kadar iğrençliği tek başına yaparsa bunun adına faşizm denir diye biyerlerimizi yırtıyoruz ama inandıramıyoruz. Aynen dediğin soruyu soruyoruz “Devlet mi yönetsin?” yerine, “Hem başbakan, hem cumhurbaşkanı, hem parti başkanı olup ta alayını mı yönetsin, demokrasilerde bu işler kişi ve gruplara ayrılır, yoksa hiçbirini yönetemez, diktatörlüğe yönelirsin…” diyoruz. Hollanda’yla bir sorun varsa, onu bıraksın da başbakan ya da dışişleri bakanı yönetsin, hatta Hollanda’da seçimden dolayı 2 başbakan anlaşmışken araya girip bir çuval inciri heba etmesin. Anlamadığı ekonomiyi bıraksın da ekonomiden anlayan bakanlar, müsteşarlar halletsin, başbakana sunsun, bütçesini meclise onaylatmaya çalışsın, her şey senin ağzından çıktığı gibi olmasın.

Evet Bayram Zilan, biz de aynı senin dediğin gibi düşünüyoruz, Erdoğan kendisini başkaları yerine de düşünen olarak gördüğü için AKP’liler artık düşünmeyi, düşünüp çalışmayı, düşünüp çalışarak her şeyi Erdoğan’ın hanesine yazmayı bıraktılar. Eğer AKP’liler bu halkoylamasında çalışmıyorsa bunun nedenini onlarda değil, Erdoğan’da ara. Diğer seçimlerde çok çalıştı bu insanlar, çünkü inandıkları yada inanmaya çalıştıkları bir parti vardı, oysa şimdi karşılarında AKP yerine EKP (Erdoğan’ı Kalkındırma Partisi) var.

Yaptıkları her çalışma sadece Erdoğan’a ama Erdoğan’a yarayacağından dolayı AKP seçmeni tembellik hakkını kullanıyor. Bu da en doğal hakkı, çünkü AKP seçmeninin büyük bir kısmı kendi çabasıyla bir diktatör yaratmak istemiyor.

Aynı senin gibi düşünüyorum Bayram Zilan, bütün işler tek kişiye bırakılmamalı ya da o hepsini istememeli…

Yazarın diğer yazıları