Belirsizlikle beklenen yeni bir yıl

Pazar günü Noel. Bu nedenle son bir aydır Fransa’da büyük caddeler ışıklarla süslü ve belediye önlerinde büyük çam ağaçları bütün ihtişamıyla dikili duruyor. Kent Noel’e belediyeler tarafından böyle hazırlanırken, her yıldan farklı olarak bir ay boyunca açık olan geleneksel Noel pazarları devlet tarafından güvenlik gerekçe gösterilerek yasaklandı. Fransa sokaklarındaki derin sessizliğe bakıldığında ise bu Noel’e sokak ışıkları dışında kendini hissettirmiyor. 

Paris başta olmak üzere kentlerde yüzyılımızda Noel daha çok eğlence mekanlarına hapsolmuş olsa da Fransa toplumu için daha çok ailelerin, dostların aynı masa etrafında buluştuğu sadece o geceyle sınırlı olmayan bir aylık telaşı da içinde barındıran hem dini hem de kültürel bir bayramdı. Gençlerin daha çok eğlenceye odaklandığı ama eski kuşakların gelenekler etrafında kendini ifade ettiği Noel kutlamaları Fransızlar için; alınan hediyeler, hazırlanan yemekler yılın diğer günlerinden ve bayramlarından farklı bir anlam ifade ediyor. Son yıllarda bu geleneksel şölen, önce yavaş yavaş sokaklardaki yansıyışını kaybetti, şimdi ise insanların yüreğindeki yerini kaybediyor. 

Fransızları peki buna iten neydi? Son birkaç yıldır hem yaşanan saldırılar hem de devletin güvenlik konusundaki uygulamaları sokaklardaki Noel canlılığının yerine korku ikliminin yerleşmesini sağladı. Noel Pazarlarına dönük saldırılar, örneğin DAİŞ’in son bir ayda bu anlamda yaptığı tehditler insanların bu anlamdaki kaygısını büyütüyor. TV kanallarında yapılan röportajlara yansıyanlara bakıldığında, geçmişte restoran ve eğlence merkezlerine yapılan rezervasyonlarının yarıdan yarıya düştüğü ifade ediliyor. İşyeri sahipleri bunu güvenlik kaygısına bağlıyor. Aynı şekilde Noel öncesi yapılan alış-veriş oranında geçtiğimiz yıllara göre yılın bu ayında yüzde 60 oranında bir düşüşle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Elbette güvenlik kaygısının bu süreçte büyük bir etken olduğu söylenebilir ama sadece bu durum bununla açıklanamaz. 

Yine televizyon ekranlarına yansıyan, bir diğer önemli husus ise ekonomik kriz, alım gücündeki düşüş ve belirsizlik sorunu! Kriz nedeniyle birçok iş kolunda işten çıkarmaların söz konusu olduğu bir dönemdeyiz. Kamuda kemer sıkma politikası gereği binlerin atılması an meselesi. Asgari ücret yerinde sayıyor ve geçtiğimiz yıl bir torbayı doldurmaya yarayan paranın bu yıl aynı torbayı doldurmadığı açık. Bu belirsiz ortamı nedeniyle  Fransa’daki geçmiş yıllardaki Noel ortamı yerini sessizliğe terk etti. 

Toplum bu haldeyken, ülkenin başbakanı Edouard Philippe’in Tokyo-Paris yolculuğunu Başbakanlık adına 350 bin Euro ödeyerek özel uçak kiraladı. Geleneksel Noel ağacı alamayan Fransız toplumu karşısında 350 bin Euroluk bu durum ülkede lüks ve israf tartışmaları başlattı.   

Fransız hükümeti tüm yaşananlar karşısında her şeyin mevsim normallerinde seyrettiğini iddia etmeye devam ediyor ama INSEE araştırma şirketinin verileri aynı şeyi işaret etmiyor. INSEE, Ülkede 2017 büyümesinin yüzde 1,9 olarak gerçekleşeceğini ve 2018 yılında da bu durumun değişmeyeceğini ifade etti. Bütün bu gelişmelere bakıldığında Fransa, Macron’lu ilk yılını Noel’de korku iklimi, ekonomik kriz ve belirsizlik iklimiyle kapatıyor!

Yazarın diğer yazıları