Ben utandım başkasını bilmem

Bir süre yazmak gelmedi içimden. Çünkü isyanlar akıyordu yüreğimden, o yana bu yana çarpa çarpa. Bırakın cümle kurmayı, kelimeler harflere bölünüp anlamsızlaşıyordu sanki.

Cumartesi Anneleri’nin 700. buluşması gözaltılar, plastik mermiler, gaz fişekleri ile karşılaşmıştı. Elinde bastonu ile 82 yaşındaki Emine anneyi sürüklüyordu polisler. 699 haftadır yasal olan 700. haftada yasadışı oluvermişti ve yasak kararında yazılı gerekçelere kararı verenler bile inanmıyordu.

Dahası, kararı veren makamda görevli yoktu. Makam başka imza başka yerdeydi anlayacağınız ama kapı gibi bir yasak kararı vardı yinede.

701, 702 derken Galatasaray Meydanı’ndan çıkıp İstiklal Caddesini sonraki hafta tüm Beyoğlu ilçesini almıştı içine bu yasak. Cumartesi Anneleri yasaktı, Barış Zinciri etkinliği de iş cinayetine kurban gidenlerin aileleri tarafından sürdürülen Vicdan ve Adalet nöbeti de yasaktı.

Son torba yasada kaymakam ve valilere verilen yetkiler kullanılarak ifade özgürlüğümüz, toplanma ve gösteri yapma hakkımız ortadan kaldırılıyor bir bir.

Yasayı arkasına alan yetkililer, dayandıkları yasanın ve yasak kararlarının anayasaya, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve pek çok uluslararası sözleşmeye aykırı olduğunu, bu yasaklar nedeni ile devletin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde mahkum olacağını bile bile, yüreklerinden sonra akıllarının da karardığını ispat edercesine yapıyorlar bunu.

Bize ısrarla 90’ları hatırlatıyorlar. O yıllardaki özel harp, JİTEM, kontrgerilla yöntemlerini, hak ve özgürlüklerin tamamen iğdiş edildiği zamanları koyuyorlar önümüze. Yeniden ve sağa sola kıvırtmadan iktidardayız demek istiyorlar sanki.

En iyi cevabı Cumartesi Anneleri veriyor onlara. “Siz ordaysanız biz de buradayız” diyor ve her hafta Galatasaray’a doğru düşüyorlar yollara. Sadece Galatasaray Meydanı değil, bastıkları her yeri hakikat meydanına dönüştürüyorlar. Oradan haykırıyorlar gerçekleri ve sayıyorlar suçluları tek tek.

700. hafta 47 Cumartesi İnsanı gözaltına alındı, birinin kolu, birinin parmağı kırılarak üstelik. Emine annenin kolları mosmor olmuştu, Hanife Anne, Hanım Abla, kayıpların kızları oğulları darp edildi özellikle. Sonra, 701. hafta da yasaklandı.

Bu keyfi yasakları ve zulmü protesto için 1 Eylül Dünya Barış Günü mitinginde on binlerce olacağımızı düşünmüştüm, sadece 2 bin kişiydik.

Adalet diye yollara düşen, demokrasi ve insan hakları istediğini söyleyen CHP’nin 26.51, HDP 12.52 oy aldığı,  yaklaşık 10 milyon seçmeni bulunan İstanbul’da, izin alınmış tek barış mitinginde sadece 2 bin kişi olmaktan ben çok utandım, başkalarını bilmem.

Yazarın diğer yazıları