Bir daha asla..!  H. Yekta EREN

3. Dünya Savaşı’nın derinleştiği sınırların yeniden dizayn edildiği Ortadoğu’da faşist AKP-MHP ittifakı öncülüğünde TC faşizminin dört parça Kurdistan’a dönük geliştirmek istediği işgal harekatı ve soykırım politikası devam ediyor.

Kürt halkının ve farklılıkların yok edilmesi ve ortadan kaldırılması amacıyla oluşturulmuş Türkiye ulus-devleti, 1. ve 2. Dünya Savaşları sürecinde açığa çıkan kaosu fırsat bilerek farklılıkları yok etmeye, soykırımdan geçirmeye girişmiştir. Ermeni Soykırımı, Dersim Katliamı ve daha onlarca soykırım ve katliam halen tüm izleriyle canlılığını korumaktadır.

1. ve 2. Dünya savaşlarının adeta kurbanı olan Kürt halkı tüm bu süreçlerde taktik ve stratejik önderliğin olmayışı, ulusal birlikten yoksunluk vb. gerekçelerle istenilen sonucu alamamış, büyük katliamlarla yüz yüze kalmıştır.

3. Dünya Savaşı’nın derinleştiği ve artık sınırların yeniden dizayn edildiği içerisinden geçtiğimiz bugünlerde faşist, soykırımcı TC devleti tarihi misyonuna büyük bir kararlılıkla bağlanarak yeniden Kürt halkına ve farklılıklara dönük işgal ve soykırım politikalarına başvurmaktadır. Başûr ve Rojava Kurdistanı’na dönük geliştirilen işgal harekatı ve kırım politikaları TC’nin kuruluş misyonundan vazgeçmediğini göstermektedir. Faşist diktatör Erdoğan liderliğindeki TC bütünüyle Kürt düşmanlığı ile örgütlenmiş, büyük bir seferberlik ile Kürt halkına dönük Çöktürme Planı ile başlayan Kürt’ü yok etme projesini başarıyla sonuçlandırmak istemektedir.

Tüm bu süreçte faşist diktatörün ve soykırımcı TC devletinin hesaplamadığı tek şey Kürt halkının artık eski Kürt halkı olmadığı gerçeğidir. Bu gerçeği Ortadoğu’da en büyük ortak yaşam perspektifini sunan Kürt Halk Önderliğinin varlığı göstermektedir. Bu gerçeği işgal karşısında dört parça Kurdistan, Avrupa ve dünyanın dört bir yanında ayağa kalkan Kürt halkı ve dostları göstermektedir. Bu gerçeği Kobanê ve Girkê Legê’de devriyeye çıkan Türk konvoyunu proteste eden kadınların ve çocukların işgalcilere karşı kararlı tavrı göstermektedir. Bu gerçeği HSM Merkez Karargah Komutan’ı Murat Karayılan’ın Sterk TV’de yayınlanan özel bir programda Ey Reqîp marşından ‘Kes nebê kurd mirdua kurd zindua’ mısrasını okurken ki gözlerindeki kararlılık göstermektedir. Bu gerçeği Başûr ve Rojhilat Kurdistanı’nda işgale karşı ayağa kalkan Kürtlerin birlik ruhu göstermektedir. Bu gerçeği Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirleri ekseninde oluşan Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’de ki ortak yaşam modeli göstermektedir.

Faşist diktatör Erdoğan ve soykırımcı Kürt düşmanı TC şunu iyi bilmelidir Kürt halkı işgale, soykırımcılığa, sömürgeciliğe tek bir ağızdan bir daha asla demektedir. Düşman güzel sokaklarımızda, topraklarımızda, bahçemizde, parklarımızda görünürse ne yaparsınız diye sorulan Rojava halkı asla diye haykırıp şu cevapları vermektedir: savaşırız, faşistlerle savaşırız, elimizdeki her şeyimizle savaşırız, gerekirse süpürge saplarıyla, sokak sokak, kentimizi asla alamazlar. Kendileri bu toprakların gerçek ve cesur vatandaşları. Ve bu konudaki fikirleri çok açık ve net. Şuan da barış görüşmesi yaparsak savaşarak alacağımızdan daha iyisini alamayız demektedirler. Mesela Nemir amcanın düşüncesine göre Türkler silahsızlanma önerisi karşılığında sınır hattını ve daha birçok şeyi isteyecekler. Mesela diğer birçok kişi adına konuşan Meryem Mihemed sömürgeci faşistlerle anlaşırsak sonrasında köle toplum olacağımızı düşünüyor. Rojava’nın Erdoğan’ın sömürgesi olacağına inanıyor.

Birkez daha işgal gündemimize dönecek olursak farkettim ki durmadan övündüğümüz o uzun yüzyıllar boyunca hiçbir zaman bir işgale karşı kesin olarak halkımıza güvence verilmemiştir. Ancak ben burada tüm inancımlayım. İnanıyorum ki herkes görevini yaparsa, hiç birşey ihmal edilmezse ve en iyi hazırlıklar yapılırsa yuvamız olan topraklarımızı koruyabileceğimizi birkez daha herkese göstereceğiz. Ve bu korkunç savaştan kurtulacağız. Zalimin kötülüklerinden sıyrılacağız. Eğer gerekiyorsa yıllarca, eğer gerekiyorsa yalnız başımıza ne olursa olsun yapmaya çalışacağımız şey, tüm Kürt halkının tamamının tarihi arzusudur. Dört parça Kürdistan’da tüm Kürt hareketleri, Kürt halkının amaçları ve ihtiyaçları için bir araya gelecek ve vatan topraklarını ölene dek savunacaklardır. İyi yoldaşlar gibi birbirlerine güçlerinin son damlasına kadar yardım ederek savunacaklardır. Kürdistan toprağının büyük bölümü ya da Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim ve şanlı toprağı diktatörün kıskacına ve AKP-MHP yönetiminin o iğrenç, faşist idaresine çoktan düşmüş olsa bile durmayacağız. Başarısızda olmayacağız. Sonuna kadar gideceğiz ve kazanacağız. Rojava’da birlikte savaşacağız. Dağlarda ve ovalarda birlikte savaşacağız. Gökten artan büyük bir özgüvenle ve güçle birlikte savaşacağız. İnsanlığın doğuşuna beşiklik eden Kürdistan’ı hep birlikte savunacağız. Bedeli ne olursa olsun. Kentlerde birlikte savaşacağız. Köylerde birlikte savaşacağız. Arazide, sokakta birlikte savaşacağız. Tepelerde birlikte savaşacağız.

Ve asla teslim olmayacağız. Asla boyun eğmeyeceğiz. Asla diz çökmeyeceğiz. Güçlülerin bize biçtiği makus kaderimizi kendi ellerimizle değiştireceğiz. Ve eğer buna biran için bile inanmıyorum ama kutsal yurdumuzun veya bu toprakların büyük kısmı istila edilse, hatta açlıktan kırılsak bile büyük gerilla gücümüzle korunan dağlarımız mücadeleye devam edecektir. Ta ki Allah’ın izniyle yeni dünya tüm gücü ve kudreti ile birlikte eski dünyayı kurtarana ve özgürleştirene kadar. Zafer! Zafer! Zafer! Zafer..!

Yazarın diğer yazıları

    None Found