Bir direniş hikâyesi: Dirmit!

ZABEL MİRKAN

O kış ortasında tulumba yine dondu. Dirmit, her sabah erkenden tulumbanın ağzına sıcak su akıttı, kolunu gövdesini ovdu. Haftını temizledi. Ama tulumba dile gelmedi. Dirmit yine de günlerce bıkmadan usanmadan tulumbanın başına indi, kulağına eğildi, avaz avaz bağırdı, elini tulumbanın ağzına soktu, kolunu bükmeye çalıştı. Tulumba sonunda dayanamadı, ağladı. Dirmit onun boynundan aşağı ince ince yaş süzüldüğünü görür görmez, tulumbanın kendisiyle konuşamadığı için çok üzüldüğünü anladı. Tulumbanın yaşını kollarıyla kuruladı, yüzünü kolunu, gövdesini okşayıp yanından ayrıldı…”

Tulumba, Dirmit’in arkadaşlarından biri. Dirmit’in içini döktüğü, anne-babasından ve abilerinden yakındığı, heyecanını paylaştığı biricik dostu. Bir insan değil ama, bildiğimiz tulumba. Kış boyunca Dirmit’in onunla konuşması için çözülmesini beklediği tulumbası.

Latife Tekin romanı

Sevgili Arsız Ölüm, 1983 yılında yayımlanan bir Latife Tekin romanı. Tekin romanında, köyden kente göçüşün hikâyesine odaklanıyor olsa da onun kadar önemli bir hikâyeyi de, romandaki ana karakter Dirmit aracılığıyla kadın olmanın ne demek olduğuna ayırıyor. Tekin’in romanın yazım sürecinde kendi yaşamından etkilendiği çok açık. Kendisi de Kayseri’deki Karacefen köyünde doğmuş. Babası İstanbul’da çalışıp aileyi geçindirmeye çalışırken annesi de okuyup yazar, dikiş diker, yolu köyden geçen hiç tanımadığı insanlarla konuşurmuş. Kürtçe ve Arapça olmak üzere iki dil bilirmiş. Tekin’in ailesiyle yaşadığı evi babasının İstanbul’dan getirdiği ilginç eşyalarla doluymuş: Zemberekli saat, radyo, gramofon, mavi bir yolcu otobüsü, patos, tulumba, kamyon ve traktör. 1966 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a gelen Tekin için sancılı bir süreç başlamış. Kendi deyimiyle şöyle ilerlemiş bu süreç: “Çocukluğum keskin bir acıyla ikiye bölündü sanki. Gerçekleşmeyen düşler, aralarında doğup büyüdüğüm insanları paramparça etti. Babam hızla işçileşti ve giderek işsiz kaldı. İki ağabeyim ve kardeşim inşaatlarda işe girdi. Yedi kardeşin arasından titrek bir gölge gibi sıyrılıp liseyi bitirdim. Kente ayak uydurabilmek için boğuşup durdum. Her yanım yara bere içinde kaldı. Boğuşurken birlikte doğup büyüdüğüm insanlardan ayrı düştüm. Ama kendi öz değerlerimi, dilimi ve o insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim.”

Kusursuz bir oyunculuk

Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit, Tiyatro Hemhâl’in bu romandan uyarlanan oyunu. Uyarlayan ve yöneten Hakan Emre Ünal, uyarlayan ve oynayan ise Nezaket Erden. Dirmit’e hayat veren Nezaket Erden, bir insan ne kadar Dirmit olabilirse o kadar Dirmit. Kusursuz bir oyunculuk ve inanılmaz bir yetenek. Keza “Tırnak İçinde Hizmetçiler” oyununundaki rolüyle de bu seneki Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu kategorisinde aday.

Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit, kitabın tamamı yerine Dirmit’in hikâyesine odaklansa da kitabın derdinin ne olduğunu izleyiciye kuvvetli bir şekilde geçiriyor. Oyunda, Dirmit’in anlatımıyla romanın diğer karakterlerine de yer var: Seyyit, Halit, Mahmut, Nuğfer, Zekiye, Aysun, Dirmit’in annesi Atiye, babası Huvat… Dekor olarak kullanılan bir şey yok oyunda. Nezaket Erden’in üstünde pijama ve kazak, elinde ise bir saksı var yalnızca: Kepçe. Evet, o da Dirmit’in arkadaşı. Yaprakları, yani kulakları, kepçeye benzediği için vermiş bu ismi Dirmit ona. Tulumba ve Kepçe hariç Dirmit’in diğer arkadaşları olan kuşkuş otu, sokak, ay, yıldız ve gece de var.

Hepsini cinler mi yaptırıyormuş?

Ailesinin şehirden “korumaya” çalıştığı Dirmit, heyecanını dindirmek, enerjisini atmak için türlü yollar denese de annesi Atiye, Dirmit’i eve kapatmanın bir yolunu her zaman buluyor. Kızlar bu saatte sokakta mı kalırlarmış, oğlanlarla voleybol mu oynarlarmış, kısa etek mi giyerlermiş, radyo da neymiş, radyoda ne dinliyorlarmış, bunların hepsini Dirmit’e cinler mi yaptırıyormuş? Tüm bunların sonunda Dirmit’in terbiyesini vermek ya abilerinden birinde ya da yeşil kitabını elinden bırakmayan, evi enine boyuna üfleyen babasında.

Sevgili Arsız Ölüm, bir direniş hikâyesi. Tek odalı bir evde geniş bir ailenin yaşama tutunma çabası, kentte verdikleri mücadelelerin tümü. Dirmit ise arkadaşları saksı, tulumba ve sokak hariç kimsesi olmayan, herkesin köstek olduğu genç bir kadının hikâyesi. Bu kadar dramatik bir hikâyeyi güçlü bir mizahi esere dönüştürmek ise Latife Tekin’in başarısı. Oyun da Latife Tekin’in tüm o büyülü gerçekçi dilinin hakkını veren başarılı bir katkı.

Yazarın diğer yazıları

    None Found