Bir sorun daha halloldu (!)

Almanya Gündemi

Başta söyleyelim; Türk devletinin yapılmaması yönündeki tüm baskılarına rağmen Kürtler Köln’de 24’üncüsü düzenlenen Kürt Kültür Festivali’ni büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiler. Aslında festival Kürtler için bir imaj tazeleme fırsatı da sundu. Zira gerek polis tarafından yapılan açıklamalarda, gerekse Alman basını festivalin barışçıl bir tarzda kutlandığına dem vurdu, barış mesajlarını öne çıkardı. Velhasıl baskılar her zaman Türk devletinin arzu ettiği gibi sonuçlanmıyor. 

Şimdi gelelim asıl gündemimize. Uzun bir süreden bu yana Almanya- Türkiye ilişkileri pamuk ipliği modunda ilerliyor. Erdoğan’ın çıkışları ile gerginleşen ilişkiler, sonuç olarak Almanya’nın attığı geri adımlarla tekrardan raya konuluyor. Bu gündem maddelerinin en tazelerinden biri Adana’da bulunun İncirlik Üssü sorunsalı. 

Son olarak Federal Parlamento’da kabul edilen Ermeni Soykırımı yasa tasarısının ardından Almanya’ya baskılarını artıran Türkiye, mülteci kozu muğlakta kalınca, özellikle Suriye’de IŞİD ile mücadele konusunda (tabii biz bunu bölgeyi dizayn etme politikalarına dahil olma şeklinde okuyalım) bölgede stratejik öneme sahip olan İncirlik üssü kozunu öne sürdü. 

Almanya’yı Ermeni Soykırım kararını geri çekmeye zorlayan Türkiye, dolayısıyla üssü Almanlara kapatmakla tehdit etmişti. Nitekim Alman milletvekillerinin üsse girmesine izin verilmiyor. Karşılıklı görüşmeler devam ederken Spiegel dergisi hükümetin Federal Parlamento’da kabul edilen yasa tasarısı kararına mesafe koyacağını iddia etti, hemen ardından Merkel’den bu habere yalanlama geldi. Fakat, durumu netliğe kavuşturacak doyurucu açıklamalar hala yapılmış değil. Her ne kadar Merkel parlamentonun kararına saygı duyulması gerektiği yönünde açıklamalar yapsa da, pratiğe dökülen edimde, parlamento ve hükümetin iki ayrı karar organı gibi çalıştığı algısı yaratıldı. 

Merkel stratejik bir hamleyle kararı kendisine değil parlamentoya mal ederek ilişkilerde denge sağlama edasında. Bu haliyle önemi yadsınamayan soykırım kararı, politikada dengeleri sağlama adına malzemeleştirilmiştir. 

Türkiye tarafından yöneltilen tehditler karşısında her zaman bir uzlaşma manevrası devreye sokan Almanya, Çin’de gerçekleştirilen G20 zirvesinde bu planlarının uzun uzun üstünden geçti. Erdoğan ile geniş görüşme fırsatı bulan Merkel, İncirlik Üssü’nün kullanılmasında olumlu sinyaller verdi. 

Dolayısıyla Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’nın, Alman milletvekillerinin İncirlik’e girişine izin verilmemesi durumunda Alman birliklerinin İncirlik’ten çekileceği yönündeki çıkışları da boşa düşmüş oldu/ ya da kuru bir gürültü olarak kaldı. 

Önemle altını çizelim: Çıkara endekslenmiş stratejik ilişkiler, ülkeler arasında mevcut gerilimlerin seyrini belirliyor. Nitekim Almanya son kertede İncirlik Üssü için 58 milyon Euro’luk bir yatırım planlıyor. İncirlik’te ABD’nin mevcut pistini kullanan Almanya burada keşif uçakları için bir uçuş pisti ile askerler ve diğer personel için bir bina inşa etmeyi düşünüyor. Kamuoyuna açıklandığı haliyle karar netleşse de hala resmileşmedi. Peki İncirlik Üssü’nü bu kadar önemli kılan ne? İncirlik Hava Üssü Türkiye denetiminde olmakla beraber bölgede ABD başta olmak üzere NATO’nun önemli bir depo üssü. İncirlikte şu an Almanya’nın yaklaşık 250 askeri ile beraber Tornado tipi keşif uçakları ve yakıt ikmal uçağı bulunuyor. Ayrıca üsse konuşlanmak Ortadoğu’yu dizayn politikalarında daha fazla söz sahibi olma anlamına da geliyor. Dolayısıyla bu son adım Almanya’nın aktüel hali ile Suriye’de, genel olarak Ortadoğu’da ileriye dönük planlarının olduğu ipucunu da veriyor bize. Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var. Silah ticareti açısından Almanya dünyanın önemli merkezlerinden biri. 

2015 yılı silah ticaretinde Almanya sadece ilk 6 aylık dönemde neredeyse komple 2014’te yapılan silah ticareti oranına eşitlendi. 2015 yılı Ocak ve Mayıs ayı arasında 3.5 milyar Euro silah ihracatı onaylandı. Bu oran 2014 yılının tamamında 3.97 milyar Euroy’du. 

Ayrıca 2015’in ilk 6 ayında NATO ve AB dışındaki üçüncü ülkelere de 1,67 milyar Euro değerinde silah ihracatı yapıldı. Yani; Barış söylemleri ile öne çıkan Almanya’nın silah ticaretini artırması ve İncirlik’teki savaş yatırımı bir ironi karesi olarak duruyor karşımızda. 

Bu arada bir Türkiye klasiği olarak DW adına Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile bir söyleşi yapan Michel Friedman’ın söyleşi kayıtlarına bakanlıkta el konulmuş. Gerekçe ise bakanın hoşuna gitmeyen sorular ve maksadını aşan ithamlar. Hemen söyleyelim; Hiç şaşırmadık. Durum karşısında Almanya’dan da bir tepki beklemeyelim ayrıca. Zira bu durumun önünü açanlar bizzahiti kendileri.

Öz olarak; Almanya barış yanlısı söylemlerinin aksine bir pratikle askeri yatırımlara ağırlık vererek Ortadoğu’da etkinliğini daha da arttırmak niyetinde. Dolayısıyla Türkiye ile olan polemiklerinde rest beklentisi boş bir beklentidir. Çünkü bu planlar çerçevesinde Türkiye Almanya için kilit önem taşıyan ve stratejik hamlelerinin merkezi konumunda olan bir ülke. 

Dolayısıyla Almanya bir sorunu daha Türkiye’nin istemlerini gözönünde bulundurarak halletmiş oldu. Sonrasında da benzeri adımların geleceği aşikar. 

Yazarın diğer yazıları