Birlikte mücadele Alevilere kazandırır

Cihan EREN

Daha önce Alevi kurumlarına Diyanet Başkanı veya memurlarının ziyaret adı altında, AKP’li mafyacılarınca baskın gibi girmesinin Alevilere dönük saldırılara zemin yaratma amacı taşıdığını belirtmiştik. Aleviliği tanımayan, hakaret edenlerin Alevi mekanlarına girişinin başka bir anlama gelmeyeceğini tekrar tekrar vurgulamak gerekir. Dersim’de Kureşan Ocağı cemxanesinde hizmet veren Pîr’e saldırı, Bursa’da PSAKD bünyesinde hizmet eden bir yöneticinin evine ölüm tehditi yazısının asılması, Avrupa’da ise AABF inanç kurulundaki bir hizmetkara hakaret edilmesi daha önce belirttiklerimizin ne kadar haklı ve doğru olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Türkiye’de dünyanın başka bir ülkesindekine benzemeyen bir faşizm vardır. Faşizmin, kitlesel soykırım rejimi olarak Hitler’den önce Türk tipi faşizmde ortaya çıktığını unutmayalım. Bu faşizm, AKP-MHP iktidarı ile birlikte başta Kürt halkı olmak üzere Alevi inancına sahip topluluğu geçmiş dönem faşist politikalardan çok daha fazla şiddet içerikli yöntemlerle yok etmeye çalışmaktadır. Bu da her iki kesimi büyük tehlikelere maruz bırakmaktadır.

AKP-MHP faşizmi karşında Alevilerin hızla aşması gereken kimi sorunlar yaşadığı görülmektedir. Bu sorunlar ve çelişkili yaklaşımlar Alevileri daha kolay hedef haline getirmektedir. Alevilerin diyanetin ve zorunlu din dersinin kaldırılması, Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt sorununun çözümü, Alevi inanç kimliğinin tanınmasının demokratik siyasal yol ve yöntemlerle olması gibi temel konularda ortak bir yaklaşımları vardır. Bu ve benzer konularda sadece kimi CHP’li ve milliyetçi Aydınlıkçılara yakın Alevi olduğunu söyleyenler farklı düşünüyor.

Alevileri soykırım politikaları karşısında zayıf bırakan sorunlar ve çelişkiler esasta pratik politik mücadele yol ve yöntemlerinde yaşanıyor.

Alevi örgütlerinin siyasal söylemlerini başta Aleviler olmak üzere Türkiye’deki emekçilere yeterince anlatamaması, fikirlerini derneklere hapsetmesi, kitlelerle buluşturup Alevileri ve duyarlı kesimleri harekete geçirememesini bir sorun olarak görmek gerekir. Taleplerini ifade etme anlamında sadece anma, kutlama ve inanç amaçlı buluşmalarla yetinmek ile siyasal bir başarı elde etmek mümkün olamaz. Faşist bir ortamda ise böyle bir duruş tehlikeleri daha da büyütür.

Alevilerin pratik mücadele konusunda ise anlayış birliği sorunları olduğu görülüyor. Ya kurumculuk-federasyonculuk ya da bireysel inisiyatifin yanlış kullanılması durumu yaşanabiliyor. Belli bir örgütlü gücü olan Alevi kurumlarının ortak eylem ve mücadele için çok fazla yan yana gelmedikleri görülüyor. Oysaki her toplumsal örgütlülük gibi Alevi örgütlülüğü de bir eylem ve mücadele ajandasına sahip olmak durumundadır. Ki bu örgütlenmiş olmanın ve Alevilerin karşı karşıya bulundukları baskı ve asimilasyondan kurtulmaları için en doğal hakları oluyor. Tehlike ve saldırılar karşında sadece açıklamalar ile yetinmek doğru olamaz. Birlik içinde eylem ve mücadele kararları alınamıyorsa o zaman bunun nedenleri iyi analiz edilmek durumundadır. Farklı anlayış, kurum ve federasyona üye olmak soykırımcı faşist rejime karşı mücadele gibi hayati bir konuda farklı görüşler ileri sürüp pasif kalmaya asla gerekçe olamaz. Bunu yapanların Alevilikleri ve demokrat kişilikleri sorgulanmayı hakkeder. Alevi inancında tehlikelere, haksızlıklara, baskı ve saldırılara karşı mücadelede bir olmak Pîr olmaktır.

Alevi kurumlarındaki yöneticilerin kendilerini daha çok inanç önderleri, inanç temsilcileri düsturu ile yansıtmaları, bu misyonla ifade etmeleri de bizce eksiklik ve sorunlara yol açmaktadır. Alevilikte inanç temsil makamı ocaklar ve hizmetle görevli Pîrlerdir. Örgütlü yapının inanç hizmeti ve hizmet edenlere olanak sağlaması doğrudur. Fakat örgütlü yapının ve yönetiminin işi sadece bununla sınırlı tutulamaz. Kurumların kendilerini sadece inançla sınırlama eğilimi içinde olmaları eksikliktir. Örgütlenmiş olmak politika yapmaktır da. Aleviler için doğru olan inançlarının ruhuna göre politik tutum alması, doğrudan politik kurumlar olan parti ve örgütlerin demokratik mücadelelerini cesaretlendirmesi, desteklemesi ve yapabiliyorlarsa yön vermesidir. Son birkaç yıldır olumlu gelişmelerin yaşandığı bu alanda halen aşılması gereken sorunlar da vardır.

Bu temel sıkıntılar yanında bireysel çekişmeler, birbirini beğenmeme, yapıcı değil de dağıtıcı bir üslupla eleştiri yamak da Alevilerde zaaflara yol açabiliyor. Oysaki pozitif olmakla birçok sorun hal yoluna koyulabilir.

Hakikat yol yürüyüşünde hizmet, kendini sorumlu görenler başta olmak üzere tüm Alevi canların karşı karşıya oldukları tehlikeleri hissetmesiyle başlar.

Yazarın diğer yazıları