Böbrek kanseri

Böbrekler vücudumuzun her iki yanında, karnın arka bölgesinde bulunan, kanı süzme görevi yapan ve idrarı üreten organlarımızdır. Sağ taraftaki böbrek karaciğerin arka alt kısmında, sol taraftaki böbrek ise dalağın arka alt tarafında bulunmaktadır. Böbrekten ayrılan idrar borusunun böbreğin içine ilerlemesi takip edildikçe havuz olarak adlandırılan bir boşluk olarak genişlediği görülmektedir. Böbrekte idrarı üreten kesime ise parankim denilmektedir. Böbrek kanserleri böbreğin idrarı üreten kısmının kanserleri ve idrarın toplandığı havuzcuktan yani toplayıcı sistemden kaynaklanan kanserler olarak ikiye ayrılabilir.

Sıklıkla 50-60 yaş arası görülen böbrek kanserlerinin büyük kısmı parankimde meydana gelmektedir. Böbrek toplayıcı sistemi kanseri ender görülmektedir. Doğuştan olan bazı böbrek hastalıkları ve bazı sistemik hastalıkları olanlarda böbrek kanserinin daha sık görüldüğü bilinmektedir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda da kanser riski daha yüksektir. Sigara kullanımının böbrek kanseri oluşumunu arttırdığı da kesin olarak açığa çıkmıştır. Ayrıca ağrı kesicilerin aşırı kullanılmasının da böbrek parankim kanseri oluşumu riskini arttırdığı söylenmektedir.

İdrarda gözle görülür kanama, pıhtılar ve yan ağrısı böbrek kanserinin belirtileridir. Ancak günümüzde böbrek kanserlerinin 3/4’ü herhangi bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında tesadüfen saptanmaktadır. Hastaların az bir bölümü de metastaza (dağılmaya) bağlı yakınmalar nedeni ile başvurup (örneğin akciğer metastazında öksürük nefes darlığı, kemik metastazında kemik ağrısı veya kırık oluşması) bu şekilde de tanı konabilmektedir. Ön tanı konulan hastaların bilgisayarlı tomografi (CT) veya manyetik rezonans (MR) gibi daha detaylı görüntüleme yöntemleriyle daha ileri düzeyde değerlendirmeleri yapılmaktadır.

Böbrek kanserleri en çok akciğere metastaz yapabilir. Daha az sıklıkla karaciğer, kemikler, böbrek üstü bezi, beyin ve lenf düğümlerine yayılabilir. Tümör çapı büyüdükçe, metastaz yapma riski de artmaktadır. Gerekli görüldüğünde akciğer grafileri, kemik sintigrafisi gibi incelemeler yapılmaktadır.

Böbrek parankim kanserinin primer tedavisi, tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Tümörün büyüklüğüne ve yerleşim yerine  göre etrafındaki yağ dokusu, gereğinde böbrek üstü bezi ile birlikte böbreğin tamamen çıkartılması yani radikal ameliyat en seçkin tedavi yöntemidir. Böbrekteki tümörün çapı 4 cm veya daha küçük ise sadece tümörlü bölümün alınması yeterlidir. Böbrek parankim kanseri tedavisinde kemoterapi ve radyoterapinin yeri çok sınırlıdır. Çünkü tümör kemoterapiye oldukça dirençlidir. Radyoterapi ise ancak kemik ve beyin gibi yerlere dağılma yaptığında faydalı olmaktadır.

İdrar toplama sistemi kanserinde küçük tümörlerde tümörü lazerle tedavi etmek de  mümkündür. Fakat genelde cerrahi tedavi gerekli olmaktadır.

Yazarın diğer yazıları