Boris’in Hayal Dünyası

Boris Johnson erken seçim istiyor ama kendi partisinden vekiller Brexit’in uzatılmasını garantilemeden bu erken seçim fikrine karşı çıkıyor. Bu fikre karşı çıkanlar arasında Muhalefet parti de var. Pazartesi günü erken seçim önerisi tekrar oylamaya sunulacak. Bütün partilerden çıkış tarihinin ertelenmesini isteyen vekiller partiler arası bir grup oluşturuldu. Corbyn, partisinin bir süreliğine hükümeti yönetmesini önerdi ama çoğunluk Corbyn yönetiminde bir hükümete karşı çıktı. Sırf Corbyn istemedikleri için Boris Johnson gibi biriyle baş etmek durumunda bu ülke.

Boris, Brexit’in uzatılmasını talep etmek için Brüksel’e yalvarmam, kanunları yıkamam diyor. Tabi bahane. Başbakansın. Neyin kanunu. Ayrıca kanunlara göre Başbakan isterse Brexit 31 Ekim’in ilerisine de ertelenebilir. İstediğinde Meclis’i tatile gönderebiliyorsun. Öte yandan kendi kazdığı kuyuya kendi düştü sayılır. Perşembe’den itibaren 5 hafta durdurulan Melis’te 31 Ekim öncesi yanı Brexit’in son tarihinden önce erken seçim kararı çıkmaz. O kadar vakit yok. Elbette ki istifa etmezse. Ederse de garanti değil. Diğer partiler kendi aralarında koalisyon kurabilir ve 31 Ekim’i atlattıktan sonra erken seçimi düşünebilir.

Parti içerisinde fikir ayrılığından dolayı Boris başa gelmişti. Yüzde 66’lık bir oy oranıyla Muhafazakarlı üyeler Boris’i Muhafazakar Parti liderliğine uygun görmüştü, çünkü diğer adaylar çok uygun görünmüyordu. Muhafazakarın tabanı monarşiyi destekleyen zengin üst kesimi olunca, haliyle Boris Johnson’da bunlardan biri olunca Londra belediye başkanlığından ülkenin Başbakanlığına kadar ilerleyebildi.

Tam şu anda Kraliçenin yazlık evinde kız arkadaşıyla tatilde. Bu çok şey anlatıyor kanımca. Kraliyet ailesiyle bu kadar yakın ilişkide olmak elbette ki en saçma insanı bile Başbakanlık koltuğuna kadar götürür.

Büyük olaylarla başa geçen Boris’in bu tavırları, AB yanlısı ya da yumuşak çıkışı destekleyenlerde büyük bir öfke yaratıyor. Özelikle Zaten 10 bin polisi ekstra işe alan Boris’in son konuşmasında 20 bin daha polisle polis güçlerini kuvvetlendireceği ifadesi, Boris karşıtlarını çileden çıkarttı. Kamu ve sağlık sektöründe eksik çalışanlarla halk mağdur olurken ülkeyi polislerle donatmak nasıl bir anlayışın ürünü.

17 Ekim’de olacak Brüksel zirvesinde çıkış için hazırladığı anlaşmayı Brüksel’in kabule edeceğine çok emin. Nasıl kabul edecekler sorusuna da ‘ikna gücümle’ diyecek kadar ya saf ya da halkın saf olduğuna inanıyor.

Boris, en son yaptığı açıklamaya göre, amacının ‘Brexit’i halletmek, ülkeye birlik ve beraberliğe sevk edip Corbyn’i yenmek’ olarak ifade etti. Ancak şu ana kadar görünüşe göre Brexit büyük bir tehlikeye girdi, ülke birçok parçaya bölünmüş oldu ve en önemlisi de Corbyn’in elini daha da güçlendirdi. İngiltere Başbakanı nasıl bir hayal dünyasında yaşıyor belli değil.

Yazarın diğer yazıları