Botan’a akan Zagros kızına – Eylem XELÎKAN

Akşama doğruydu güneş yavaş yavaş batmaya başlıyordu. Newal arkadaş güneş ile konuşuyordu, “Hemen batma acelen ne mevsim sonbahar gençleri nasıl ısıtacağım.” Yeni savaşçılar ona tuhaf tuhaf bakıyorlardı. Bu arkadaş niye kendi kendine konuşuyor dercesine hayret verici bakışlarla bakıyorlardı. Newal Rustem, “Öyle bakmayın, siz daha alışmamışsınız gerilla koşullarına birazdan hepiniz üşüyeceksiniz ve söylenmeye başlayacaksınız”. Yeni arkadaşlar yok diyorlar Komutan Newal senin sıcaklığın ve sohbetin bizi çok ısıtıyor. Bize Zagros anılarını anlat biz üşümeyi unuturuz. Her seferinde savaşçılarına Zagros anılarını anlatırken sevinç ile hüznü bir arada yaşar o an, aslında her an her gün ve her dakika o günlere gitmek ister. Anlatırken anılarını hiç ara vermek istemez. Çünkü onu ayakta tutan ve sımsıkı bağlı olduğu tek şey şehitlerle birlikte yaşadığı anılardır. Oradaymış gibi tekrar yaşarcasına anlatır, öyle anlatır ki yanında ki arkadaşlarda kendilerini orada hissederler. Yeni arkadaşlarla arasındaki güçlü bağı yaşadıkları üzerinden şehitlerle paylaştıkları demleri anlatarak oluşturur.

Heval Newal sonra başlıyor anlatmaya: Gelin etrafıma toplanın size Cilo’yu, Çarçela’yı, Avaşîn’i anlatayım. Zagroslar’da gerilla olmak bu kadim coğrafya da gerillalık yapmak herkeste olduğu gibi bende de büyük bir iz bıraktı. Karda nasıl yürünür, kevilerden nasıl inilir, zirvelerde nasıl yaşanılır, zirvelere nasıl çıkılır, sert ve haşim coğrafyalarda nasıl gerillalık yapılır Zagros gerillası düşmanın üzerine nasıl büyük bir cesaretle gider işte Zagros bütün bunları sana bir ayda öğretiyor eğitiyor. Zagroslarda gerillalık zordur ama zorlukları başardığında da tam gerilla oluyorsun.

Zagroslara bakarak büyüdüm

Zagros’un arazisi insanı her zaman zinde tutuyor yani fiziğin her zaman dinamik ve canlı. Keyfiyete yer yok. Yirmi dört saat emek ve pratikle iç içesin. Yaşam ve savaşın yoğunluğu hep iç içedir. Keşiften eyleme eylemden keşfe üstlenmeden eğitim çalışmalarına her daim bir yoğunluk ve emekle yaşıyorsun. Oradaki gerillalar ilk başta yürümeyi bilmezken sonrasında kurt olup çıkıyor. Onun için diyorlar ya Zagros kurdu. İlk önce ceylan gibisin sonra kurt olup çıkıyorsun. Yani her anlamda donanmış olmaktan geliyor kurt benzetmesi. Ben de Geverli bir gerilla olarak her gün Zagros dağlarına bakarak büyüdüm. Köklerimle tarihimle en çok dağlarda buluştum. İnsan sivilken dağlara baktığında çok anlam yükleyemiyor sana çıkması ve aşılması zor geliyor ya da kuru geliyor eminim sizde şimdi bakınca size de öyle geliyor. Fakat dağların rüzgarını havasını yaşamını soluyan alın teri döken biri için dağların anlamı çok değişiyor insan kendini içinde buluyor kendini tanıyor. Sizler de emek verince kendinizi ve kimliğinizi tanıyacaksınız. Çünkü dağ kimliktir…”

Savaşçıları onu hayranlıkla dinlerken Heval Newal derinlere dalar Cilo’nun eteklerine zirvelerine patikalarına gider ve birlikte zorluklarla dolu emeklerle yarattıkları pratikleri Cilo dağlarına nakşettikleri değerleri anımsar. Hemen bir savaşçısı en yalın haliyle ona bakar bizi ne zaman mezun edeceksin bende Cilo ya gitmek istiyorum. Cilo da yapabilirim değil mi? Der.

Heyecansız yaşam olmaz

Yeni savaşçıları devre açılışı için büyük bir zevk ile eğiten Newal arkadaş herkes ile tek tek ilgileniyor elbisesinden ayakkabısına silahından raxtına kadar arkadaşların üst başına kadar büyük bir titizlikle uğraşıyordu. O arada heyecandan ve şaşkınlıktan çok tedirgin ve panik halinde olan bir savaşçısına yanaşır; “Kalbim güm güm atıyor ne yapacağım” der. Newal arkadaş o esnada Şehit Beritan Akademisinde yaşadığı bir anısını anlatır;

“Bir gün Şehit Beritan Devresinin açılış töreniydi. Herkes gibi bende çok heyecanlıydım. Tüm arkadaşlarda benim gibi çok ama çok heyecanlılardı. Harıl harıl çalışıyoruz törenimizin kusursuz olmasını istiyoruz. Herkes hata yapılacak diye çok kaygılanıyordu. Bir yandan da panik havası vardı. O kadar telaşlandık ki arkadaşlar törenimizi beğenmeyecek diye çok kaygılanıyorduk. PKK yaşamı böyle bir şey yoldaşlarına en güzel şeyleri yapmak istiyorsun. Neyse ki arkadaşlar çok beğendi. Sonrasında moral yaptık ve arkadaşlar yaptığımız skeç koro ve tiyatroyu çok beğendi.

Gerilla yaşamının kuşkusuz her anı çok anlamlı ama benim için o günün anlamı bir başkaydı ve hiç unutamam yani bu anlamlı günümüze renk veren heyecanlı ve yaşam dolu birçok kadının bir arada olmasıydı. Anlam kadınların bir arada heyecanlarını umutlarını amaçlarını paylaşmasıydı. Her şeyden öte özgürlük ideolojisinde derinleşmek için sabırsızlıkla eğitimi beklemeleridir. Heyecansız yaşam olmaz yaşamın emaresi de ondan büyük heyecan duymaktır.”

Botan’da yıldızlaştı

Böyle tanıdık Newal arkadaşı. En anlamlı tanınma biçimi bu olsa gerek. Yeni savaşçıları eğitmek gerilla yaşamının gerekliliklerini kavratmak için canla başla çalışan ve bundan büyük bir zevk alan Newal arkadaş tüm savaşçılarında büyük bir iz bıraktı. Ben de Newal arkadaşı yeni savaşçılar çalışmasında tanıdım. Mezun ettiği her şubeden büyük bir moral alıyordu ve “savaşçılarımı Botan, Zagros için eğitiyorum onlar gerillanın en zor yükünü omuzlayacaklar ordumuzu iki kat büyütmeliyiz derdi. Etrafını eğittiği kadar kendini de eğitmeyi ihmal etmiyordu kendini her zaman en zorlu görevlere hazırlıyor ve Botan’a gitme isteğiyle kendisini her anlamda donatıyordu. Aldığı tecrübeleri kuzeyde daha fazla pratikleştirmek için kendisini Botan sahasına önerdi. Arkadaşlar hiç kuşku ve şüphe duymadan önerisini kabul etti. Çünkü Newal arkadaş kuzeyin bütün alanlarında komutan olarak başarı sahibi olabilecek bir arkadaştı. Pratik zekası onu erkenden geliştiriyor genç yaşta sorumluluk almasına vesile oluyordu. Zagros’a olan sevdasını Botan aşkıyla bütünleştiren Newal yoldaş bu aşkla yüceldi ve zamanın anlamla bütünleştiği Botan da aşkla yaşadı ve yıldızlaştı.

Yazarın diğer yazıları

    None Found