Britanyalı sendikacılar: Bu bizim de savaşımız

ALADDİN SİNAYİC  / BRIGHTO

İngiltere’nin Brighton kentinde Britanya Sendikalar Birliği (TUC) yıllık kongresinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve güncel siyasi gelişmeler konulu bir toplantı yapıldı. Çok sayıda sendika başkanı ve temsilcisinin katıldığı toplantıda yapılan konuşmalarda Britanyalı sendikaların Kürt halkıyla dayanışma içerisinde olmaya devam edeceği ve Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nı büyüterek devam edecekleri ifade edildi.

Aralarında Unite the Union, GMB, Unison gibi 48 sendikayı bünyesinde barındıran ve 5,5 milyonluk emekçi temsil eden TUC yıllık olağan kongresi Brighton kentinde gerçekleştirildi. Kongrenin ilk günü genel kurulda tüm delegelerin Öcalan posterlerini kaldırarak ‘Öcalan’a Özgürlük’ çağrısı yaptığı büyük dayanışma eyleminden sonra  aynı çerçevede bir toplantı yapıldı. Toplantıda Türkiye ve Suriye’de Kürt halkına dönük saldırılar ve ‘Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın önemi ve geleceği tartışıldı. Toplantıya Genel iş sendikası (GMB) genel sekreteri Tim Roache, Ulaşım İşçileri Sendikası (TSSA) genel sekreteri Manuel Cortes, Unite sendikası genel başkan yardımcısı Tony Burke, TUC Galler Temsilcisi Shavanah Taj ve Kürt Kadın Hareketi aktivisti Elif Sarican konuşmacı olarak katıldı.

Sendikacı ve Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın Eşbaşkanı Christine Blower tarafından yönetilen toplantıda Şubat ayında Türkiye ve Kürdistan’ı ziyaret eden ve sendikacılardan oluşan heyetin gözlerimden oluşan rapor ve Öcalan rozetleri dağıtıldı.

‘Bu aynı zaman da bizim savaşımız’

Genel İş Sendikası (GMB) Genel Sekreteri Tim Roache konuşmasında, Kürt halkıyla omuz omuza savaşmaya devam edeceklerinin altını özellikle çizmek istediğini dile getirdi. Roache şöyle konuştu: ‘‘Erdoğan rejimi altında Türkiye giderek demokrasiden uzaklaştı. Özellikle de Kürt halkına dönük baskılar ciddi düzeyde arttı. Üç sene önce biz sendikacılar konuyla ilgili iki seçenek vardı önümüzde. Ya Türkiye’de yaşananlar bizim meselemiz, bizim savaşımız değil diyecektik ya da başka bir şeyler yapacaktık. Ve biz kararımızı verdik, ‘bu mesele bizim meselemiz, bu savaş bizim savaşımız’ diyerek dayanışma kampanyasını başlattık. O günden bu yana Kürt halkı ile dayanışmamız devam ediyor. Ve biz Kürt halkı ile omuz omuza savaşmaya devam edeceğiz. Abdullah Öcalan bir barış adamı ve demokratik çözüm taraftarı. Geçmiş yılardaki pratiğinde bunu tüm dünyaya gösterdi. Mandela için nasıl savaşıp özgürlüğünü sağladıysak, Öcalan özgürlüğüne kavuşana dek savaşmaya devam edeceğiz.’’

‘Kampanya çalışmaları tabana yayılmalı’

TUC Galler Temsilcisi Shavanah Taj ise Öcalan’a özgürlük için yürütülen kampanyaya dikkat çekerek bunun yeterli olmadığını ve kampanyayı tabana yayarak büyütmek gerektiğini ifade etti. Taj, “Biz sendikalar açısından önemli olan Öcalan’a özgürlük kampanyası daha da büyüterek devam etmek. Evet çok şey yapıyoruz ama kesinlikle yeterli değil. Sendikaların tüm şubelerini de mutlaka bu kampanyayı dahil etmeli ve tabanda da güçlendirmeliyiz” dedi.

Unite Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Tony Burke bir süre önce ziyaret ettiği Türkiye ve Kürdistan izlenimlerini aktardı: “Sendikalardan oluşan bir heyet ile Kürdistan ve Türkiye’yi bir süre önce ziyaret ettik. Oarda birebir Kürt halkının ve demokratik muhalif kesimlerin yaşadıkları baskılara tanıklık ettik. Türk devleti Kürt sorununu demokratik yollardan çözümü için mutlaka Abdullah Öcalan ile görüşmeli. Kürt sorunun çözümü ve Öcalan’ın özgürlüğü Ortadoğu’ya barışın gelmesine de büyük etkisi olacak. Biz Unite sendikası olarak bu konudaki çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

‘Tek bir yol var, o da demokratik çözüm’

Ulaşım İşçileri Sendikası (TSSA) Genel Sekreteri Manuel Cortes ise yaptığı konuşmada konu Kürtler olunca Türk devletinin kendi yetersiz yasalarını bile uygulamadığını ifade etti. Cortes, “Konu Kürtler oldu mu Türk devleti ve Erdoğan rejimi maalesef kendi yasalarını bile ihlal ediyor. Türk devleti tüm muhalif kesimlere yönelik baskılarını devam ettirse de, Kürt halkına uygulanan baskıların bunların çok ötesinde. Sorunun çözümü için tek bir yol var, o da demokratik çözümdür. Her ne kadar Erdoğan’ın demokratik çözüm yaklaşımını görmesek de, Türk devletinin önündeki tek doğru seçenek Kürt halkı ile masaya oturmaktır. Öcalan mutlaka özgür kalacak ve kendi halkına önderlik yapmaya devam edecek” diye konuştu.

Toplantının son konuşmacılarından birisi olan Kürt Kadın Hareketi aktivisti Elif Sarican da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve kadın devrimi başlığı altında bir sunum yaptı.


Kürt dostu Lordlar Kamarasına seçildi

Öğretmenler Sendikası (NUT) eski Genel Başkanı ve Britanyalı sendikalar tarafından yürütülen Öcalan’a Özgürlük Kampanyası eşbaşkanı Chrisitine Blower Birleşik Krallık Lordlar Kamarası’na seçildi. Birleşik Krallık Parlamentosu’nun üst kanadı olan Lordlar Kamarası, Avam Kamarası’nın çalışmalarını ve yasaları denetliyor. Blower uzun yıllardır Kürt halkıyla dayanışma içinde.  Lordlar Kamarası içindeki en kalabalık grubu, 617 üye ile, Kraliçe tarafından ömür boyu süre ile atanmışlar (Life Peers) oluşturuyor.

26 üyeye denk gelen “Ruhani Lordlar” (Lords Spiritual) grubu da, yine Kraliçe tarafından atanmış Anglikan Kilisesi ileri gelenlerinden oluşur. 75 Lord siyasi parti yönetimleri tarafından, 15 Lord da Lordlar Kamarası üyelerinin oyuyla işbaşına getiriliyor. “Ruhani Lordlar” dışında kalan üyeler “Dünyevi Lordlar” (Lords Temporal) olarak adlandırılır.

1999 yılında yapılan reformlarla üyelikleri babadan oğula geçen asilzadelerin pekçoğu Kamara dışında bırakılmışlarsa da   Dük, Marki, Kont, Vikont ve Baron gibi asalet unvanı taşıyanlar günümüzde de kurum içinde ağırlıklı bir kitle olarak kalmışlardır.

Yazarın diğer yazıları

    None Found