Bu adam suçlu!

Almanya’da aralarında milletvekili, akademisyen ve hukukçuların da bulunduğu bir grup, Türk ordusunun gerillalara karşı kimyasal silah kullanılmasının araştırılması için Alman hükümeti ve OPCW’ye mektup yazdı. 
Türk Başbakan Erdoğan’ın özel atamasıyla göreve gelen yeni Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in, 1999‘da Şırnak’ın Ballıkaya Köyü yakınlarında 20 PKK gerillasının kimyasal silahlarla katledildiği operasyonu komuta ettiğine dair görüntüler, geçtiğimiz günlerde Roj TV‘de yayınlanmıştı. Almanya’da milletvekili, akademisyen ve hukukçuların yer aldığı bir grup, konuya dikkat çekmek için girişimlerde bulunuyor. Geçtiğimiz hafta konu hakkında ortak basın açıklaması yapan grup, şimdi de Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü’nün (OPCW) devreye girmesi için Alman hükümetine açık mektup yazdı.
„Almanya Başbakanı Angela Merkel, Dışişleri Bakanı G. Westerwelle ve İnsan Hakları Politikası/İnsani Yardım Sorumlusu Markus Löning ile OPCW yetkililerin dikkatine“ başlığı taşıyan açık mektupta, Necdet Özel’in bugüne kadarki görev süresince Kürdistan’da işkence, yargısız infaz, kimyasal silah kullanımı gibi birçok savaş suçu işlediğinin belgelendiğini, dolayısıyla böylesi bir göreve getirilmesinin manidar olduğu vurgulanıyor.
Federal Meclis Milletvekili Ulla Jelpke, Andrej Hunko, Ingrid Remmers, Heidrun Dittrich, Harald Weinberg, Almanya Barış Hareketi temsilcilerinden ve akademisyen Prof. Werner Ruf ve Prof. Peter Strutynski, uluslararası hukukçu Prof. Norman Paech, Uluslararası Nükleer Savaşa Karşı Barış için Hekimler Derneği (IPPNW) Temsilcisi Dr. Gisela Penteker, Hessen Eyalet Üyesi Barbara Cardenas, NRW Meclis Üyeleri Bärbel Beuermann ve Ali Atalan, Sol Parti Aşağı Saksonya Yönetim Üyesi Yılmaz Kaba, Hamburg Eyaleti Meclis üyesi Cansu Özdemir, hukukçu Dr. Jürgen Schneider ve Britta Eder, İnsan hakları savunucuları Michael Knapp ile Martin Dolzer, Yeni Özgür Politika yazarı Murat Çakır ve Alman Eğitim Bilim Sendikası’ndan (GEW) öğretmen Antje Steinberg’in ortak yazdıkları mektupta, Özel’in savaş suçlarıyla dolu geçmişine dikkat çekiliyor. Mektupta, „Zehirli gazların kullanıldığına dair çok net kanıtların bulunduğu suçun yanısıra Türkiye ve Federal Almanya Cumhuriyeti, 29 Nisan 1997’de yürürlüğe konulan Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne (CWC) imza atan ülkeler arasındadır. Dolayısıyla her iki ülkenin, Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü’ne (OPCW) karşı sorumlukları bulunmaktadır. Bundan dolayı Federal Hükümeti sorumluluklarını yerine getirmeye ve OPCW’ye müdahale etmeye çağırıyoruz“ ibareleri yer alıyor.

Özel savaş suçu işledi
Mektupta, Ballıkaya’daki katliamın, Federal Meclis üyesi Ulla Jelpke tarafından gündeme getirilmesinin yanısıra, 2010 yılında da kimyasal kullanılmasına ilişkin verilen soru önergesine Alman hükümetinin ‘Türkiye ile 29 Nisan 1997’de yürürlüğe giren ve kimyasal silahları yasaklayan anlaşma imzalandı’ gibi sorumluluktan kaçınan tavrına da dikkat çekiliyor.
Mektup imzacıları, „kararlı bir biçimde savaş suçu işleyen birinin“ Genelkurmay Başkanı olmasının Türkiye’nin demokratikleşmesi ve barışçıl gelişmelerin yaşanmasının önünde ciddi bir engel olduğunu vurguluyor. Mektupta, devamla şu konulara yer veriliyor: „Açık mektup yöntemi ile Almanya Federal hükümetinin, OPCW’nin devreye girmesi için göreve davet etmesini istiyoruz. Şu an görevde bulunan Almanya hükümeti ve 1999’daki Hükümet diğer birçok somut bulgularla Türk ordusunun kimyasal silahlarla işlediği savaş suçuna karşı herhangi bir girişimde bulunmadı. Bu bağlamda, federal hükümet açıkça bütün şüpheleri ve iddiaları geçersiz kılma çabasına girerek, ciddi bir soruşturmayı engellemeye çalıştı.“

OPCW olayı soruşturacak mı?
Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC), kimyasal silahların üretimini, stoklanmasını ve kullanımını yasaklayan silah kontrol antlaşmasıdır.  Mayıs 2009 itibariyle CWC’ye taraf olan 188 ülke bulunuyor. Sözleşmenin tam adı „Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme“ şeklinde. Antlaşma, Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) tarafından yönetiliyor. Bu örgüt bağımsız bir oluşum olarak biliniyor.  Kürdistan’da işlenen savaş suçlarına dair çok somut bulgu ve belgelere rağmen bağımız olduğu söylenen OPCW’nin tavrı merakla bekleniyor.

DEVRİŞ ÇİMEN – BERLİN

Yazarın diğer yazıları

    None Found