Çerxa Şoreşê hîna digere!

1987-88’de yaşanan şehadetler, zindan direnişleri, Bagok ve Bênavok dağlarındaki büyük direniş ve 1988’deki Halepçe Katliamı, Çerxa Şoreşê eserinin içeriğine yön veriyor.

Deniz DEMAN

Sanat, ilk insan topluluklarından günümüze kadar bir ifade aracı olarak biliniyor. Dolayısıyla insanlık tarihinin her döneminde var olagelmiş. Toplumsal gelişimin her döneminde üretilen eserlerde, o dönemin izleri yansıtılmış.

Tüm dünya halklarında olduğu gibi Kürt halkının kültürel dokusunda da yaşadığı coğrafyanın, içinden geçtiği tarihi süreçlerin, toplumsal gelişimin ve aynı zamanda sömürgeciliğin izlerini görmek mümkün.

Kürt sanat tarihinde bu izleri geçmişten günümüze sözlü tarih olarak dengbêjî kilamlarında bulabiliriz.

Dengbêjler Kürt tarihinin feodal dönemlerinde, aşiretsel yapısından kaynaklı her ne kadar daha çok ağa ve mirlerin, yani dönemin elitlerinin sorunlarını veya kahramanlıklarını konu almış olsalar da, yine Kürt tarihindeki toplumsal alt-üst oluşları, katliam, başkaldırı ve ya bireysel kahramanlıkları da büyük ustalıkla günümüze aktarmışlardır.

20. yüzyılın sonlarına doğru ulusal bilinç ve özgürlük mücadelesinin örgütlenmesiyle birlikte devrim süreçlerini ve özgürlük sorunlarını anlatan, çözüm yollarını arayan, direnişi örgütleyen ve toplumu devrime kanalize eden devrimci stranlar ve marşlar yapıldı. Yani bu süreçleri doğru okuyabilen sanatçı elitlerin değil, toplumun sorunlarını konu edindi, sanat toplumsallaştı.

Özgürlük mücadelemizin tüm eylemlerinde, mitinglerinde, devrim şehitlerini anma törenlerinde halkın hep bir ağızdan söylediği, söz ve müziği Mamoste Xelîl Xemgîn’e ait olan Çerxa Şoreşê marşı da hayatımıza girmesiyle birlikte direnişi örgütleyen eserlerden bir tanesi.

1987-88’de yaşanan şehadetler, zindan direnişleri, Bagok ve Bênavok dağlarındaki büyük direniş ve 1988’deki Halepçe katliamı Çerxa Şoreşê eserinin içeriğine yön veriyor.

Xelil Xemgîn, 1988 yılında kültürel çalışmalar için gittiği Yunanistan’daki bir mitingde, ölümsüz devrimci Haydar Eroğlu yoldaşın ısrarıyla okuyor henüz bir kıtadan oluşan eseri. İlk kez okuduğu marş, kitle tarafından büyük bir heyecanla karşılanıyor ve dizeleri kitle tarafından tekrarlanıyor.

Devrim kitlelerin kolektif eylemidir. Bu devrimci eserin oluşumunda da benim çıkardığım sonuç, tarihin o sürecinde zindan direnişi, Haydar Eroğlu yoldaşın heyecanı, emek, ideolojik birlik, bazen devrimci bir eyleme bazen de bir esere dönüşebilmiştir.

Zindan direnişinden devrimci eyleme,  eylemden esere akan şey devrimci ruhun kendisidir. Çünkü devrim süreçlerinde hiçbir eylem hiçbir söz birbirinden kopuk değildir, aksine diyalektik bir bağı vardır. Tıpkı doğa diyalektiği gibi. Nasıl ki bir kelebeğin kanat çırpışı, dünyanın başka bir yerinde kasırgaya dönüşebiliyorsa, devrimin diyalektiğinde de bir özgürlük savaşçısının sömürgeciliğe sıktığı bir kurşun bir ozanın dilinde bir strana, bir marşa dönüşebiliyor. Bu eseri devrimin tüm dinamikleri ve organlarının kolektif olarak yarattığına inanıyorum. Eserin sahibi Xelîl Xemgîn de „Çerxa Şoreşê’yi yaratanlar özgürlük mücadelesinin zorlu sürecinin kahramanlarıdır“ diyor. Dolayısıyla kollektif olan her eylem veya her eser devrimcidir ve halkı devrime kanalize eder.

Bununla birlikte devrimci kişilikler, sanatçılar ve kahramanlar devrim süreçlerine yön verirler. Rolünü oynayan marşlar da böyledir, kendi devrim sürecinde ve tarihinde yer edinirler.

Çerxa Şoreşê,  özgürlük sorunu olan Kürt halkı tarafından ilk söylendiğinden bugüne aynı ilgiyi görüyor, aynı ruhu uyandırıyor.

Sanatsal bir eserin halk tarafından kabul edilmesi için sanatçının ruhen devrime adapte olması, devrimci dirilişe ayak uydurması ve devrime senkronize bir uyum sağlamış olması gerekir. Bu eserin böyle bir süreçte yaratıldığına inanıyorum. Mamoste Xelîl Xemgîn’in sesine, yüreğine sağlık.


ÇERXA ŞOREŞÊ

Îro çerxa şoreşê fireh digerîne

Li qadên cîhanê deng dilerzîne

Destarê proleter hûr diherîne

Kedxwarî û nûkeran ji qada hiltîne

Tovê jiyanê reşandin, li qadan şîn didan

Simbila şax didan bi dengê partizan

Pelên bayê herîkandin ji nav dilê çiyan

Rabun ser piyan jîn dan Kurdistan

Ji nav dîwarê zindana heya serê çiyan

Hildan alên sor berxwedan jiyan

Rê ronahî rêbertê da xwîna şehîdan

Rêberê me ye Partiya Karkeran

Yazarın diğer yazıları

    None Found