Cezaevinden babasının cenazesine gitti – Hazırlayan: Zabel MİRKAN

Hasan Göksungur Elbistan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda müebbet hapis. 26 yıldır tutsak. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan mutlak tecritin kırılması için 96 gün açlık grevinde kaldı.

Zindana sığmayan sesler…

1993 yılından itibaren tutsak olan Göksungur, 18 Haziran’da babasının cenazesi için Pazarcık’a bağlı Pulyan Köyüne götürüldü. Jandarmalar eşliğinde, babasının mezarına elleri kelepçeli bir şekilde bir avuç toprak atabildi. Bu toprağı hapishanedeki arkadaşları için de attığını söyleyen Göksungur, tüm yoldaşlarının ailesine başsağlığı dilediğini ve selam söylediğini iletti. Babasının cenazesinden sonra köydeki aile evine giden Göksungur babasının vefatıyla ilgili şöyle dedi: “26 yıldır zindandayım. Babam beni ve yoldaşlarımı hiç yalnız bırakmadı. Her zaman yanımızda oldu. Mücadelemizde anne ve babalarımızın bu tavrı bize her zaman güç vermiştir.”

26 yıldır tutsak!

Göksungur 1993 yılında PKK davasından tutuklanmış ve müebbet hapis cezası almış. Bu 26 yıl içerisinde birçok hapishaneye sürgün-sevki gerçekleştirilen Göksungur şimdi Elbistan Hapishanesi’nde. Göksungur’un da belirttiği Türkiye hapishanelerde yaşanan en büyük sorunlardan biri hapishanelerdeki doluluk oranı. Göksungur bulunduğu hapishanenin “nefes alınmayacak” düzeyde dolduğunu söylüyor ve bunun için bir iyileştirme yapılmadığı ya da bir çözüm üretilmediğini vurguluyor.

Temizlik malzemesi yok

Bu durum, 3 kişilik hücrelerde 10 kişi dahi kalabilen tutsakların tüm gündelik hayatını ve bakıldığında sağlığını da etkiliyor. Özellikle yaz aylarında hızla yayılan salgın hastalıklar, hijyenin korunamadığı ortamda kendine uygun bir zemin buluyor. Zaten hasta olan tutsakların bir de bu hastalıklarla da uğraşması gerekiyor. Üstelik Elbistan Hapishanesi’nde tutsaklara temizlik malzemeleri de verilmiyormuş.

Irkçılık ve ayrımcılık

Göksungur daha önce sürgün edildiği Siirt Hapishanesi’nde de, Elbistan’da yaşadıklarına benzer sorunları yaşamış. Göksungur’a göre yaşanılan çoğu sorunun altında yatan ırkçılık ve Kürt tutsaklara yönelik ayrımcı, dışlayıcı yaklaşımlar. Örneğin kasıtlı olarak telefon, spor ve atölye hakları aynı güne denk getiriliyormuş ki tutsaklar yalnızca birinden yararlanabilsin. Tutsak birini tercih ettiği için diğerinden mahrum bırakılıyor. Sosyal etkinlikler keza, sosyal eziyete dönüşmüş durumda. Ayda bir ise açık görüş bahane edilerek sosyal faaliyetler askıya alınmış. Genel aramalar çoğu zaman, hapishane yönetimi tarafından sosyal etkinliğin yapılması planlanan ancak bir türlü yapılmayan perşembeye denk getiriliyormuş. Genel arama olunca da zaten kısıtlı olan sosyal etkinlikler yekten rafa kaldırılıyor…

Ringde kalp krizi geçiren var

Hapishanede kalp, mide-bağırsak sorunları, hipertansiyon, şeker vb. hastalıkları olan tutsaklar için yaz koşullarının daha da zorlayıcı olduğunu söyleyen Göksungur şöyle diyor: “Diyet uygulaması uygun görülen arkadaşlarımıza ayda bir, o da iki-üç adet sadece sebze veriliyor. Yaz sıcaklığı ile derece 40’ı bulduğunda, hastaneye giden ringdeki sıcaklık 45 derecenin üstüne çıkıyor. Bu durumda kalp rahatsızlığı olan arkadaşlarımızın zorlandığını ayrıca belirtmek istiyorum. Öyle ki, geçtiğimiz yıllarda yazın bir arkadaşımız ringde kalp krizi geçirdi. Hastanelere gidiş-gelişlerde yaşanan sıkıntılar, hastalıkları daha da derinleştiriyor. Cezaevinin düzenli bir doktoru yok. Bu da başlı başına bir sorun oluyor.”

Hangi yasa anadilden kutsal?

Sürekli Kürtçe konuşma, mektup yazma sorunu yaşadıklarını söyleyen Göksungur’a, arkadaşlarıyla ve ailesiyle Kürtçe konuşmasının yasak olduğu söylendiğinde bu bir de yasa ve genelgelere dayandırılmak istenmiş. Göksungur “Hangi yasa, bir insanın anadilinden daha kutsal olabilir ki?” dese de hapishane yönetimi bu konudaki ırkçı tavrını korumuş. Kürtçe bilen birçok personel olmasına rağmen tutsaklardan sayfa başına 60 lira çeviri parası isteniyormuş. Göksungur bununla ilgili ise şöyle diyor: “Aslında amaç, Kürtçe yazmamızı engellemek. Böylesi bir uygulama, ırkçılık değilse nedir?”

Mektup Adresi:

Hasan Göksungur Elbistan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu – Maraş

Yazarın diğer yazıları

    None Found