Cezaevleri

“Dayan kitap ile / Dayan iş ile / Tırnak ile, diş ile / Umut ile, sevda ile, düş ile” (Ahmed Arif)

***

Siyasi nedenlerle cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların karşılaştığı antidemokratik uygulamaların azlığı ya da çokluğu genellikle dışarıda olan bitene bağlı olarak, ülkedeki siyasi konjonktürle doğru orantılı olarak yaşanır. Siyasi iklim sertleştikçe dışarıdakiyle birlikte içerde de keyfi uygulamalar artar.

OHAL ilanıyla birlikte yaşanan süreçte dışarıda olduğu gibi içerde de keyfilik had safhada. Şikayetlerin artmasıyla konu defalarca meclise taşınmasına rağmen herhangi bir iyileştirme bir yana giderek ağırlaşan uygulamalar hız kesmeden devam ediyor.

OHAL ile birlikte hukuksuz bir şekilde çıkarılan Karar Hükmünde Kararnameler (KHK) ile hapishanelerdeki işkence ve hak ihlalleri yasal zemine oturtuldu.

Meclise verilen önergelerde Türkiye hem imzacısı olduğu sözleşmelere de göndermeler de yapılıyor ama nafile.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ‘Hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı, ceza ve işlemlere tabi tutulamaz’ şeklindeki maddesini hem de bu maddeyi kabul ettiğini gösteren anayasa maddesini aleni bir şekilde ihlal ediyor

Ailelerinden uzaklara sevkler, çıplak arama (özellikle kadınlarda uygulanan, tacize varacak boyuta ulaşan çıplak aramalar) temizlik malzemelerinin verilmemesi, havalandırma süresinin kısıtlanması, tedaviye ulaşmanın engellenmesi, askeri içtima dayatmaları, görüş, mektup ve avukat haklarının kısıtlanması, kitap yasağı yayınlara ulaşma engeli…

En yaygın keyfiliklerden biri de dışarıdan gönderilen bazı kitapların kimi cezaevlerinde içeriye alınmıyor olması, Böyle bir uygulamanın olmaması gerektiğine dair mahkeme kararları olmasına rağmen keyfi uygulamalar sürüyor.

***

Bu arada kitap yasağıyla ilgili bir etkinlikten söz etmek isterim.

Dışarıda Deli Dalgalar İnisiyatifi’nin başlattığı “OHAL’de Mektup” kampanyası, yazarların katılımı ile sürüyor. Devam niteliğindeki “Hapishanelerdeki Kitap Yasağına Karşı Yazarlar Kitaplarını Mektuplara Yazıyorlar” kampanyası ile yazarlar eserlerini mektuplara yazarak tutuklulara ulaştıracak.

İnisiyatif, 19 Kasım’da cezaevlerindeki kitap yasağına karşı “OHAL’DE Mektup” kampanyası başlatmış ve “yasak” adı altında cezaevlerine alınmayan kitapları kaleme aldıkları mektuplarla tutuklulara ulaştırmışlardı.

Cezaevlerine gönderilen bu mektuplara cevaplar geldi. İnisiyatif de bu kampanyanın devamı niteliğinde “Hapishanelerdeki Kitap Yasağına Karşı Yazarlar Kitaplarını Mektuplara Yazıyorlar” kampanyası başlattı.

Yapılan açıklamalara göre kampanya kapsamında yazarlar öykülerini, şiirlerini mektuplara dökerek cezaevindeki tutuklulara mektup biçiminde ulaştıracak.

Yazarlar mektupları postalamadan önce fotoğraflarını yarın (22 Aralık Cuma günü saat 21.00 itibariyle) #OhaldeMektuphashtagi ile sosyal medyada paylaşıp konuya dikkat çekecekler.

Kampanyaya katılmak isteyenler, kitap yasağı olan hapishane adresleri ve kişi adlarını [email protected] adresinden talep ederek alabilecek.

İnisiyatif, eleştirmeni, editörü, yazarı, okuruyla kitabı inşa eden ve kitaba anlam katan tüm edebiyat gönüllülerini ve yayın evlerini kitaba sahip çıkmaya, kampanyaya katılmaya çağırıyor. İzmir’de 23 Aralık saat 14.00’de İHD İzmir şubesinde ve İstanbul’da 24 Aralık saat 13.00’de Civar Kafe’de mektuplar yazılacak, hapishanedekilere yılbaşı sürprizleri hazırlanacak. 

Haydi rastgele.

Yazarın diğer yazıları