Che’i anarken Rojava’yı düşünmek

Ernesto Che Guevera, öldürülmeden önce Bolivya ordusundan bir albay tarafından sorguya çekilmek istenir. Albay, “Kübalı mısınız, yoksa Arjantinli mi?” diye sorar. Guevera’nın yanıtı ise “Ben Kübalı, Arjantinli, Bolivyalı, Perulu ve… Ekvatorluyum. Anladınız mı?” olur.

Operasyonun başındaki CIA ile işbirlikçisi Bolivya ordusunun, Guevera’nın bu yanıtından ne anladığı bir yana, dünyanın ezilen halklarının ve devrimcilerinin anlaması gereken mesajı aldığı ortada. Çünkü Ernesto Che Guevera’ya halkların kalbinde sarsılmaz bir yer edindiren şey; katiller sürüsüne verdiği o yanıttır. Başka bir ifadeyle enternasyonalist bir devrimci olmasıdır. Çünkü mücadelesi ne doğduğu Arjantin ile ne de bizzat katıldığı Küba devrimi ile sınırlıdır. CIA tarafından Bolivya dağlarında 9 Ekim 1967 tarihinde katledildiğinde Latin Amerika’da bir devrim örgütleme düşünü gerçek kılmanın peşindeydi. Tarihi Kobanê savunmasında ölümsüzleşen Paramaz Kızılbaş’ın geride bıraktığı mektubundan alıntılarsak, “hayal gücünün iktidarı” için savaşıyordu.

Son yolculuğu olan Bolivya dağlarına doğru yol almadan önce ailesine bıraktığı mektubunda “Bir kez daha, kadidi çıkmış Rocinante’ımın kaburgalarının bacaklarıma dokunuşunu hissediyorum. Gene kalkanımı omuzlayıp yolculuğa koyuluyorum” diye yazmıştı.

O mektubunda devrimin nasıl gerçekleşeceğinin altını bir kez daha çizmişti: “Çok daha bilinçli olmamın dışında hiçbir şey değişmedi, Marksizm anlayışım derinleşti ve netleşti. Özgürlük adına savaşanlar için tek çözüm yolunun silahlı mücadele olduğuna inanıyorum. Ve bu inancıma uygun olarak davranıyorum.”

Che’ye göre proletarya enternasyonalizmi bir görevdir ancak aynı zamanda devrimci bir zorunluluktur da. Bu fikrini bir yazısında şöyle dile getiriyordu: “Devrimci, sosyalizmin inasının dünya ölçeinde tamamlanmasına kadar, hiç durmayan eylemiyle kendisini çaba içinde gören devrimin ideolojik motor gücüdür. Eer onun devrimci cokusu, acil görevler bölgesel düzeyde yerine getirildiinde körleir ve bu devrimci, proletarya enternasyonalizmini unutursa, onun önderlik ettii devrim, esinlendirici bir güç olmaktan çıkacak ve devrimci, amansız dümanımız emperyalizmin çok iyi yararlanacaı uyuturucu bir rehavete gömülecektir. Proletarya enternasyonalizmi, bir görevdir ancak aynı zamanda o devrimci bir zorunluluktur.”

Che, inancına, fikrine ve yazdıklarına uygun yaşadı. Dediklerini yaptı, harekete geçti.

“Bolivya Günlüğü”, Şili, Peru, Arjantin, Bolivya’da, bir bütün olarak Latin Amerika’da devrim örgütlemek için ihtiyaç duyulan gerilla hareketini nasıl geliştirmeye çalıştığının somut örneğidir.

Che’nin gerilla savaşı, sosyalizmin iktisadı ve sosyalist yeni insan gibi politik, askeri ve ideolojik alanlara kattıklarının yanı sıra ezilen insanlığa miras bıraktığı en önemli şey; enternasyonal devrimciliğidir. Bu devrimcilik, bugünkü anlamını Rojava Devrimi’nde buluyor. Dünyanın dört bir yanından devrimciler, Che’nin manifestosuna uyarak, yüzlerini Rojava’ya döndü, dönmeye devam ediyor. Kobanê savunması, emperyalistlerin desteklediği DAİŞ’in barbarlığına karşı insanlığın enternasyonal direnişiydi. Orada kazanılan zafer, dünyanın tüm ezilen halklarının zaferi oldu.

Kobanê’nin ardından Reqa’yı DAİŞ işgalinden kurtaran devrimci operasyonda enternasyonalist savaşçılar David Taylor (Zafer Qereçox), Nicolas Wardin (Rodi), Robert Growit (Demhat Xoldeman) ve Luck Reuter (Soro Zınar) da ölümsüzleşti.

Bu dört gencin eylemleri, Che’nin “Yapılması gereken direnişçilere şans dilemek değil; onların kaderine iştirak etmektir. Onlara ya ölüme ya da en iyisi zafere dek eşlik etmektir” sözüne verilen pratik bir yanıttı.

Doktor Alina Sanchez, Che’nin eylemine uygun olarak Arjantin’den Rojava’ya gitti, ölümün sınırına giden savaşçıları hayat verdi. Efrîn savunması günlerinde talihsiz bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

MLKP savaşçısı İvana Hoffmann’ın eylemi de enternasyonal devrimciliğin en değerli örneği oldu. Almanya’da doğup büyüyen Ivana, Afrika kökenliydi. Partisi MLKP’nin “Rojava Devrimi’ni savunma ve inşa etme” çağrısına uyarak, yüzünü devrimin topraklarına döndü. “Sevgi ve umut dolu bir gerilla olacağım” diyerek çıktığı yolculukta Ivana, 7 Mart 2015 tarihinde devrimin mevzilerinde ölümsüzleşti.

Bolivya dağlarından Rojava Kürdistan’ına 1967’den 2018’e enternasyonal devrimcilik ve mücadele devam ediyor. Che’nin dediği gibi “Bir devrimci başkasına atılan tokadı kendi yüzünde hissedendir” sözünü anlayan devrimciler, komünistler, Rojava devrimini enternasyonal bir ruhla savunuyor ve inşa ediyor. İnsanlığın kurtuluş umudu olan özgür ve eşit bir dünyanın yolu da bu enternasyonal ruhtan geçiyor.

Yazarın diğer yazıları