CHP ve Sözcü bu gidişle MHP’lileşir

CHP’nin ve Sözcü çevresinin Saray’a karşı muhalefet çizgisi, "faşist rejime ayak uydurma” çizgisidir. Muhalefet değildir.

MHP, CHP’nin ve Sözcü’nün "muhalefet” çizgisinin tıpkısını benimsemiş, sonunda da bu çizginin doğal sonucu olarak Saray’a teslim olmuştur.

Nedir bu çizgi? Anlatmaya çalışayım:

Şu anda ne oluyor?

Erdoğan FETÖ’yle savaşıyor.

CHP ve Sözcü ne diyor?

"Ama FETÖ’yle ortaklık kuran sen değil misin?”

Erdoğan PKK’yle savaşıyor.

CHP ve Sözcü ne diyor?

"Ama PKK’yle masaya oturan sen değil misin?”

İlk bakışta "kuvvetli” bir itiraz gibi görünüyor. Ama öyle değil. Çürük tahta gibi bir şey. Bastın mı kırılıyor ve hoop, Kılıçdaroğlu ile Sözcü kıç üstü yerde.

Şöyle oluyor:

Bizim ikiz muhalifler "FETÖ’yle sen ortaklık ettin, PKK’yle sen masaya oturdun” deyince, Saray pişkin pişkin boyun büküp, "Allah beni affetti, Bahçeli de affetti, siz de affedin, zira ben bu dediklerinizi yaptım, aldandım, şimdi uyandım, sizin dediğiniz gibi yapmaktayım, siz vaktiyle FETÖ’ye karşıydınız, siz vaktiyle PKK’yle masaya oturulmaz demekteydiniz, siz haklı çıktınız, ben de zaten şimdi tastamam sizin yap dediklerinizi yapmaktayım, benim yanlışlarımı söylemeye devam edin, muhalefetinizi bununla sınırlı tutun, ama madem ben sizin daha önce dediklerinizi yapıyorum, o halde siz de MHP gibi gelin beni destekleyin, destekleyin ki, ben bir kere daha aynı hataları yapmayayım, FETÖ’yle bir daha ortaklık kurmayayım, PKK’yle bir daha masaya oturmayayım…” demekte.

Ülkede faşizm egemen olmuş, "muhalif” CHP ile Sözcü, faşizmin başına, "bugün yaptığını neden dün yapmadın” diyerek "muhalefet” ediyor. Yani onun iki temel hedefini desteklemiş oluyor.

Gerçek muhalefet bu konularda radikal tutum almayı gerektirir. Şöyle:

Ortada bir FETÖ darbesi yok. Cemaatçileri, Atatürkçü subayları, NATO’cu generalleri darbe yapmaya bizzat Saray kışkırtmıştır. Bu yolla AKP ve Saray kendi ülkesine, kendi ordusuna, kendi Müttefiğine karşı "yıkılmamak” için müthiş bir komplo yapmıştır. Faşist bir rejim kurmak için böyle bir darbeye ihtiyaç duymuş, bizzat "çift taraflı” ajanları eliyle, ordu, devlet ve AKP içindeki muhaliflerini tuzağa düşürmüştür.

Radikal muhalefet, "asıl darbeci Saraydır, mevcut rejim meşru değildir” denerek yapılır.

Gerçek muhalefet "PKK’yle neden daha önce masaya oturdun” denerek hiç yapılmaz.

Şöyle yapılır:

"PKK’yle masaya oturmak, MİT eski müsteşarının dediği gibi vatana ihanet değildir, tam tersine vatanın çıkarına uygun bir adımdır, vatana ihanet PKK’yi 7 Haziran seçim sonuçlarını yok etmek amacıyla, "iki polisi” bizzat öldürterek 24 Temmuz’da yeniden silahlı mücadeleye mecbur etmektir, o günden bu yana Türkiye istikrarsızlaşmıştır; Saray faşist rejimi yerleştirmek için bu sayede büyük bir imkan elde etmiştir, 1 Kasım’da yeniden iktidarı gasp etmiştir, 15 Temmuz komplosu için şartları olgunlaştırmıştır ve bu yolla orduyu Irak ve Suriye topraklarında bataklığa sürüklemiştir…”

Tüm CHP’lilerin ve Sözcü okurlarının sahte muhalefete, gizli Saray destekçiliğine karşı düşünmeye başlamasının zamanı geldi geçiyor bile.

Çünkü Saray’ın "ben FETÖ’ye ve PKK’ye karşı savaşıyorum” demesi karşısında, "iyi ama neden daha önce savaşmadın” dersen, "muhalefet” koltuğunda uzun zaman oturamazsın. Derin devlet kulağını çeker, "bırak geçmişi, bak Saray şimdi FETÖ’ye ve PKK’ye karşı savaşıyor, madem sen de FETÖ’ye ve PKK’ye karşısın, o halde vatan için Saray’a destek ol” dediği zaman, tıpış tıpış soluğu Yenikapı ruhunda alırsın.

MHP’ye bakın ve CHP ile Sözcü’nün geleceğini okuyun…

Her şey çok açık: Size "FETÖ darbe yaptı” diyorlar. Yalan. Saray sistem içi muhalifleri "darbe yapmaya mecbur etti”. Size PKK yeniden şiddeti başlattı diyorlar. Bu da sunturlu yalan. Saray PKK’yi yeniden savaşmaya mecbur etti.

Neden? Yıkılmamak için. Düşünün 7 Haziran’da ve darbeden az önce, AKP seçimi kaybetmişti, Saray Gül, Arınç, Davutoğlu muhalefeti tarafından sarsılmıştı, Bahçeli tepetaklak yuvarlanmak üzereydi. Bir de şimdiki duruma bakın ve hem savaşı, hem de darbeyi kışkırtanın kim olduğunu anlayın…

Yazarın diğer yazıları