Çıkar savaşı Libya’da derinleşiyor!

Libya’nın doğusundaki geçtiğimiz günlerde Bingazi kentinde bomba yüklü bir araçla düzenlenen saldırıda 3 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Söz konusu saldırıdan sonra BM Güvenlik Konseyi acil  toplantı ve saldırıyı kınadı. Yıllardır çatışmanın olduğu Libya’da söz konusu bilanço olağan bir durum sayılabilir. Durumu olağanın dışına çıkaran ise ölenlerin Birleşmiş Milletler görevlileri olması.

Bombalı saldırının Libya’daki Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) konvoyunu hedef aldığı belirtiliyor. Saldırının sorumluluğunu ise henüz üstlenen olmadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Libya’daki çatışmalar ve BM çalışanı 2 kişinin bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmesinin ardından Pazar günü ABD yerel saatiyle 16.00’da Fransa’nın talebi üzerine toplandı. Toplantıya dair BM sitesindeki basın bildirisinde, saldırı kınanırken, Libya’da çatışmanın tarafların BM’nin çağrısıyla Kurban Bayramı nedeniyle kabul ettikleri ateşkesten memnuniyet dile getirildi.

Meşruiyet krizi ve çatışmalar

Pazar günü Güvenlik Konseyi üyeleri, Kurban Bayramı için taraflar arasındaki ateşkes için tam desteklerini memnuniyetle karşıladılar ve dile getirdi. “Bu ateşkes, taraflar arasında güven artırıcı tedbirlerle desteklenmeli, böylece bu ateşkes kalıcı bir ateşkes durumuna dönüştürülebilir. Kötüleşen insani krizin sona ermesi de dahil olmak üzere Libya’da kalıcı barış ve istikrar ancak siyasi bir çözümle sağlanabilir ve taraflar Birleşmiş Milletler’in himayesinde gecikmeden devreye girmelidir” denilen basın bildirisinde çatışmanın taraflarına kalıcı barış çağrısı yapıldı.

 Söz konusu saldırıdan kısa bir süre önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Libya’da 53 göçmenin ölümüne neden olan hava saldırısının ardından taraflara ateşkes çağrısından sonra Libya’nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter ve Merkezi Hükümet; Kurban Bayramı’nda 4 günlük ateşkes teklifini kabul ettiğini açıklamıştı.

General Halife Hafter, başkent Trablus’u ele geçirmek için 4 Nisan’da saldırı emri vermişti. ABD, İtalya ve BM içerisindeki birçok gücün desteğini arkasına alan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) birlikleri de karşı operasyon başlatmıştı. Meşruiyet krizinin 2011’den bu yana sürdüğü Libya’da, uluslararası tanınırlığa sahip UMH ile Hafter’e bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor. Hafter ise Fransa, Mısır, Rusya ve Arap Emirlikleri tarafından desteklenirken, Mutabakat Hükemeti’ni destekleyen ABD ile de Hafter’in dirsek teması sürüyor. Birçok uluslararası gücün savaş arenası haline gelen Libya’da bu paylaşım savaşı arasında başkent Trablus’u ele geçirmek için saldırı başlatan General Hafter’e bağlı güçlere ile Ulusal Mutabakat Hükümeti birlikleri arasında aylardır şiddetli çatışmalar yaşanıyor.  Nisan sonrası yaşanan çatışmalar nedeniyle BM sürekli ateşkes çağrısını yinelemişti. Nisan ayında Libya gündemiyle toplanan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Libya’da başkent Trablus’u ele geçirmek için harekat başlatan ülkenin doğusundaki güçlerin lideri Hafter’e saldırılarını durdurma çağrısı yapmış ama söz konusu çağrı çatışmalara engel olamamıştı.

Hafter Paris’te ağırlanmıştı

Çatışmaların yoğunluklu olduğu dönemde, Fransa söz konusu çatışmaları durdurmak için arabulucu olabileceğini ifade etmiş hatta Hafter’i Paris’te ağırlamıştı. Çatışmaların yoğunlaşmasının ardından BM arabuluculuğunda 14-16 Nisan’da planlanan ve genel seçimler için bir yol haritası da içeren barış görüşmelerini de suya düşmüştü.

Zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip olan Libya’da,  2011 yılından bu yana merkezi hükümet ile çatışmalı olan sayısız grup arasında en güçlü bileşim Hafter ve ordusu.  General Halife Hafter, ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ve Fransa, Rusya, Mısır, ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından destekleniyor. Fransa’nın silah yardımı yaptığı da biliniyor. Merkezi hükümet ise BM tarafından tanınırken, İtalya, Almanya, ABD tarafından destekleniyor. Hafter Haziran sonunda, Türkiye ve Katar’ı Libya’daki Merkezi hükümet ve savaş açtığını belirtmiş Libya Hizbullahı ve DAİŞ vb örgütlenmeleri askeri olarak destek sunmakla suçlamıştı.  Hafter’in yönetimindeki ordu Generali Ahmed al-Mesmari Haziran sonunda yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ülkedeki çatışmalarda aktif rol aldığını iddia ederek, “Hava Kuvvetleri’ne Libya sularındaki Türk gemi ve teknelerinin hedef alınması yönünde talimat verildi” demişti. Türkiye’yi General Halife Hafter’e karşı Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne destek verdiğini belirten Mesmari, “Libya topraklarında tüm Türk vatandaşlarının tutuklanacağını ve Türkiye’den Libya’ya yapılan tüm uçuşların yasaklanacağını” belirtmişti. Bu açıklamanın devamında Libya’da General Halife Hafter’e bağlı güçlerin 6 Türkü bir süre alıkoyduğu duyuruldu.  Söz Hafter ile Türkiye arasındaki gerilimi basına yansıtan bölgedeki BBC Arapça Servisi’nden Issam Ikirmawi Libya’daki bölgesel aktörler arasında Türkiye’nin rol almak istediğini ama Türkiye’nin Libya’daki asıl çatışan ABD, Rusya, Fransa, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri  ülkeler gibi bir konuma sahip olmadığı ifade ederken, diğer taraftan Türkiye’nin söz konusu çatışma ortamından yararlanma hedefinde olduğunun da altını çiziyordu.

Gelinen aşamada Türkiye Libya’da derinleşen çatışma ve krizden pay yarışına dahil bölgedeki Hafter dışındaki tüm güçlere askeri mühimmat desteğiyle dahil olmak istese de Libya’daki çatışmaların aktörleri farklı. Merkezi Hükümete destek sunan BM’nin konvoyunun hedef alınması, gözleri yeniden Hafter’e çevirdi. Çünkü  Libya’nın doğusundaki askeri güçlerin lideri General Halife Hafter, başkent Trablus’u ele geçirmek için başlattığı saldırının üzerinden dört ay geçmesine rağmen kent merkezine girme hedefine henüz ulaşamadı.  Hafter güçleri, Trablus’un yakın zamanda ele geçeceğine ilişkin açıklamaları sık sık dillendirse de  BM destekli Ulusal Mutabakat Hükümetine bağlı askeri güçlerin savunma hattını kıramadı. Özellikle son haftalarda UMH güçleri Hafter’in harekat ve ikmal merkezi olarak kullandıkları kritik Giryan kentinin yanı sıra bazı stratejik noktaları da kontrol etmeyi başardı.

Bu gelişmelerin ardından Libya’daki Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu konvoyunun hedef alınması bölgede çatışmaların daha da alevleneceğini gösteriyor! Bütün bunlar karşısında BM içerisindeki güçlerin Libya konusundaki çıkar çatışması da BM Güvenlik Konseyi’nin somut bir karar almasının önünde en temel engel olarak duruyor!

Yazarın diğer yazıları