Çocuk katilleriyle UNICEF rezaleti

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Fransa temsilciliği, Paris’te Türk ve mülteci çocukların fotoğraflarının yer aldığı “Geleceğin Hayalleri” fotoğraf sergisi birkaç gündür sergileniyor. Türk diplomatlar, Fransız yetkili merciler sergi kapsamında Türkiye’nin göçmen çocuklarına nasıl iyi bir yuva olduğunu anlatıyor. Öyle ki UNICEF Fransa Temsilcisi Jean-Marie Dru, “Türk yetkililer, dernekler ve UNICEF ile çalışarak harika işler yaptı. Türkiye’de 650 bin Suriyeli çocuk Türk okullarında eğitim görüyor ve bu harika bir olay. Genç mülteciler konusunda Türkiye’den öğreneceğimiz çok şey var” diyor. Göçmenler konusunda “Türk yetkililer harika işler yaptı” diyen UNICEF’in Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle’e sormak lazım, Türkiye’de 15 yaşında kaç Suriyeli çocuk en insanlık dışı koşullarda çalıştırılıyor biliyor musun” ya da “sadece 2016-2018 yılları arasında 75 çocuğun polis kurşunu, panzer ve devlet araçlarından açılan ateş sonucu ölümünden haberleri var mı!”

Türk Tabipler Birliği’nin geçtiğimiz yıl yayınlanan bir raporunda Türkiye’de 15 yaş altı, bir milyon Suriyeli çocuk bulunduğu ifade ediliyordu. Söz konusu rakam ise Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği’nin Türkiye raporuna dayandırılarak, çocuk işçiliğine dikkat çekiliyordu. Örneğin sadece Kilis’te yapılan bir araştırmada Suriyeli çocukların günlük 10-25 tl gelirle ve yarısının ailesine katkı nedeniyle çalıştığı ortaya konuyordu. Çocuk işçilerin çoğu daha çok tarımda mevsimlik geçici işlerde çalışıyor; bunun yanında çöp toplama, pazarcılık, küçük esnafa yardım etmekte, tekstil ve dokuma sanayi, oto tamirciliği, boya badana işleri, hamal olarak ve yaygın olarak da inşaat sektöründe kayıt dışı çalıştırılıyorlar. Hadi diyelim kayıt dışı çalıştırılan bu çocukların, fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldıkları ortaya koyan sayısız raporu UNICEF Türkiye temsilcisi görmüyor. Peki her gün televizyon ekranlarına yansıyan çocuk tacizleri, tecavüzleri, yol kenarlarında bulunan çocuk cesetlerini de mi görmüyor UNICEF?

Gece hastalanan ve yardım çağrıları yanıtlanmadığı için ölen 2 yaşındaki Muharrem Taş’ın babasının sırtında torbada taşınan cesedini hatırlayan var mı ya da Silopi’de, uykuları sırasında bir panzerin evlerinin içine kadar girerek ezdiği 7 yaşındaki Muhammed ve 6 yaşındaki Furkan Yıldırım’ı, İdil’de, evinin önünde oynarken zırhlı polis aracı çarptığı Umut’u… Hadi UNICEF bütün bunları görmedin, çocukların istismar edildiği ve istismarcılarının devlet tarafından korunduğu bir ülke ile ortak proje hazırlayacak kadar kör mü oldunuz!

Bütün bunları görmeyen UNICEF Fransa’ya o ülkede Kürt çocuklarının canının zaten kıymetsiz olduğunu anlatmaya gerek yok zaten. “Kovuşturmaya gerek yok” denilerek her yıl öldürülen Kürt çocuklarının dosyalarını rafa kaldıran, göçmen çocuklarının kayıt dışı en ağır koşullarda çalıştırılmasına göz yuman Türk hükümeti ile el ele Paris’te göçmen çocuklarına Türkiye’nin ne iyi bir ortam hazırladığına dair sergi açmaları doğallaşıyor.

Yazarın diğer yazıları