Dağlar ölümüne direniyor sahiller nasıl direnecek?..

Dün KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat’ın görüşüne değinerek, “anti faşist cephe programı” konusunu ele almıştım. Bugün de KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın aynı yaklaşımla yaptığı konuşmadan aşağıdaki alıntıyla yazıya başlıyorum:

“Biz şunu söylüyoruz; herhangi bir demokratik güç, demokratik yapılanma, herhangi bir siyasi yapılanma gerçek anlamda AKP faşizmini geriletecek, etkisizleştirecek, iktidardan düşürecek ve bunun yerine Türkiye’yi demokratikleştirecek bir asgari program ortaya koysun, biz tüm Kürt demokratik güçlerinin, HDP’nin ve diğer tüm siyasal yapıların, kurumların böyle bir demokrasi cephesi içinde yer almasını isteriz. Hiçbir kaygı taşımadan, hiçbir kayıt koymadan niye şöyle değil, niye böyle değil demeden böyle bir demokrasi cephesi içinde ortak mücadele içine girilmesinden yanayız. Bizim yaklaşımımız bu. Biz katı, sekter ve dogmatik bir yaklaşım içinde değiliz. Faşizmin iktidarda olduğu, tamamen soykırımcı karakterde olduğu bir dönemde Erdoğan-Bahçeli faşist iktidarına karşı oluşacak demokrasi platformuna, demokratik güç birliğine, bu temelde oluşacak programa dar ve sekter yaklaşmak, Kürt demokrasi güçlerinin illa da kendi programlarının olmasını dayatmak bizim yaklaşımımız değildir. 

Biz bu konuda HDP’nin de ÖDP’nin de diğer güçlerin de, CHP’nin de esnek bir yaklaşım içinde olması gerektiğini düşünüyoruz”.

Peş peşe yapılan bu açıklamalardan sonra, CHP’nin hala “biz de en az AKP kadar PKK’yle savaşıyoruz” demeye devam eden “ulusalcı” yöneticileri külahlarını önlerine koyup, derin bir düşünceyele dalmalı. Kendi kendilerine “biz HDP de içinde bütün anti faşist güçlerle mi birleşeceğiz, yoksa TBMM’deki göstermelik varlığımızla AKP-MHP faşizmine meşruiyet kazandıran yırtık pırtık bir şal mı olacağız?” sorularını sormaya başlamalı.

Çünkü onlara Kürt siyasi hareketinin en yetkili ağızları, “herhangi bir demokratik güç, demokratik yapılanma, herhangi bir siyasi yapılanma gerçek anlamda AKP faşizmini geriletecek, etkisizleştirecek, iktidardan düşürecek ve bunun yerine Türkiye’yi demokratikleştirecek bir asgari program ortaya koysun, biz tüm Kürt demokratik güçlerinin, HDP’nin ve diğer tüm siyasal yapıların, kurumların böyle bir demokrasi cephesi içinde yer almasını isteriz. Hiçbir kaygı taşımadan, hiçbir kayıt koymadan niye şöyle değil, niye böyle değil demeden böyle bir demokrasi cephesi içinde ortak mücadele içine girilmesinden yanayız” demişlerdir.

Bu yaklaşımın önemi şu:

Artık hiç kimsenin “PKK mızıkçılık yaptı, HDP dar yaklaştı, DBP sekter takıldı” deme imkanı kalmamıştır. CHP’ye, ÖDP’ye, kendine TKP’ diyene “yapın bir program” birlikte yürüyelim” denmiştir. Daha ne densin?

CHP AKP’yle arasına “savaş” ve “darbe” konularında kesin bir mesafe koymalıdır: “Savaşı Erdoğan başlattı, bütün ölümlerin sorumlusu faşist iktidardır” diyerek, “darbeyi bildiği halde kendi OHAL darbesi için önlemeyen ve darbe suçunu işleyen Erdoğan faşizmidir” diyerek, faşizmden tam kopuşu gerçekleştirmelidir. Bunu yapan parti, nasıl bir “demokrasi programı” yaparsa yapsın, doğru yapmış olacağından, hem Bayık, hem de Hozat cesaretle “yapın programı, biz omuz verelim” demişlerdir.

CHP’ye AKP’den “kop” ve “PKK’nin peşine de takılma”, “yap bir program, tüm anti faşist güçler birleşsin” çağrısı kadar zamanın ruhuna uygun bir çağrı olamaz.

Ve bilinsin ki, bu çağrı Kürdistan halkından çok, Türkiye halkının ihtiyaçlarını dile getiriyor. Kürdistan’da “ek bir cephe” politikasına gerek bile yoktur. PKK Kürdistan’da en geniş cepheyi kurdu. 15 Ağustos kutlamalarında Medya Savunma Alanlarında, Heronlara, Neronlara meydan okuyarak gücünü ve yenilmezliğini gösterdi. PKK şimdi dört parçada “ulusal demokratik birliği” inşa ediyor.

Anti faşist cepheye Kürt halkının, ama daha da çok Türk halkının ihtiyacı var. Faşizme direnişin olmadığı ya da zayıf olduğu yer, Türk halkının yaşadığı yerler. Faşizmin Kürdistan’da tabanı yok. Ordusu var. Batıda ise tabanı var.

Ve işte şimdi Kürt halkının temsilcileri, hiç bir “dayatmada” bulunmadan ellerini Türk halkına uzatıyorlar. “Sizinle birlikte faşizme karşı savaşacağız” diyorlar.

Bu sese kulak verin.

Yazarın diğer yazıları