Dağ sevdalıları – Îskan AMED

Gelin, Bütün metal benliğinizle.

Ben sevdalılarımın, Başı dumanlı dağlarıyım.

Salyanızdan akan kan nedir ki?

Sevdalılarımın gülüşleri karşısında.

Soğuk ölüm çığırtkanlığınız

Beni korkutamaz

Ben tanrıların tufanına bile diz çökmedim.

Ürkmem, korku tanımam, vız gelir

Metal benliğinizin şarapnel parçaları.

Sanmayın ki gücünüz yeter sevdalılarıma

Onlar asiliğimi kazımıştır

Her bir hücrelerine

Tepeden tırnağa isyanımdırlar

Zalimin zulmüne ve ihanetine.

Zaman, hiçbir anın tekrarına izin vermez. Yaşadıkların, arkanda bıraktıklarındır. Belki belleğin tekrardan o anı verebilir avuçlarına. Lakin o anın gerçeği bıraktığın yerde kalır. O tada bir daha ulaşamazsın. Belleğin kadrajında donan bir hatıra olarak kalır geriye o an. Zaten her insan arkasında bıraktıklarıyla kendi hayatını anlatır… Lakin güzeli sevip de aşık olanların değil. Sevdiğini güzelleştiren aşıkların hayatları vardır dağlarda. Onlar hayatın temeli olan güzelliğe adamıştır yaşamlarını. İnsan amaçsız nefes almaz. Alınan nefesin beklentileri vardır sahibinden. Nefes nefese ömürlerinin en güzel demlerini, soylu kavgalarıyla halkların güzel ve özgür yaşam mücadelesine adayan dağ sevdalılarıydılar, Komutan Azad Siser ve Çekdar Amed… Dağların bu yiğit komutanları yalnızca sevgilerini güzelleştirdiler geride bıraktıkları hayatlarıyla.

Dağlarda ilk karşılaşmalar, bir de son ayrılıklar unutulmaz. Kutsal, onurlu, sır dolu simalarını alırsın yüreğine. Kimi istisnalar dışında, her adımına öncü olanların izidir PKK komutanlığı. En zor yük onların omuzundadır. En büyük acılar onların yüreğinde. Bu ilke PKK dünyasında göğün ve yerin uyumu gibidir. Bu yüzden zordur onları anlamak ve anlatmak!

   Uzun boyuyla, karakteriyle, hayat öyküsünü yazan, tanıyan da dağların heybetini andıran izler bırakan, acılarını gölgeleyen tebessümüyle, zarif hitabıyla, birçok kişi Siserli Komutan Azad’ı konuklamıştır yüreğinde. Hemen hemen biraz gerillada eskiyen herkes onu tanımış ya da adını duymuştur. Hayatını haksızlıklara karşı savaşa adayan Komutan Azad, dağların büyülü, görkemli, yiğit simalarındandı. Güven veren askeri doğası ile bulunduğu her alanı özgürlük mabedine dönüştürmeyi bilendi. Sert, görkemli tabiatına tezat, incecik, asla incitmeyen sıcak hitabı, dağlardan edindiği mütevaziliği, eşsiz yaşam tarzı, en zor anında ellerinden tutan avuçlarının sıcaklığı, onunla yaşanılan her bir anı unutulmaz bir hatıra olarak bırakırdı tanıyan yüreklerde.

Dinsel inançlarda insanlar ayinlerle kutsanır. PKK hakikatinde ise dağlar yiğitlerini kutsar. Dağların kutsadıklarındandı Amedli Çekdar. O’nunki kutsanmış bir yaşamdı. Amed’in qırıx üslubunu hızlı hızlı konuşmasıyla, cigarasını bir an önce bitsin diye hızla yarılarcasına ciğerlerine çekmesiyle, dünyasına girildi mi, bir daha kapıları kapatıp, çıkmak istemediğin bir yüreğin sahibiydi o. İçgüdüleri haline gelmiş askeri doğasıyla, Amed gerillacılığının tarihiydi. Amed şehitleri yaşadıkça, yaşayan parçaları gibi dururdu esmer simasında. Onlarla varlığını sürdürüyor, onlarla yaşıyordu. Varlığını şehit yoldaşlarıyla biçimlendirmesi, kendisini bulunduğu her ortamda çekim merkezi kılardı.

Ben Kürdün dağlarıyım,

Sanmayın ki öldürerek eksilteceksiniz,

Beni sevdalılarımdan,

Onlar bağrımda bahar çiçekleri gibi,

Yeniden çoğalarak yeşerecekler,

Kırımınız nedir ki?

Sevdalılarımın soylu görkemi

karşısında…

Özgür yaşam geleceğinin ekincisi Komutan Azad Siser’in bulunduğu yer, zaman ve mekandan korkardı düşman. Aşkla, bilinçle yürüttüğü özgür yaşam mücadelesinin önünde hiçbir güç duramazdı. Çevresindeki herkesi etkisi altına alan yaratıcı gücü, atak zekası, kendine olan güveni, bilgisi, görgüsü, hayran bırakırdı. Apocu düşünceyi sarsılmaz duygularıyla yaşamında kusursuz uygulayan, çevresini sürekli eğitmeye ve geliştirmeye çalışandı. Yapmak zorunda olduklarıyla daima iyi, güzel ve doğru olanı oluşturma en temel uğraşıydı. Bir ömür adadığı davasında dürüstlüğü, saflığı ve temizliği onu daima yenilmez kılmıştı…

Gerillada her yolculuk bir ayin gibidir. Çekdar Amed, 2011 yılının baharında yönünü tekrar Amed dağlarına vermişti. Uzun bir aradan sonra Gabar’daki bir noktamızda tekrar karşılaştık onunla. Amed’e gitmenin sevinci yüzünde okunuyordu. İlerlemiş yaşına rağmen canlılığı, diriliği, coşkusu, azmi ve kararlılığı bu yolculuğunun ayinini tamamlıyordu. Amed’in toprakları kalbiydi. Kalbine gidiyordu. Bıraktıklarına kavuşmaya adımlıyordu. Yaralanmalar, engellemeler, yıllar, zorlanmalar, onun için ufak ayrıntılardı. Zaten kişiliğiyle varlığı arasında tek bir çatlak bile yoktu. Nasıl görünüyorsa, nasıl olmak istiyorsa; O idi.

Özgürlük, uğrunda mücadele etmeye ve yaşamaya değer tek insani serüvendir. Ömürleri boyunca yüksek tuttukları özgürlük idealleri, kendilerine ait hayat serüvenlerinde ortak amaçlarıydı. Onlar gerçek savaşçılardı. Onlar başkalarının üstünde hakimiyet kurmak, ya da başkalarını kontrolleri altına almak için savaşmadılar. Ve onlar asla bir zafer kazanmak, sömürge ya da ganimet uğruna da savaşmadılar. Onlar kendileri için önemli olan tek bir şey için; özgürlüklerini kazanmak için savaştılar.

Ben özgürlük aşkıyım,

Soğuk benliğinizin,

Metal çarkları öğütemez kutsal değerlerimi,

Ben kavgayım,

Geçit vermem,

Ölüm tanrılarının metal ordularına,

Tarih ve Dehak’lar,

Görmüştür zirvelerimde

özgürlüğün ateşini…

Komutan Azad Siser, adım adım Kürdistan’ın birçok dağında gerilla taktiğini kusursuz uygulayan, çarpıcı eylemlerin öncüsüydü. Canı pahasına nice muharebeden geçmişti. Yeryüzünün soysuzları kırmızı bültenlere almıştı adını. Başına trilyonlarca para ödülü konmuştu. Lakin unuttukları bir hakikat var. PKK halktır. Ve militanları tıpkı Anka Kuşu gibi yeniden doğar ölümlerde. Zaten kahramanlar toplumlarını kurtarmak için ölümü göze alanlardır…

Çekdar Amed, ülkesinin her dört parçasında sömürgeci barbarlara nice büyük darbeler indiren PKK hakikatının sair simalarındandı. Zulüm neredeyse oradaydı. Rojhilat, Rojava, Başûr, Bakur, gerillanın olduğu her mevzide ter dökmüş, emek vermişti. Yaşamı yaşanmaya değer olmaktan çıkaran sömürgeciliğe karşı ülkesinin her bir yönüne yüzünü veren cesaret timsaliydi.

24 Temmuz 2015 yılında AKP, Önder Apo’nun oluşturduğu çözüm masasını devirerek, İmralı tecridini derinleştirerek, gerillaya hava saldırıları geliştirerek şiddetli bir savaşın başlamasına yol açtı. AKP hükümetinin topyekûn saldırılarına karşı Amed sahası bu tarihten sonra sürekli gerillanın çok etkili eylemlerine sahne oldu. Bu eylemlerin gelişiminde, her iki HPG komutanının barış süreci olmasına rağmen güçlü savaş hazırlıkları en temel etkendi. Gerillanın profesyonel aktivitesi karşısında zırhlı araçlarına ve kalekollarına gömülen Saray Çeteleri artık Kürdistan’da miatlarını doldurmuşlardır. Kürdistan’dan gelip geçen diğer bütün katil iktidarlar gibi AKP faşizmi de son anlarını yaşıyor.

PKK hareketi Mayıs ayını şehitler ayı olarak tanımlar. Birçok öncü kadro ve komutasını bu ayda yitirmiştir. Ve her bir şehidinin anısını gün geçtikçe özgürlüğe kavuşturmanın arifesine gelmiştir. Komutan Azad Siser, Çekdar Amed ve dört yoldaşımız 2 Mayıs günü Türk ordusunun alçakça bir saldırısı sonucunda ölümsüzleşti. Acılara karşı cesurdur gerilla… Çünkü çekilen acıların amacı özgürlüktür… Onların bıraktığı izlerin üzerinde yürüyeceğiz. Onlar yaşamaya değer hayatlar bıraktılar arkalarında. Onları asla unutmayacağız. Komutalarının iyi birer savaşçıları olacağımızın sözünü yineliyoruz.

Yazarın diğer yazıları

    None Found