Darbe ötesi hipotezler

Korku teorisinin klasik otoritelerinden Fritz Riemann, "Korku‘nun Temel Biçimleri“ yapıtında, "O her vakit doğumdan, ölüme kadar yeni modifikasyonlarla bize refakat eder“ diyor.

Ve "faşizmin kitle ruhunun anlayışı“ teorisinin üstatlarından Wilhelm Reich, "ırkçı öğretiyi, faşizmin ana kriteri“ olarak betimler.

Bu iki olgu, geçen Cuma günü, Millat‘tan 660 yıl önce "Bzantion“ ismiyle kurulan, şimdilerde Türkiye’nin "gizli başkenti“ İstanbul’da yaşamın tüm alanlarına yansıdı.

Sonra yayılarak, toplumun, giderek bireylerin sosyal hücrelerine hükmetti.

Askerlerin eli tetikte; Yürekler tetikte; Beyinler tetikte.

Tetikte olmak, iktidarın göndere çektiği Türk bayrağına bürülü.

Bundan dolayı da, darbe ötesi 11 hipotezle, Türkiye’de neler oluyora cevap vermeye çalışacağım:

BİR: Türkiye’de telekominikasyon ve haberleşme denetimini sağlayan önemli güç MİT’dir ve Başbakanlığa bağlı bu örgütle birlikte Genelkurmay İstihbarat Dairesi, Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Bürosu’nun, darbenin yapılacağından haberi vardı.

İKİ: Darbeyi yapacaklar darbe gününden önce tutuklanabilirlerdi. Bu yapılmadı. Öyle yapılması durumunda, Erdoğan kurgulu bir operasyon suçlaması mantık dahilinde olur ve Erdoğan’ın inandırıcılığı tartışma konusu olurdu.

ÜÇ: Darbe girişimine "müsade“ edilmesi, Erdoğan, Başbakan ve Bakanların ve aynı zamanda Genelkurmay Başkanı’nın atış sahası dışında bırakılması şartıyla, verilmiş oldu.

DÖRT: Darbe girişimini yapan Subaylar, Dalton kardeşler Joe, William, Jack, Avarel’den daha da beceriksizdiler ve kendileri Red Kit macerasının kurbanı oldular. Erdoğan’ın nerede, Genelkurmay Başkanı’nın nerede olduğunu bilecek kadar yetenekli, değillerdi, ya da kitlelerin sosyal genlerinin ne derecede zehirlendiğinin farkında değildiler.

BEŞ: Büyük bir ihtimalle CIA ve NASA böylesi bir darbenin olacağından haberdardılar ve Erdoğan rejiminine, Mursi’nin kaderine paralel bir tarih yaşamamaları için "tarihi ders“ vermek üzere, sessiz kalındı.

ALTI: Darbe, Erdoğan’ın, özellikle 2015 Haziran ve Kasım seçimleriyle daha da pekiştirilen otokratik yükselişine karşı yapıldı. Bu Türkiye’deki zenginliğin bölüştürülmesi savaşının bir devamı oldu. Sonuçta darbeye karşı darbe girişimi olarak diyalektik bir ivme kazandı.

YEDİ: Erdoğan’ın "saklandığı“ yerden bir Smatrphone ile televizyon kanalına bağlanması "trajikomik“ bir detay bile olsa, "Cumhur’un başı“ olduğunu söylemesi, kudretsiz bir çaresiz söylem gibi yansısa da, "Başkomutan“ olduğunu söylemesi, orduları değil, halkı harekete geçirdi. Bu sahne, çaresiz kalan bir Başkomutan’ı zafere götürecek ve kitlelerde yeniden "Kurtuluş Savaşı“ önderi imajı canlandırılacaktı. Sonuçta ortaya çıkan tabloda meydan, Hitler’in kurdurduğu sokak eşkiyaları, eski katiller, işsiz, güçsüz kişilerin oluşturduğu bir örgüt olan SA’lara benzer kuvvetlere terk edildi. 

SEKİZ: Ordular yerine harekete geçen ve o ana kadar itinayla hazırlanan "Türk/İslam“ ırkçı öğretisinin talebeleri ilk sınava sokuldular. IŞİD Modul’u devreye sokuldu. Dünya’da IŞİD’in tabanının en yüksek olduğu Türkiye’de Erdoğan’ın "Başkomutan“ olduğunu ispatlamaya başlayanlan, öldürdük naralarıyla, insani rasyonallere son verdiler. Linç "normal“ kafa kesme, "sıradan“ adam öldürme, "şeref“ liyakatına sahip olma olarak kanıksatıldı.

DOKUZ: Darbe’nin bastırılmasının, Erdoğan rejimine maliyeti yüksek oldu. Bir süre sonra, Erdoğan’ın komutasındaki kitlelerin toplumda yarattığı tahribatın çizelgesi, hükmedenleri bile korkutacak bir tablo oluşturacak niteliktedir. Erdoğan, 700.000 kişilik ordunun başkomutanlığını ele geçirirken, "Allahu ekber Ordusu“nu harekete geçirdi. "Allahu ekber Ordusu“nu aktifleştiren Erdoğan, Türkiye’yi daha da karartılmış bir kurku tüneline itti. 

ON: Bu darbe girişimi ve darbenin bastırılması, Erdoğan rejimine şimdiye dek dayananları, yeni tedbirler almaya zorlayacak, emareler taşımaktadır. Erdoğan’ın Mursi gibi, Avrupa ve ABD’nin de onay verecekleri bir darbeyle iktidarından uzaklaştırılması için sinyaller en az son iki yıldır mevcuttu ve Erdoğan iktidarının, böylesi bir darbe girişimine, "cüzi tahribat“ tedbirleriyle "müsade“ etmesi, işin tabiatına uygun olmaktadır.

ONBİR: Darbeye kalkışanlarla, darbeciler arasında kızışacak ve daha da yükselmesi doğal olan bu fiili savaşta, Kürdistan’ın kurtuluşu ve Türkiye’deki emekçilerin kurtuluşu için tarihi bir fırsat da fiilen doğmuş durumdadır. 

Yazarın diğer yazıları