De Mistura’nın istifası başarısızlığın kanıtıdır!

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın önümüzdeki Kasım ayının sonunda görevinden ayrılacağını duyurması, BM’nin Suriye’de sergilediği pratiğinin başarısızlıklarla dolu olduğunun en güzel kanıtıdır.

2010 itibariyle birçok Arap ülkesini etkisi altına alan halk hareketleri ve ‘Arap Baharı’ diye adlandırılan süreç, 2011 yılı itibariyle Suriye’de etkisini göstermeye başladı. O tarihten itibaren kısa sürede iç savaşa dönüşen Suriye’deki halk ayaklanmaları, ardından bölgesel ve uluslararası güçlerin savaşın doğrudan bir tarafı haline gelmesi ile birlikte uluslararası bir boyut kazandı.

Ortadoğu’da önemli güç konumunda olan ABD ve Rusya’nın savaşın tarafı haline dönüşmesi, bazı bölgesel ve uluslararası güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda açıktan cihatçı örgütleri desteklemesi ve bazılarının ise doğrudan Esad rejiminin yanında saf tutması Suriye’deki iç savaşı içinden çıkılmaz bir arenaya sürükledi. Yine Suriye’de hortlayan DAİŞ terörüne karşı verilen mücadele, Suriye iç savaşına, bölgesel bir sorun olmaktan çıkarıp, tamamen uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyacak bir nitelik kazandırmıştı.

Suriye’de yaşananların gün geçtikçe bir insanlık dramına dönüşmesi, sivil kayıpların ve yerinden edilmelerin artmasına yönelik büyüyen tepkilere karşı konu, uluslararası güçler tarafından Suriye’deki iç savaşa siyasi çözüm üretmek amacıyla 2012’de Birlemiş Milletlerin (BM) masasına kondu.

Cenevre görüşmeleri adı altında 2012 yılı itibariyle konuyu masaya yatıran BM, Suriye’deki iç savaşın tarafları ile Suriye’de barışın sağlanması ve siyasi çözümün geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttü. BM, konunun ciddiyetinde olmalı ki bu görüşmeleri yürütecek BM temsilcilerini ve kadrolarını özenle seçti. Bu amaçla savaşın tarafları arasında görüşmeleri yürütecek, BM heyetinin başına deneyimli diplomat Kofi Annan’ı BM Suriye Özel Temsilcisi sıfatıyla atadı.

Viyana’da başlayan Cenevre-1 görüşmelerine başkanlık eden Kofi Annan, bu görüşmelerin sonucunda ateşkesin sağlanamamasından kaynaklı hem tanınmış diplomat kişiliğine zarar vermemek hem de Suriye’de yaşanan insanlık dramının bir parçası olmamak için belki de onurlu bir davranış sergileyerek görevinden istifa etti. Annan’ın istifasının ardından BM, görüşmelerin başkanlığına deneyimli bir diplomat olan Lakhdar İbrahimi’yi atadı. Cenevre-2 görüşmelerini yöneten İbrahimi de görüşmelerden bir sonuç çıkmaması nedeniyle tıpkı Kofi Annan gibi görevinden istifa etti.

İç savaşın şiddetinin yükselmesi ile birlikte bir süre ara verilen Cenevre görüşmelerinin başına 2014 yılı itibariyle bu defa BM Suriye Özel Temsilcisi sıfatıyla deneyimli diplomat Staffan de Mistura atandı. Cenevre-3 görüşmeleri ile birlikte aktif olarak görevine başlayan deneyimli diplomat, iç savaşa siyasi çözüm geliştirmek ve barış ortamının sağlanması için elinden geleni yapacağı gibi önemli iddialarda bulunsa da günümüze kadar farklı aralıklarla devam ettirilen görüşmelerin ardında başarısızlıklarla dolu bir süreç bıraktı.

Suriye’nin geleceği noktasında tek demokratik bir projeye sahip olduğu gibi bölgenin en büyük siyasi ve askeri güçlerinden biri olan Kürtleri, davet etmeden rejim ve sözde muhalefet grupları arasında birçok görüşme gerçekleştiren de Mistura, yaptığı hiçbir görüşmeden Suriye’nin geleceği noktasında alınmış bir kararla dönmedi. Öyle ki; Suriye’deki iç savaştan kaynaklı yaşanan sivil ölümlerin sayısı 400 bine, yerini terk edenlerin sayısı 5 milyonu gösterdiği Kasım 2017’de düzenlenen Cenevre-8 görüşmelerinin sonunda basının karşısına geçen deneyimli diplomat de Mistura, 3 yılı aşkındır yürüttüğü sürecin başarısızlıklarla dolu olduğunu itiraf etmişti.

Başarısızlıklarla dolu 4 yıl 4 ayı aşkın bir zamandır BM Suriye Özel Temsilcisi gibi önemli bir görevi yürüten de Mistura, geçtiğimiz günlerde BM Güvenlik Konseyi’ne verdiği brifingde önümüzdeki Kasım ayının sonunda görevinden istifa edeceğini duyurdu.

De Mistura’nın bu açıklamasıyla birlikte BM, ortaya koyduğu Suriye pratiğiyle BM Suriye Özel Temsilciliğine getirdiği 3 önemli diplomatı ve bu diplomatlarla birlikte çalışan heyetler içerisindeki önemli derecedeki şahsiyetleri eskitmiş oldu.

De Mistura’nın istifası, bir anlamda BM gibi bir kuruluşun Suriye’de iç savaşa siyasi çözüm geliştirmek ve barış ortamının sağlanması gibi Suriye halklarına verilen umudun, gelinen aşamada tamamen yenilgisinden başka bir şey değildir…

Yazarın diğer yazıları