Derin kapışmalar

Fransa Gündemi
Valeurs Actuelles dergisi, Sarkozy döneminde Elysee sarayında illegal bir “hücre” tarafından dinlemelerin yapıldığı ve bu bilgilerin Sarkozy tarafından kişisel olarak şuan korunduğunu iddia etti. Fransa Cumhurbaşkanlığı ise olayı tamamen yalanlarken, UMP lideri ise Hollande’ın Sarkozy fobisini hala aşamadığını ve “cadı avı“ gerçekleştirmeye yöneldiğini açıkladı. UMP, hükümeti sert bir dille eleştirmekle kalmadı, devamında Valeurs Actuelles dergisine yansıyan bilgilerin bizzat Sosyalist Parti ve Hollande tarafından sızdırıldığını iddia etti.
Çarşamba günü haftalık Valeurs Actuelles dergisinin yayınladığı habarde Bernard Tapie hattında, Credit Lynonais, Caisses d’ Epargne ve Banques Populaires ve Paribas bankalarının birleşimi sırasında yasadışı yollara başvurduğuna da dikkat çekiyor. Bernard Tabie hakkında yargı önünde halen bir soruşturma sürüyor. Daha önce Nicolas Sarkozy bu konuda iki kez sorgulanmıştı. Dergi bunun yanı sıra Sarkozy döneminde yolsuzluğa bulaşmış bir isim listesi de yayınlamayı ihmal etmedi. Bu isimler; Bernard Tapie, Christine Lagarde (eski Ekonomi Bakanı, IMF’nin şu anda İcra Direktörü), Claude Gueant (Elysee eski genel sekreteri) Perol (eski Genel Sekreter Yardımcısı) Patrick Ouart (eski hukuk danışmanı) ve Maurice Lantourne (Tapie avukat).
AFP-Fransız Basın Ajansı’na yansıyan haberde ise eski Telekomünikasyon Başkanı Bernard Muenkel’in açıklamalarına yer verildi. Muenkel’e göre Elysee sarayında o dönem “siyah kabine” olarak bilinen bir birimin olduğu ve bu birimin bilgi topladığı iddia ediyor. Hatta Muenkel, Elysee Askeri Komutanı Albay Bio Farina’nın “devlet eski başkanlarının arşivlerini üzerinde inceleme yapması yönündeki emrini yerine getirmediği için başkanlık görevinden alınarak daha alt bir kademeye düşürüldüğünü belirtiyor. Muenkel, geçtiğimiz bahar ayında Cumhurbaşkanlığı’nın durumu yargıya yasalar çerçevesinde intikal ettirdiğini ve bu kapsamda üç kovuşturmanın gerçekleştirildiğini belirtiyor. Bu kapsamda üç kez ilgili hakimliklere ifade verdiğini belirten Muenkel, Elysee’de “gizli bir hücrenin” varlığını onaylıyor.
AFP’nin haberinde geçen Hollande’a yakın bir isme göre ise dergide çıkan haberler tamamen bir manipülasyon olarak değerlendirildi. “İllegal bir hücrenin” varlığını red eden Cumhurbaşkanı’na yakın isim, bunun hükümeti zayıflatmak amacıyla oynanan bir oyun olduğunu belirtse de, AFP haberin devamında saldırının odağında asıl olarak Sarkoyz’nin olduğunu iddia ediyor.
Bütün tartışmalardan çıkan sonuç ise Sarkozy döneminde oluşturulan gizli bir birimin icraatları şimdi mevcut hükümete yakın güçler tarafından Sarkozy’e karşı kullanılmaya çalışılıyor. Geçtiğimiz aylarda gizli hesapları olduğu gerekçeleriyle hükümetten düşürülen maliye bakanı hakkındaki verilerin ise aynı kaynaktan Sarkozy tarafından basına sızdırıldığı iddia edilmişti. Mediapart’a sızdırılan bilgiler bakanı koltuğundan ederken Hollande hükümetini derinden sarsmıştı.
Fransa’da derin devlet içerisinde kapışmaların giderek kızıştığı basına sızdırılan bilgilerle kendini gösteriyor. Hükümet yeni skandalla elini güçlendirmeye çalışırken, iki gün önce 2010 yılından bu yana Kuzey Afrika’da rehin tutulan 4 vatandaşın kurtarıldığını açıkladı. El Kaide tarafından tutulan rehinelerin fidye karşılığında bırakıldığını ve kimi nükleer anlaşmaların pazarlık konusu olduğu iddialar arasında. Le Monde gazetesi, ödenen fidye miktarının 20 ile 25 milyon Euro arasında olabileceğini yazdı. Oysa Cumhurbaşkanı François Hollande daha önce rehine durumlarında fidyenin asla sözkonusu olamayacağını belirtmişti.
Sarkozy döneminde Libya’da iç savaşın mimarı olan El Kaide ile birlikte hareket edilmiş ve Muammer Kaddafi ortadan kaldırılmıştı. Kısa bir süre sonra iktidara gelen Hollande hükümeti ise El Kaide ve diğer islami gruplarla mücadele adı altında Mali’ye müdahale gerçekleştirmişti. Suriye’de ise Türkiye üzerinden bu grupları Fransa’nın bir biçimde desteklediği gizlenemeyecek kadar açıkta. Tüm bu çelişkilerle dolu tablo düşünüldüğünde asıl “devlet skandalı” El Kaide ile yapılan anlaşmanın içeriğinde gizli.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da cirit atmaya çalışan Fransa bütün bu ayak oyunlarıyla kendi krizini giderek derinleştiriyor. Fransa’da ekonomik-sosyal çöküntüye karşı susmayı tercih eden milyonların nereye kadar susacağı ve tepkisiz kalacağı ise muamma! Kitleleri kontrol altında tutma, iç siyasetteki derin çatlakları skandallarla örtmeye çalışma, dış kulvarlarda at koşturmaya çalışmak, büyüyen ekonomik krizi önlemek gibi görevler üstlenen hükümetin bu buhranı nereye kadar götüreceği ise belirsiz! Bu buhrandan da her gün yeni bir skandal ortaya çıkmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Yazarın diğer yazıları